Güçlü İrade, Kalıcı Barış
Türkiye, tam 43 yıl boyunca PKK terörüyle yaşamak zorunda bırakıldı.
43 yıl… Bir ülkenin hafızasında derin izler bırakan, nesillerin omuzlarına yüklenen ağır bir süre. Bu zaman diliminde sadece güvenlik güçleri değil; analar, babalar, çocuklar da bedel ödedi. Ekonomi hedef alındı, huzur bozulmak istendi, toplumsal birlik zayıflatılmaya çalışıldı. Terör, yalnızca silahla değil; korkuyla, kaosla ve ayrıştırma planlarıyla yürütüldü.
Ama bir gerçek hiç değişmedi:
Bu devlet geri adım atmadı.
Bugün gelinen noktada artık sözü eğip bükmenin anlamı yok.
Açık konuşmak gerekiyor.
PKK silah bıraktı.
Bu karar, örgütün sahadaki tükenişinin açık göstergesidir. PKK’nın silah bırakma süreci, Abdullah Öcalan’ın talimatıyla başlamıştır; bu bir barış arayışı değil, hareket alanı kalmayan bir yapının zorunlu geri çekilişidir. Silahların susturulmasıyla sınırlı olmayan bu sürecin, tam ve kalıcı tasfiyeye doğru ilerleyeceği açıktır.
Bu cümle bir temenni değil, 43 yıllık mücadelenin vardığı noktadır. Silahla var olmaya çalışan bir terör örgütü, silahın artık hiçbir sonuç üretmediğini kabul ediyorsa; bu bir barış jesti değil, yenilginin itirafıdır. Dağlar dar gelmiş, alan bitmiş, hareket kabiliyeti tükenmiştir. Silah bırakma süreci, iyi niyetin değil; kaçınılmaz bir sona gelişin adıdır.
Elbette bu noktaya bir günde gelinmedi. Silah bırakma süreci; sahadaki mutlak üstünlüğün, kesintisiz baskının ve sabırlı devlet aklının doğal sonucudur. Önce alan daraltıldı, sonra örgüt yalnızlaştırıldı, ardından silahın anlamı ortadan kalktı. Süreç, devletin kontrolünde ve milletin güvenliği esas alınarak ilerledi.
Bu tablo tesadüf değildir.
Bu; güçlü iktidarın kararlı iradesinin, istikrarlı yönetimin ve tavizsiz devlet politikasının ürünüdür. Terörle pazarlık yapan değil, terörü sahada bitiren bir anlayışın sonucudur.
Yıllarca “bitmez” denilen terör bugün neden susuyor?
Çünkü güçlü iktidar döneminde Türkiye şunu net biçimde ortaya koydu:
Taviz yok.
Geri adım yok.
Süreklilik var, kararlılık var.
Sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarla terörün nefes aldığı tüm alanlar kapatıldı. Lojistik hatlar kesildi, örgüt etkisizleştirildi, silah bir yük hâline geldi. Bugün “PKK silah bıraktı” deniyorsa, bu devletin gücünün kabul edilmesidir.
Şunun altını özellikle çizmek gerekir:
Zayıf yönetimlerin döneminde terör büyüdü.
Güçlü iktidarın döneminde ise daraldı, sıkıştı ve çöktü.
Artık Türkiye yeni bir eşiğin önündedir. Terörle anılan değil, istikrarla konuşulan bir ülke. Kaynaklarını güvenliğe değil; eğitime, üretime ve refaha ayıran bir Türkiye. Gençlerin dağa değil, geleceğe baktığı bir dönem.
Elbette dikkat elden bırakılmaz. Terörle mücadelede rehavet olmaz. Ancak bugün şu gerçek inkâr edilemez:
Terörsüz Türkiye, güçlü iktidarın ortaya koyduğu siyasi iradenin eseridir.
43 yıl sonra bu defter kapanıyorsa,
bu; güçlü iktidarın, güçlü devletin ve dimdik duran milletin ortak başarısıdır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman























