Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Evren Ana


01 Ağustos 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Aç insanı doyurursun
Cahil insanı istekli ise okutursun
Fukara insanı giydirip elinden tutarsın.
Ama insan sevgisizse ne ile doyurursan doyur… Onlar, doğuran EVREN ANAYA ve çoğaltan HAYATA karşı, AÇ GÖZLÜ BENCİL EVLATLARDIR adeta….

Aç doyunca kuş sütlü sofralara otursa… Cahil çift dallı diplomaları alsa fukara parayı bulup, incili ipek çarşaflarda da uyusa yine yetmez… Ruhu sevgisiz ise, merhametsiz ise, empatisiz ise artık sadece sahip olma hırsıyla nefes alır ve sahip oldukça da herşeyi elde eder etmez değersizleştirip… Hayatın tüm somut görselliğini ve güzelliğini sadece kendi tarafına yontarak doymaya çalışır… Çünkü hala RUHU AÇTIR. Bu açlığın sebebini bilmez, ve dahası bu açlığın yarattığı mutsuzluğun kaynağını da kendinde aramayı hiç akıl edemez. Hayatın görünen somut tarafı olan ve yenerek sadece bedeni doyuran ELMA iken… Hayatın devamlılığını sağlayan ise gözle görünmeyen soyut tarafı olan… Ruhu doyuran sevginin… Davranışlarla inşaa bulmuş halidir sadece…
Ruhu doyuran SEVGİ… Elma çekirdeğini toprağa ekip… Elma ağacı oluşuna kadar katkı sunan ve büyüyen ağacın elmalarını başkaları ile paylaşan, İNSAN eylemselliğin minicik bir çekirdekten, kocaman elma ağacına dönüşmüş halidir…

Yani insan kuş sütüyle doyar…. İncili ipekli carşaflarda yatar… Hedonizmin doruklarında gezer… Ama yine de mutsuzdur. Haz vardır, ancak bebek kokusunda bir huzuru yoktur…
Oysa ruh ne kuş sütüyle… Ne alınan diplomalarla…. Ne okunan kitaplarla ne de incili ipek çarsaflarda uyumayla doyar… Ruhları sevgiye aç olanlar… Hayata illet olup… Yazık ki yine sadece hayata zilleti mayalarlar.
Ruhları sevgiye aç olanlar…. Severek incitmemenin mayasını değil… Acıtan… İnciten… Ağlatan… Mutsuz eden insan mayasını… Ne verirsen onu ÇOĞALTAN HAYATA çalıp giderler.

“İnsanların canını acıtıp, üzerine kendi mutluluklarınızı inşaa edemezsiniz.” diyen evren ANANIN yasalarından bihaber olduklarından da… Sadece bedenlerini saran…. İncili ipek çarşafların içinde de olsa, yazık ki ruhları aç bedbaht bir şekilde de ölürler.

Okunma Sayısı: 36

Yazarın Diğer Yazıları

Kalbim Konuşurken Susarım

İki gündür bir tahta parçanı süsleyip boyayıp duruyorum. Altı üstü bir ahşap parçası o bile...

Göçebe

Ankara sanki çeyrek asır sonra bana “Git seni istemiyorum” diyen üvey annem gibi. İstanbul kalpazan...

Mutluluğun Kokusu

Sessizce yanıma yaklaştı ve dedi ki mutluluğa bir kanat çizer misin?.. Neden dedim Çünkü beni...

Ne Anneler Var

Ne anneler var annesini korumak için çocukken…  Kardeşlerine annelik yapan…. Hülya ablam gibi…. Ne anneler...

Çağın Evlilikleri

19.yüzyılda kimsenin anneannesi 30 yaşında evlenmiyordu… Yani DEDELERİMİZİN çoğu 20 ve 18 yaş altındaki kızlarla...