Bir yanda;
Türkiye’yi taciz eden tehditler…
Sınırlara yapılan yığınaklar…
Akdeniz’de giderek ısınan sular…
Zorlanan sabırlar…
Ve ufukta biriken kara bulutlar…
❣️
Fırtına öncesi sessizlik…
ya da derince bir plan…
Ama…
Diğer yanda;
Terörsüz Türkiye,
Terörsüz Bölge çağrıları…
Gündem sıcak…
Yunanistan, İsrail ve diğerleri…
Etrafımızdaki şer odakları köşeye sıkıştı,
can çekişiyorlar ve nihayet kendi sonlarını ilan etmenin arifesindeler.
Türkiye’nin dik duruşu
ve dahi aklı selimi…
Sadece bizde değil dünya gündemi çok daha sıcak;
Bizde “Atın kuyruğu bağlandı!”
CİA gizlice Putin’le görüşüyor!
Bunların ortak anlamı;
TAM SAVAÇ HALİ!
O zaman hazırlanın…
Halbu ki;
Savaş değil barış,
Kavga değil kardeşlik,
Ayrışma değil birleşme,
Yıkım değil yapım,
Kin değil sevgi,
Ölüm değil özgürlük!
GEREKLİDİR İNSANOĞLU İÇİN…
Diş dişe değil, omuz omuza…
Silah yerine siyaset,
Şiddet yerine irade,
Öfke yerine akıl,
İntikam yerine adalet!
GEREKLİDİR BİZİM İÇİN…
Çünkü;
Kardeşlikte dirilik,
Birlikte dirlik vardır.
Bir millet,
aynı toprağın altında değil;
aynı ülkünün etrafında birleştiğinde güçlüdür.
Bir coğrafya,
silahların gölgesinde değil;
barışın ışığında geleceğe yürüdüğünde huzurludur.
Artık çocukların kulağına
top sesleri değil,
oyun sesleri değsin…
Anneler
evlatlarını savaşa değil,
yarınlara uğurlasın…
Sınırlar
ölümün değil,
barışın nöbetini tutsun…
Ve Türkiye;
Korkunun değil cesaretin,
kavganın değil kardeşliğin,
ayrılığın değil birliğin,
savaşın değil barışın adı olsun.
Çünkü biz biliyoruz:
Düşmanlıkla büyüyen hiçbir millet huzura eremez.
Kardeşlikle kenetlenen hiçbir millet kolay kolay yıkılamaz.
Bugün bize düşen;
Diş bilemek değil, el uzatmak…
Silaha sarılmak değil, siyasete sarılmak…
Duvar örmek değil, gönül kurmak…
Ayrışmak değil, birleşmek…
Tekrarlayalım;
Kardeşlikte dirilik,
Birlikte dirlik,
Dirlikte güç,
Güçte gelecek vardır.
Ve bu coğrafyada
gerçekten barışın baharı açacaksa;
O baharın ilk filizi
Türkiye’den yükselmelidir.
Fırtına mı kopacak?
Yoksa yeni bir bahar mı başlayacak?
Bunu yalnızca zaman değil,
bizim irademiz belirleyecek.
Mehmet Ballı














