Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Erdoğan ve Soylu Böyle Buyurdu! Hadi Hayırlısı…


30 Mayıs 2017 00:03

Yorum Yapılmamış

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi gençliğinin vatan düşmanı 15 Temmuz’da sokağa çıkanların da vatansever olduğunu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da mahkeme kararı olmamasına rağmen, açlık grevcisi eğitimci Gülmen’i DHKP-C üyesi ilan ediverdi.

Dünyada, kendi ideolojik dünyalarına göre gençlik -nesiller- yetiştirenlerle, ülkenin ihtiyacı olan nesiller yetiştirenlerin farkı bugün ortada duruyor.
Dünya başka bir yere doğru akarken, biz ise hala 19 ve 20. yüzyılın dünyasına özgü ideolojik ve inançlı gençlik yetiştirmenin peşinde koşuyoruz.
Dün resmi ideoloji, kemalist ideoloji Atatürkçü nesiller yeşiştiriyordu. Yetişen gençlik ortada…
Atatürkçü olmayan bir neslin çocukları bugün ülkeyi 15 yıldır yönetiyor.
15 yıldır iktidar olan AK Parti ise 90 yıllık Kemalist ideolojiyi tasfiye etmenin rahatlığı ile kendine uygun yeni nesil gençlik yetiştirmek için uğraş vereceğini ilan ediveriyor.
****
Bunun en somut örneği ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ensar Vakfı’nın toplantısında yaptığı konuşmada yine vatanını seven ve sevmeyen gençler diye ikiye ayırıvermiş.
“Ülkemizin ihtiyacı, milletimizin talebi, bizim hayalimiz olan nesillerin yetiştirilmesi konusunda hala pek çok eksiğimiz bulunuyor. Dilimizden, tarihimize kadar birçok alanda ecdadımıza ve kültürümüze duyulan husumetin ürünü bir yaklaşımla hazırlanmış olan müfredatlar daha yeni yeni değişiyor. Medyadan sinemaya, bilim teknolojiden hukuka kadar pek çok alanda hala en etkin yerlerde ülkesine ve milletine yabancı zihniyetteki kişilerin, ekiplerin, hiziplerin bulunduğunu biliyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açık açık yeni nesil gençliğin nasıl olması gerektiğini de ortaya koymuş.
Anlayacağınız ideolojik eğitimin süreceği mesajını vermiş. Yani, ideoloji değişecek ama hayallerin gençliği yetiştirilecek.
Yine dünyanın nereye gittiğinin önemi yok…
Yine Türkiye’nin ihtiyaçlarının ne olduğunun önemi yok.
Varsa yoksa, haklı olarak eleştirdiği müfretadın yerine yeni ideolojik müfretadın geleceği sinyalini vermiş. Zaten son 15 yıldır neyi yaşıyoruz ki…
Yaz boz tahtasına dönmüş bir eğitim sistemi…
Hayalin gitmesi gereken yer belli iken bizim durduğumuz yerde belli.
Sanki 15 yıldır ülkeyi AK Parti dışında bir zihniyet yönetiyormuş gibi.
****
Yetmemiş sanki Gezi gençliği başka ülkenin genç-liği gibi hemencecik karşısına alıvermiş. Demiş ki, “Gençlerimiz de 15 Temmuz’da hemen harekete geçtiler, darbecilerin üzerlerine gidip işgal edilen yerleri kurtardılar. En ön saftaydılar. ‘Gençlerden hayır gelmez’ diyenleri mahcup ettiler. O gece oraya gelenler Gezi Parkı’nın gençleri değildi, bunu iyi görmemiz lazım. O gece oraya gelenler vatanını seven gençlerdi. Burada bir güzellik ve önem var.”
Vatan sevgisini sadece hayalindeki gençliğe mal edivermiş.
Diğer gençlik ise vatan düşmanı…
Ne zaman bu zihniyetten vazgeçeceğiz?
İktidarların, kendilerine muhalif olanları vatan düşmanı ilan edivermesi ne kolay değil mi?
Ne olacak böyle…
Her bize karşı çıkanlar hain, millet ve devlet düşmanı…
Bizden yana olan, vatansever ve devletsever…
Dünya başka bir yere gidiyor.
Biz ise ideolojik gençler yetiştirmemenin derin kahrını yaşıyoruz.
Cumhuriyet ve Kemalistler vatan, millet ve devletsever gençler yetişirdiler ne oldu?
Ülkeyi 15 yıldır düşman diye gördükleri yönetiyor.
Dünyanın her yerinde gençliğini ideolojik olarak yetiştirenler öyle yada böyle kaybediyor.
Sadece kendileri değil, ülkeleri de kaybediyor.
Bunun öyle olduğunu görmek için, deneyimlemek için bir yüzyıl daha mı geçmesi gerekiyor?

Hukuku nerede arayacağız?
KHK ile kaybettikleri işlerine geri dönebilmek için açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın tutuklanması sonrasında yaşananları izliyor musunuz?
İkisinin de illegal bir terör örgütü üyesi olduğuna dair bir mahkeme kararı yok.
Ancak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklaması ile terör örgütü üyesi olduklarını öğreniverdik, iki açlık grevcisinin.
Hukukun üstünlüğünü ararken nereye geliverdik?
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, işlerine dönmek için açlık grevi yaparken tutuklanan Gülmen ve Öz-akça için ne dedi?
“Bu kişi terör örgütü propagandası yapmak gibi, kamu malına zarar verme, kasten yaralama… gibi suçlardan yürüyen ceza davaları olduğunu ne için söylemiyorsunuz? DHKP-C eylemlerine katılmış, gözaltına alınmış…vs Açlık grevi eylemine başladığı günden itibaren toplam 14 kez gözaltına alınmış.
“Bir akademisyen gerçek bir akademisyense terör örgütü adına basın açıklaması yaparken tutuklanabilir mi? Nuriye Gülmen… Ben size macerasını anlatayım. DHKP-C operasyonlarında hakkında arama kararı çıkıyor. 2012 yılında tutuklanıyor. 2015 yılında serbest kalıyor ve örgüte yönelik bir operasyonda tekrar gözaltına alınıyor. 2015 yılında açığa alınıyor. Örgüt adına basın açıklaması yapma, DHKP-C mensubu kişilerle aynı evde çalışmalar yapma. Bu kişinin DHKP-C ile organik bağı söz konusu…”

****
AK Parti iktidarı döneminde iki açlık grevcisinden biri Gülmen tutuklanmış.
Sonra hakkındaki iddialara rağmen mahkeme serbest bırakmış.
Açığa alınmasına rağmen görevine geri dönmüş.
Hani adalet?
Hani hukukun üstünlüğü?
Mahkemelere ne gerek var ki?
Suçla birini mahkeme filan aramaya gerek yok.
Hem savcı ol hem hakim.
70 gün önce görevden almışsın.
Tutuklanma kararı yok.
DHKP-C üyeliği yok.
Ne zaman iç ve dış kamuoya iki açlık grevcisine duyarlı olsun, hatta ziyaretlerden dolayı, yeni bir Gezi Parkı gibi olmasın diye talimatla tutuklat.
Sonra da hüküm ver.
****
İçişleri Bakanı Soylu, iki açlık grevcisi ile ilgili aynı açıklamasında şunları da söylemiş: “Sabahleyin saat 9’da eyleme geliyorlar, akşam ayrılıp evlerine gidip yiyip içip ertesi sabah yine 9’da eyleme geliyorlar. Defalarca doktorlar tıbbi sıkıntı olabilir mi diye bakıyorlar, ‘bizde hiçbir sıkıntı yok’ diyorlar. Doktora gidip, kendi istedikleri gibi rapor vermedi diye, doktoru hedef gösteriyorlar. Meclis’teki iki siyasi parti de buna sahip çıkmaya çalışıyor. Bu mu şimdi akademisyen, eğitimci, devlet memuru…”
Elinde bir belge yok… Görüntü yok…
Sen öyle dedin diye, öyle karar verdin.
Şimdi neye inanacağız?
İnsanların işlerini isteme hakkı ne zamandır terör oldu?
Ki, açlık grevlerine karşı olduğumu da ifade etmek isterim.
Ancak bunun bir demokratik hak olduğunu da tüm karşı çıkmama rağmen inanırım. 

****
Bin kere hayır.
Bin kere itiraz ediyorum.
Mahkeme kararı olmaksızın insanların suçlanmasına, mahkum edilmesine itiraz ediyorum.
Elinde bir belge olmamasına rağmen açlık grevi yapmıyorlardı demek nasıl kolay bişeydir.
****
Yarın bu iki kişi tutuklandığı cezaevinde açlık grevlerini devam ettirdiği için ölürlerse, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ne diyecek? Yemek yedirmeye çalıştık, zorla beslemeye çalıştık, yemeyi kabul etmediler mi diyecek?
****
Bizim hukuka ihtiyacımız  var.
Bizim mahkeme kararları olmadan insanları peşinen suçlu ilan edenlere, yasadışı örgüt üyesi ilan edenlere itirazımız var.
Bizim kısacası demokrasiye, insan haklarına demokratik özgürlüklere ihtiyacımız var.
Bizim yeni ideolojik nesiller yetiştirmeye değil; ideolojilerin penceresinden değil özgür bakabilen dünya ile yarışabilen nesillere ihtiyacımız var.
Onların da demokratik bir Türkiye’ye ihtiyaçları var.

Son söz: Bir yüzyılı kaybettik. Yoksa böyle giderse bir yüzyılı daha kaybedeceğiz. Yüzyıldır hamaset yaptığımız gibi, hamaset yapmaya yine devam edeceğiz.

Okunma Sayısı: 112
Kategori: Ali TARAKÇI
Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları

“Dünyanın en Devrimci ülkelerinden Birisi Olan Türkiye” En Devrimci Evladını mı Yedi?

Türkiye’de yapılanlara devrim ve bu devrimin liderinin de Erdoğan olduğunu söyleyen Berat Albayrak’ı bizzat devrimin...

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...