Selim, kütük gibiyim, bir türlü kendime gelemedim. Bu kafayla günü nasıl geçirebilirim. Çelişkili olaylar sinir bağlantılarımı karıştırdı. Ruhen de rahatsızım, dedi. Adımları dengesizdi.
Selam veren arkadaşına, elini kaldırdı ve başını eğdi. Yüzü solmuş, gözleri kapanıyor gibiydi. Arkadaşı, eyleme katılan işçiler için, hangi saatte gelirler? Diye sordu. Selim sabah on sularında, cevabını verdi.
Selim sendikaya üye değildi. Sorguya çağırsalar ne diyecekti. Yalnız işçileri destekliyordu. Müdür sendikayla çatışıyor ve anlaşma yoluna girmiyordu. Onun için arkadaşlarını hiçbir neden göstermeden ayırmıştı. Ayrılanların sıkıntısı büyüktü. Çünkü çocukları, üniversitede ve orta okulda okuyorlardı.
Ayırdıkları işçilere de hiçbir neden söylememişlerdi. Onlar da hak arayan guruptaydılar. Müdür, dinlemiyor ve patrondan yana çıkıyordu. Arkadaşı anlattıkça morali iyice bozulmuştu.
İşe başlama zili çaldığında dizlerim titredi, dedi. Yapılacak bir şey görünmüyordu. İşçilerinde geri duracağa benzemiyordu. Müfettişler gelmiş sorgulama başlayacaktı. Herkeste sinirler gerilmiş, heyecanlı ve yerinde duramıyorlardı. Bugün dananın kuyruğu kopacağa benziyordu.
Kapı aralandığında irkildi. Müdür ve bölüm şefi gelmiş ve müfettişler öteki büroya geçmişlerdi. Bu durum işçilerin lehine yorumlandı. Çünkü müdür karıştırıcıydı. Şefin oyunu işçiden yana kullandığı biliniyordu.
Alınacak kararlar önemliydi. Çünkü atılan arkadaşalar, işi götüren ve çok çalışkanlardı. Tek kusurları müdüre göre sendikaydı. Hiçbir şekilde art niyetli değillerdi.
Bahçede sloganlar atıldı. İşçiler hakkımızı söke söke alacağız, diyorlardı. Güvenlik çatışmaya girmedi. Müdür işçilerin temsilcileriyle konuşacaktı. Müdür müfettişlere sizde soruşturmaya başlayabilirsiniz, dedi.
İşçiler oturma eylemine geçti. Diğer taraftan soruşturma başladı. Bu arada iki kişi kavga etti. Müdür onları dışarıya çıkarttı. Birisi bina yanıyor diye bağırınca herkes kaçmaya çalıştı. Sonra yalan olduğu anlaşıldı ve herkes yerine geçti.
Masadakiler önlerine bakıyordu. Sıra Şentürk’e geldi. Şentürk, işçi temsilcisi olarak sorulara sakin bir şekilde cevap verdi. Arkadaşların uyumlu çalıştığını söyledi. İşlerini başarıyla yürüten arkadaşların bazıları sendikasız, onlara da baskı var, dedi.
Şentürk dışarı çıktığında, işçiler oturma eylemlerine devam ediyorlardı. Müdür işçilere bağımsız hareket edin diye baskı yapmış. Temsilcilerde kabul etmiş ve yarın işe başlayacaklarmış. Atılan işçiler arasında sevinç yaratan müdürün kararını, müfettişlerde destekledi.
Müdür, temsilcilerle öğleden sonra konuşacağını bildirdi.
Hasan TANRIVERDİ













