Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Dünya Kurmak


06 Nisan 2010 00:03

1 Yorum

Kendi dünyasında yaşıyor sözünü çok duymuşsunuzdur. Aslına bakarsanız herkes kendi dünyasında yaşar. Herkes kendisinin dünyasını kurmuş ve içinde yaşıyordur. Üzerinde Yaşadığımız gezegenin adının dünya olması sizi şaşırtmasın. Bu gezegenin üzerinde yaşayan insan sayısı kadar oluşturulmuş dünya var. Ev kurmak, iş kurmak ve dostluk kurmak bu ferdi dünyamızın üç büyük kıtasıdır. Her kıtanın yerlisi farklıdır, yabancı turisti farklıdır. Her insanda bu kıta büyüklükleri farklı olduğundan her insanın dünyası da farklıdır.

Kimisi iş kuma da çok mahirdir, kimisi ev kurmada. Dostluk kurmakta maharetli olanlar çok sayıda olmasa da herkes kendi dünyasında mutludur. Azıcık aşım kaygısız başım fikriyle yaşayanlarla BEN ZENGİNİ SEVERİM diyen ve öyle yaşayanlar aynı gezegende fakat farklı dünyalarında yaşar giderler.

Kimisi ev alma, komşu al derken diğeri de Komşu kızını zapt eyle diyerek azmış oğlunu dizginleme sorumluluğundan kaytaracak yer arar. Gezegenimiz olan dünya da hava,su,toprak ve güneş herkesse eşittir ama bilgi,tecrübe,inanç ve gayret herkesin kendi dünyasında eşit değildir. İşte bu eşit olmayışlık kavgayı veya sevgiyi doğurur. Hırslı bir insan cömert bir insanı anlayamasa da cömertliğini sevebilir. Farklı dünyaların arasında çekim oluşabilir. Evinde sadece akvaryum balıklarıyla sessiz sakin yaşayan birisi yan dairedeki çılgın üniversiteli gençlerin gürültülü arkadaş partilerine ne kadar kızsa da orada olmayı, sohbetlerine katılmayı isteyebilir. Ya da kırk yaşına gelmiş evlenememiş bir kızın yan komşusunun gelininin neler çektiğini görse de o gelinin çocuklarıyla birlikte kendi anne babasına bir bayram ziyaretine kocasını koluna takıp gidişine iç geçirebilir, özenebilir.

Zengin akrabasının iflas ettiğini duyan fakir veya işsiz birisi ona üzülebilir, eskiden taşıdığı bir kızgınlığı bile olsa o kızgınlığı silebilir, unutabilir.

Nefreti de sevgiyi saygıyı da bu farklılıklar doğuruyor aslında. O yüzden eskiler der ki, dünya da tek dert olsaydı dünya çekilmez olurdu. Tıpkı her gün üç öğün tek yemek yer gibi bir şey. Bir kişi denesin isterse, tek çeşit yemek yesin her gün üç öğün. Bir ay götüremez o deneyi, isyan eder.

Bence en büyük dert dertsizliktir ve o hiç çekilmez. Dert olmadığından sevgi doğmaz. Sevgi doğmayınca yaşamın tadı tuzu olmaz. Bakın ne diyoruz TADI TUZU. Tuz yemeği tatlandırır, tansiyonu yükseltir. Tansiyon nedir peki, yüksek kan basıncı. Kalbin daha güçlü atması yani. Tuz böbreklerde de farzla su tutulmasını sağlar. Ama tuzun esas faydası gıdaların bozulmasını önler. Kışlık yiyeceklerin korunmasında en etken maddedir.

Yaz mevsiminin yiyeceklerini kışında yiyebilmemiz için tuz gereklidir. Yani gençlikteki çalışmalarımızın getirilerini yaşlılığımızda bulabilmemiz için yaptığımız işlerin bozulmaması gerektiği gibi. Bu dünya da yaptıklarımızın karşılığını amellerimizin bozulmadan koruyabilmemiz gibi de düşünebiliriz.

Ama bir de kendi dünyalarını kuramayanlar var bu gezegende. Hiçbir şeyi dert etmeyen, görmeyen, ibret almayan, duymayan, ikazları anlamayan bir topluluk bunlar. Kendi dünyaları yok bunların, dertleri de yok. Dertsizler takımı. Bu dertsizler neden yaratılmış diye merak edenler olabilir, benim nacizhane bulabildiğim cevap şu : Bu kişiler dertlilerin dert menbaı durumundalar. Yani kendi dertleri yok ama başkalarının dünyasına dert yaratıyorlar. Görevleri bu. Zaten başkalarıyla olup bittiklerinden kendi dünyalarını kuramıyorlar.

Velhasıl kendinize bir dünya kurmak istiyorsanız öncelikle başkalarının dünyasından çıkın. Elinizi,belinizi,dilinizi çekin o dünyalardan.Dertlenin,dert dinleyin,  dert sabunuyla yıkanın, gözleriniz yansın korkmayın, ağlayın. Rahmet, dert sabunuyla yıkananları duruluyor.

 05 Nisan 2010 Pazartesi

UĞUR ÖZALTIN

Okunma Sayısı: 133
Kategori: Uğur ÖZALTIN
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

Kısa Kısa – Gereksiz

Zaman zaman… değil, yeteri zaman aralıklarında duyuyorum. Diyorlar ki “bilişim bölümleri gereksizdir.” Bunu öğretmen de...

Katillik Nerede Başlar

Günümüzün en çetrefil sorusu budur. İnsanı öldürmek nerede cinayettir, nerede haktır, nerede dine vicdana uygun...

Sor Soruyu

Sor soruyu al boruyu yarışmasına hoş geldiniz. Bugün ilk bölümümüzde üç yarışmacı birbirine soru soracak...

Üstün Dökmen Döktürdü

Prof. Dr. Üstün Dökmen bugün Star televizyonunda Melek adlı programda konuktu ve astroloji hakkındaki görüşlerini...

Para Zaafı

Para zaafı yani para için her şeyi yapabilirlik ya da menfaat köleliği günümüzün en çetrefil...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Ahmet AY dedi ki:

    Uğur Bey;
    Yerden göğe kadar haklısınız; kendi derdi olmayanlar başkalarının dert menbaı durumuna geliyorlar. Sorumsuzların sorumluluğunu da sorumlular üstlenir. Böyle olunca da her zaman sinede yük, başta dert olurlar:
    Ah! Ne de çok çekiyoruz bunlardan…