Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Psikolojik Derinlik

Mehmet ALPEREN

05 Eylül 2008 23:54

1 Yorum

Mehmet ALPEREN

YAZAR

Bizim felsefeye bakış açımız. Felsefesiz bir hayat, kuru, yavan, tatsız, tuzsuz ve renksizdir. Taklitçiliğin, çok yüzlülüğün, riya ve her türlü melanetin kök saldığı, baş gösterdiği ve yeşerip yaygınlaştığı bir ortamda  felsefesiz bir hayatta oluşur. Hayatı, hadiseleri, Eşyayı ve mekanı değerlendirmek, yönlendirmek kontrol etmek Felsefe ile mümkündür. Felsefe, başkalarına ait sır’ları sözleri nakletmek göz boyamacılığı değildir. Felsefe, fikrin, zikrin derinliği yaşamak ve bu derinliği muazzam insan zihninin hayata hakim olmasında kullanmak sanatıdır.İslam da hikmet derslerine şöyle başlanır: Aksi söylenemeyecek hiçbir şey yoktur. Böylece her iddiaya zıt bir düşünce bulmak ve dile getirmekle görevlendirilen İnsan, aklını kullanmayı da yine bu sayede öğrenir. Bu sayede büyük bir düşünce ve konuşma becerisine ulaşılır.

Bir çerçeveden bakıldığı zaman, bu gün ne resmi ideolojinin, ne de alternatif oluşumların derinliğine bir fikir ve bu fikri hayata aktaracak estetik, tarz, üslup ve usul oluşturamamaktadırlar. Kaba bir mantık veya tamamen ekonomiye dayalı baronluk.

Ağabeylerin, Liderlerin, Şeyhlerin ve vakti ile suyun başını tutan, hikmetleri! Şahıslarında toplayan zevatların; Hikmetsiz ! kalan toplulukları etrafında pervane etmelerinin sebebi budur ve kelimenin tam anlamı ile bırakın İslam’a insan hakikatine aykırıdır.Fikirsiz sanat, Sanatsız fikir nasıl ki dış ve iç oluşumların somut (Müşahhas) plandaki göstergesi ise, derinliğine tefekkür ve bunu dışarı aktarmak ve  doğru kelimelerin seçilmesi de Felsefedir.

RESSAMIN herkesin gördüğünü görmesi, herkesin gördüğü açıdan resmini çizmesi Fotoğrafçılıktır. Kaldı ki iyi bir fotoğrafçı bile herkesin gördüğü açıdan değil, görmek istedikleri açıyı yakalayarak OBJEYİ SANAT haline getirebilir.

Halbuki RESSAM, bundan daha fazlasını ve çok daha fazla olarak yapabilir. Derinliğine düşünce ve genişliğine tefekkür sahibi bir Ressamın kendi iç dünyasındaki hikmeti dışa yansıtması bile, kendi hakikatini ortaya koyması, bunu yaparken de MİLLİ FİKİR temeli üzerine bu beceriyi bina etmesiyle, hem kendi hakikatini, hem mensubu olduğu milletin hakikatlerini yansıtmış olacaktır. Zira her insanda ALLAH’IN tecellisi vardır.Sanatçı budur işte.

Ferdin, milli bütünlük içerisinde bir parça olduğu gerçeğinden hareketle sanatçı, kendi milletine has derinliği yakalayarak bunu seslere, renklere, şekillere dönüştüren İNSAN diyebiliriz.

Bu da bize felsefenin sanat üzerindeki etkisini ifade etmesi bakımından önemlidir.

Çıplak bir erkeğin ve kadının resmini çizdirmek ve buna SANAT diyerek ortaya koymak köhne Bizans kültürünün ve çok tanrılı Yunan kültürünün bir devamıdır ve bu gün ne yazık ki Üniversitelerimizde gösterdikleri RESİM sanatı(!) da bundan ibarettir.

Oysa, İnsanımızın Ruh manzarasını çizmek, gerçek sanatın ta kendisidir. Mesele çıplak insanı değil giyinmiş bir insanın “Çıplak ruhunu ” çizerek geleceği ilmi bir miras bırakmaktır.

Milli bir çizgiden baktığımızda pikasko ‘nun eserleri bizim için metelik etmez. Ancak “İnsan sanat içindir!” iddiasında bulunan zihniyetin insanlarımızı başka kültürlerin sanat anlayışına zihnen peşkeş çekmeleri de geleceğimiz ihanet noktasının derecelerini göstermesi bakımından önemlidir. Türk’ün tarihine, inancına, ananesine, diline ve topyekün bir anlatımla Milli kültürünü yansıtmayan SANAT, geleceğe yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Kısa bir ifade ile Herkes sahip olduğu inanç ve bu inancın oluşturduğu zihniyeti dışarıya yansıtır. Bu günkü eğitimin zihniyetini ifade etmesi bakımından mevcut manzaraya bakmak yeterlidir.

İlkokul çağındaki çocuklara kadar indirilen yabancı dil eğitimi, ergenlik çağındaki lise talebelerinin giysilerin mini etek olarak belirleyen Zihniyeti anlatması bakımından yeterli değil mi ?

Okunma Sayısı: 179
Kategori: Mehmet ALPEREN
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

Yakın Tarih Uydurması

Bu yalancı  tarih daha ne kadar nesillere okutturulacak? Mustafa Kemal Atatürk İngilizlerin istediklerini yerine getirmek...

Müge Anlı ile Tatlı Sert, 500 Program

Bende son zamanlarda Atv de hafta içi her gün yayımlanan Tatlı Sert programına müdavim oldum....

New York da Beş Minare

Önce kendi kendime  sordum. Neden “ New York da beş minare?” dedim belki de film...

Yahudileri ve Hıristiyanları Dostlar Edinmeyiniz-(II)

BU BİR DİN SAVAŞIDIR -(II) Erdemleri ile dost olabiliriz” anlayışı. El cevap ;Bu da yanlış....

Yahudileri ve Hıristiyanları Dostlar Edinmeyiniz-(I)

BU BİR DİN SAVAŞIDIR -(ı) Bu bir din savaşıdır. Gazze ye yapılan saldırı ve soykırım...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Muhammed dedi ki:

    Selam Mehmet abı,adım Muhammed Kahraman maraş’lıyım sızın ”ruhların parmakları”adlı kıtabınızı okudum.Kıtap çok hoşuma gıttı;ama kıtapta bazı şeyler de dıkkatımı çektı,Bunlar:Gozlerınızı bır noktaya bakara karsıdakı kısının sızı görmesını saglıyorsunuz.Tabıkı bu bır roman yasanmıs ya da yasanması mumkun olan olaylar,SIZ BU ROMANI YASAYARAK MI YOKSA YASANMASI MUMKUN OLAN BIR SEY OLARAK YAZDINIZ ? Mehmet abı,bırde sevmek adına guzel kanıtların olmus.(ABI SIZDEN RICAM BU NOKRAYA BAKMA MESELESINI BANA GERCEGINI SOYLEMENIZ. BEN SIZE BIR TURLU ULASAMIYORUM EGER BU KARDESINE YARDIMCI OLMAK ISTERSENIZ umut__1406@hotmail.com ve 05384938917 05466493822ulasabılırsınız. beklıyorum SAYGILARIMLA. K.MARAŞ’LI MUHAMMED