Bazı liderler seçim kazanır.
Bazıları hükümet kurar.
Çok azı ise bir ülkenin kader çizgisini değiştirir.
Siyasi tarihin uzun koridorlarında yürürken, milletlerin hafızasında silinmeden kalan isimlere rastlarız. Onlar yalnızca makam sahibi insanlar değildir; yaşadıkları dönemin ruhunu şekillendiren, ülkelerinin yönünü değiştiren ve çağlarının ötesine uzanan kişilerdir.
Türkiye’nin son çeyrek asrına bakıldığında, bu isimlerden birinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olduğu gerçeğini görmemek mümkün değildir.
Bugün 2028 Cumhurbaşkanlığı adaylığının açıklanmasıyla birlikte yalnızca siyasi bir gelişme yaşanmamıştır. Aynı zamanda Türkiye’nin son yirmi beş yılına damga vurmuş büyük bir hikâyenin yeni bölümü açılmıştır.
Çünkü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, uzun yıllardır yalnızca Türk siyasetinin değil, küresel siyasetin de en çok konuşulan liderlerinden biridir.
Dünya siyaseti acımasızdır.
Birçok lider gelir, birkaç manşet süsler, birkaç zirveye katılır ve sonra tarihin tozlu raflarına karışır.
Ancak bazı isimler vardır ki onlar gündemleri takip etmez; gündemleri belirler.
İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel ölçekteki etkisi tam da burada ortaya çıkar.
Washington’da yapılan analizlerde…
Brüksel’deki strateji merkezlerinde…
Moskova’nın güç koridorlarında…
Londra’nın düşünce kuruluşlarında…
Pekin’in diplomasi masalarında…
Adı yıllardır aynı dikkatle telaffuz edilmektedir.
Çünkü Türkiye’nin ne yapacağını anlamak isteyenler önce Erdoğan’ın ne düşündüğünü anlamaya çalışmaktadır.
Bu durum yalnızca siyasi bir başarı değil, aynı zamanda uluslararası ağırlığın da göstergesidir.
Bir ülkenin lideri kendi sınırlarını aşarak küresel denklemlerin değişmez aktörlerinden biri hâline gelmişse, orada sıradan bir siyasi kariyerden söz etmek mümkün değildir.
Türkiye’nin son yıllardaki dönüşümüne hangi pencereden bakılırsa bakılsın, büyük bir değişimin izleri görülmektedir.
Bir zamanlar savunma ihtiyaçlarının önemli bölümünü dışarıdan karşılayan bir ülke…
Bugün kendi teknolojisini geliştiren, kendi sistemlerini üreten ve küresel pazarda söz sahibi olmaya çalışan bir ülke konumundadır.
Bir zamanlar bölgesel gelişmelerin etkilediği bir ülke…
Bugün bölgesel gelişmeleri etkileyen bir aktör hâline gelmiştir.
Bir zamanlar uluslararası krizlerin dışında kalan Türkiye…
Bugün kriz masalarının vazgeçilmez ülkelerinden biri olarak görülmektedir.
Bu dönüşümün arkasında yalnızca ekonomik göstergeler ya da siyasi kararlar yoktur.
Aynı zamanda güçlü bir irade, uzun vadeli bir vizyon ve büyük hedefler bulunmaktadır.
Destekleyenlerinin gözünde Erdoğan’ı farklı kılan unsur da budur.
O, günü kurtarmaya çalışan bir siyasetçi değil; geleceği şekillendirmeye çalışan bir lider olarak görülmektedir.
Tarih boyunca milletler büyük sıçramalarını güçlü dönemlerde gerçekleştirmiştir.
Osmanlı’nın yükseliş çağları…
Cumhuriyet’in kuruluş yılları…
Sanayi devrimlerinin dönüştürdüğü toplumlar…
Hepsinin ortak noktası, hedef belirleyen ve topluma yön veren liderlik anlayışıdır.
Türkiye’nin son çeyrek asrında yaşanan dönüşüm de birçok kişi tarafından bu perspektifle değerlendirilmektedir.
Anadolu’nun dört bir yanında yükselen şehirler…
Yeni ulaşım ağları…
Büyüyen sanayi bölgeleri…
Artan diplomatik görünürlük…
Uluslararası etkinliklerde daha yüksek sesle konuşan bir Türkiye…
Bunların tamamı destekleyenleri tarafından aynı hikâyenin parçaları olarak görülmektedir.
Ve bu hikâyenin merkezinde Erdoğan bulunmaktadır.
Liderlik yalnızca refah dönemlerinde ölçülmez.
Asıl sınav fırtınalı zamanlarda verilir.
Kriz anlarında…
Belirsizlik dönemlerinde…
Risklerin büyüdüğü zamanlarda…
İnsanlar pusulasını kaybetmemiş liderler arar.
Türkiye son yirmi yılda sayısız küresel ve bölgesel türbülans yaşadı.
Ekonomik dalgalanmalar…
Jeopolitik gerilimler…
Salgınlar…
Savaşların etkileri…
Göç hareketleri…
Enerji krizleri…
Bütün bu süreçlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sergilediği liderlik, destekçileri tarafından kararlılığın sembolü olarak yorumlandı.
Onlara göre Erdoğan’ın en büyük özelliği, zor zamanlarda geri çekilmemesi ve sorumluluğu üstlenmesidir.
Bugün dünya yeni bir dönemin eşiğindedir.
Küresel güç dengeleri değişiyor.
Yeni ekonomik merkezler ortaya çıkıyor.
Uluslararası sistem yeniden şekilleniyor.
Tam da böyle bir dönemde Türkiye’nin nasıl bir yol izleyeceği büyük önem taşıyor.
İşte 2028 seçimleri bu nedenle yalnızca bir seçim olarak görülmüyor.
Bir vizyonun devam edip etmeyeceğinin oylanacağı tarihi bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Destekleyenleri açısından Erdoğan’ın adaylığı yalnızca bir siyasi karar değildir.
Bu adaylık aynı zamanda devam eden bir yürüyüşün ilanıdır.
Bir iddianın sürdürülmesidir.
Bir hedefin yeniden teyididir.
Ankara’nın gecelerinde ışıkları yanan devlet binalarından…
Karadeniz’in hırçın kıyılarındaki limanlara…
Doğu Anadolu’nun dağlarından…
Akdeniz’in güneşli sahillerine kadar uzanan geniş coğrafyada milyonlarca insan bugün aynı duyguyu paylaşıyor olabilir:
Türkiye’nin hikâyesi henüz tamamlanmadı.
Yolculuk sürüyor.
Ve bu yolculuğun en tanınan kaptanlarından biri yeniden rotanın başında.
Belki de bu yüzden birçok insanın dilinde aynı cümle dolaşıyor:
“Gözün aydın Türkiyem…
Önünde yeni bir seçim değil yalnızca;
önünde yeni bir ufuk var.”
Tarih her zaman son sözü millete bırakır.
Sandık günü geldiğinde karar yine milletin olacaktır.
Fakat hangi sonuç ortaya çıkarsa çıksın, bir gerçek şimdiden tarihe yazılmış durumdadır:
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yalnızca bir dönemin siyasetçisi değil; Türkiye’nin 21. yüzyıl siyasi tarihinin en çok konuşulan, en çok tartışılan ve en etkili liderlerinden biri olarak hafızalardaki yerini almıştır.
Ve bazı isimler vardır ki seçim takvimlerinden daha uzun yaşar.
Onlar, dönemlerin değil, çağların hikâyesine dönüşür.
Dolayısıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, güçlü liderliği, kararlı duruşu ve Türkiye’nin gelişimi için ortaya koyduğu vizyonuyla ülke siyasetinde önemli bir iz bırakmıştır. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle milletine hizmet etmeyi amaçlayan Erdoğan, birçok alanda gerçekleştirdiği projeler ve reformlarla destekçilerinin takdirini kazanmıştır.
Buradan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sağlık, afiyet ve muvaffakiyetler diliyor; aziz milletimizin yarınlarına ışık tutan hizmetlerinin daim olmasını temenni ediyoruz.
Esenlikler dilerim.
Mehmet GÖKSELLİ
Yardımcı Editör-Yazar-Denetmen















