Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Fazla Mesai Nasıl İspatlanacak?


22 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Özellikle işten ayrılan işçilerin talep ettiği hakların başında fazla çalışma ücreti geliyor. Yargıtay kararlarına göre fazla çalışmalarının ispatında;

– Tanık beyanları,

– Ücret bordrolarında fazla mesai sütununun bulunması,

– İşçinin fazla mesai ödemesi bulunan bordroları çekincesiz imzalaması,

– İşin ve işçinin niteliği,

– Mevsim gereği gibi unsurlar ve kanıtlar önem içerir.

Bordrolarda fazla çalışma sütunu bulunduğu halde bu sütunun boş bırakılmış olması, işçinin fazla çalışma yapmadığının kanıtı olarak kabul edilemez. Üzerinde fazla çalışma sütunu bulunan ve ayın bazı günleri fazla çalışma yapıldığı öngörülen bordroları ihtirazı kayıt koymadan imzalayan işçi, bordroda fazla mesai ödemesi göründüğünden, bordro düzenlenen aylar için sonradan fazla çalışma ücreti talep edemez.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığı ileri sürülemez. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazı kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı mümkündür. Ancak işyerindeki çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

Fazla çalışma ücretinin ödendiğini ispat yükü davalı işverene düşer. Ancak ücret ödeme olgusunun tanık ifadeleriyle kanıtlanması mümkün değildir. Mahkemece, fazla çalışma ücret alacağı ile ilgili dosyadaki tüm deliller değerlendirilmeli, gerek görüldüğü takdirde davalı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmalıdır. Yargıtay içtihatları da bu yöndedir.

Kıdem tazminatından vergi kesilir mi? Okurumuz C. S. diyor ki, “ilk sigorta giriş tarihim 1993 yılı olup 4. işyerim olan şirkette 3.5 yıldır çalışıyorum. 15 yıl sigortalılık süresi 3600 prim günü şartlarını yerine getirdim. Çalıştığım şirketten 15 yıl 3600 gün ile kıdem tazminatımı alarak ayrılmayı düşünüyorum. Ayrılacağım tarih 2011 yılının son ayları yerine 2012’nin ilk ayları olursa bir kazancım olur mu? Vergi dilimim şu an %27. 2012 Ocak ayında %15 olacak.” diyor.

Son dönemlerde, 15 yılı ve 3600 günü doldurup kıdem tazminatı talep edenlerin sayısı hızla artıyor. Emeklilik için gereken sigortalılık süresi ile prim gün sayısını doldurup yaşını doldurmayı bekleyen sigortalılara, kıdem tazminatı alabilir yazısı getirdikleri takdirde bu tazminatlarının verilmesi gerekiyor.

08/09/1999 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için aylığa hak kazanma koşullarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı koşullarını, 08/09/1999 tarihinden sonra çalışmaya başlayanlar için yaş koşulu dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarını en erken yerine getirdikleri tarihte, kıdem tazminatına ilişkin yazının verileceği belirtilmiştir.

SGK, 15 yıl ve 3600 gün sayısını doldurup yaşını bekleyen sigortalılara 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesine göre “Kıdem Tazminatı Alabilir” yazısı verilmektedir.

1475 ve 854 sayılı kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanun’a göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarlarının vergiden istisna edilmektedir. Diğer bir deyişle, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan işçilere ödenen kıdem tazminatından herhangi bir gelir vergisi kesilmemektedir. Kıdem tazminatından sadece damga vergisi kesilmektedir.

Bu nedenle ocak ayında kıdem tazminatı talep etmenin herhangi bir vergi avantajı yoktur.

Ali Ekber Yıldırım’ı okumadan, hayvancılığa yatırım yapmayın

Okunma Sayısı: 81

Yazarın Diğer Yazıları

GSS Borcu Olanlar Dikkat!

Genel sağlık sigortası herhangi bir sigorta kolunda ya da bakmakla yükümlü olarak aktif sosyal güvencesi...

Deneme Süresinde Fesih Yasağı Var mı?

Deneme süreli iş sözleşmesinde fesih kısıtlaması olup olmadığı konusunda tereddütler bulunuyor. Taraflarca iş sözleşmesine bir...

Bağ-Kur Borçları Torba Kanunla Siliniyor

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 17 Kasım...

Gurbetçinin Emekliliğinde Püf Noktaları

Geçen hafta “SGK gününü doldurmayanlar yurtdışı borçlanması ile emekli olabilir” başlıklı yazımda yurtdışında bulunan gurbetçilerle,...

SGK Borçları da Kapsama Alındı

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüp kabul edilen 239 sıra sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda...