EKMEK TEKNESİ
Ekmek teknesini büyük oğlu Reşit’e bırakmıştı. Reşit, tekneye gözü gibi bakıyordu. Tekne barınağın önünde ise insanlar balık için koşuyordu. Fırından ekmek, manavdan üzüm ve tekneden balık alıp eve gidiyorlardı.
Tekneyi gören teyze de balık, ekmek ve üzüm istedi.
Reşit balığı verdi ve diğerleri kalmadı. Teyze geç kaldın, bir daha ki sefere, dedi.
Teyze tekneden ayrıldığında, bir bağırma koptu. Reşit ellerini kaldırmış bekliyor. Cırtlak sesli adam, balıkları doldur, dedi.
Reşit balıkları doldurur ve yamuk yüzlü adama verir. Adam elindeki bıçağı sallar ve peşine geleni yakarım, diye tekrar bağırır.
Bağırma sesini duyan teyze, geri döner ve yamuk yüzlü adamın kafasına değneğiyle vurur. Adam ne olduğunu şaşırır ve yere yığılır. Kafayı çarpar ve bayılır.
Teyze, değneği öperek, Reşit oğlum, iyi oldu değil mi? Diye sorar.
Balıkhanede olanlar ve balıkçılar teyzeyi alkışlarlar. Sen neymişsin teyze, derler.
Reşit adama verdiği balıkları, teyzeye verir ve alamayanlara dağıt, der.
Biraz sonra polis gelir ve yamuk yüzlü adam, hapisten kaçmış manyağın biriymiş.
Reşit ekmek teknesini, limana balığını toptan vermek için gittiğinde motorun çarpması sonucu yandan yara aldığı için onarıma götürdü. Balıkhaneye iki hafta gelemedi. Herkes tekneyi bekliyordu. Çünkü Reşit balığı teknesinde satıyordu.
O gün yine balıkları alan gençler, Reşit’in dalgınlığından yararlanıp kaçıyorlar. İki ay sonra limanda, bu defa başka bir kayıktan balığı alıp kaçmaya çalışıyorlar. Reşit olayı bildiği için, akrabasıyla gençlerin önünü kesiyor. Gençleri yakalıyor ve polise teslim ediyorlar.
Teknelere musallat olanlar, bu defa yakayı ele veriyor.
Reşit ekmek, üzüm ve bir kilo balık ile bekliyor. Teyze geliyor ve ona veriyor.
Teyze, oğlum sana yan bakan olursa hallederim, diyor. Reşit peki adamın kafasına nasıl denk getirdin değneği diyor.
Oğlum, teyzen neler atlattı. İki kişi kapıya geldi ve resmen para ve altınlarımı istedi. Ben de titreyerek ayağa kalktım. Ağladım ve yaptığım role inandırdım. Oğluma ev alacağım, bir miktar param var ama kıymayın, dedim.
Ağır ağır içeriye girdim ve kapıdan çıkmadan onlara mermileri yağdırdım. Bacaklarına saydırdım. Oldukları yerden kıpırdayamadılar. Polise telefon ettim ve gelip aldılar. Yamulmuş suratlı adama adım bile attırmazdım, dedi. Balıkçılar şaşırdı.
Teyze, iyi günler diyerek, evin yolunu tuttu.
Hasan TANRIVERDİ















