Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Diyarbakır Dönüştürülmez ise…


10 Eylül 2020 00:02

Yorum Yapılmamış

Hayatta değişiklikler değil, dönüşümler esastır, çünkü değişen her şey tekrar eski haline rücu edebilir. Saçınızı boyarsınız, makyaj yaparsınız ama bir süre sonra saçınız, yüzünüz tekrar eski haline döner.

Anlayacağınız değişiklikler karakteri gereği köklü ve kalıcı olamamaktadır.

Dönüşüm, kökten ve kalıcıdır çünkü eski hale dönemeyecek kadar köklü ve essahtır dönüşümler. Bu yüzden şehirlerin eski hale dönmemek üzere yeniden imarına da kentsel değişim değil, kentsel dönüşüm deniyor.

Bir insanın dini, siyasi, felsefi manada yaşayacağı değişim ve dönüşüm de bu minvalde çok büyük farklılıklar arz eder. Kimi Müslümanın erişkinlik yaşından sonra da İslam ahlakından nasiplenememesini de değişim-dönüşüm bağlamında değerlendirebiliriz.

Bir gayri Müslim din değiştirip Müslüman olduktan sonra gerekli dönüşümü sağlayamayınca eski adetlerini sürdürme eğilimi gösterecektir. Ama aynı kişi dönüşmeyi başarınca Müslüman çevrede büyüyen bir Müslümandan daha hasbi olabiliyor.

Yazımızın başlığını seçerken bu temelden hareketle “dönüşüm olarak belirledik. Çünkü Diyarbakır hakikaten çok değişiklikler yaşadı, lakin dönüşüm noktasında yanlış tercihler yapıldığı için ne yazık ki yararlı hizmetlerden mahrum kaldı.

Ne gibi mi?

1999 mahalli seçimleri ile birlikte PKK yanlısı belediyecilik ile tanışan Diyarbakır, 17 yıl boyunca belediye hizmetlerinden istifade edemedi. Çünkü Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı kim olursa olsun, Kandil’den gelen talimatlara eksiksiz ve kusursuz uymak zorunda idi.

1999 seçimlerinden sonra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve alt kademe belediyeleri çocuk, kadın ve gençlere yöneldi. Kurdukları resmi ve illegal evlerde yılda on binlerce çocuk, genç ve kadına PKK’lılık eğitimleri veriliyordu.

Bu eğitimlerde;

Neden gerilla olunmalı?

Nasıl gerilla olunur? gibi konularda verilen eğitimlerle militan yetiştiriliyordu. Hatırlarsınız, Diyarbakır’da polis araçlarına taş atma yaşı 8-9’lara kadar düşmüş, molotof hazırlama yaşı ise 12-13 olmuştu.

Gençleri, çocukları ilgi ve zevklerine göre militanlaştıranlar, belli bir yaştan sonra da dağa çıkmalarının önünü açıyordu. Şehirde kalanlar da terör örgütü PKK’nın şehir yapılanmasında hizmete amade idi.

Belediyelerin açtıkları ev ve kuruluşlarda 3 ayda 50 bini aşkın çocuk, genç ve kadın eğitiliyordu. Gerisini varın siz düşünün.

Ama;

Valiliğin, GAP’ın bünyesinde hizmet veren kuruluşlarda yılda en fazla 2 ila 4 bin kişinin farklı mesleki ve eğitim hizmetlerinden yararlanması planlanmıştı lakin bu kuruluşlar istisnalar dışında flört merkezinden öteye geçemedi. Devlete bağlı kurumların açtığı çocuk ve gençlik merkezlerindeki içler acısı durum bugün de çok farklı değil.

Şimdi,

HDP belediyelerinin yaptıklarını göz önünde bulundurursak, Diyarbakır’ın hangi hizmetlere ihtiyaç duyduğunu hatta Diyarbakır’ın zaman kaybetmeden hizmete nereden başlaması gerektiğini görebiliyoruz.

Diyarbakır’ın asfalt sorunu yoktur.

Diyarbakır’ın park sorunu yoktur.

Diyarbakır’ın su sorunu yoktur.

Diyarbakır’ın çok acil trafik sorunu da yoktur. Zaten bu alandaki hizmetleri görmek için allame olmaya gerek de yoktur.

Lakin Diyarbakır’ın zaman kaybına tahammül edemeyeceği bir hizmete ihtiyacı vardır:

Çocuklara, gençlere, kadınlara;

Bu aziz ve mübarek dinin bizim için ekmek kadar, su kadar değerli ve gerekli olduğuna yönelik hizmetler verilmelidir. Bu vatanın, bu milletin mağdur ve mazlumların sığınağı ve tek umudu olduğuna dair bilinç verilmelidir. 20 yıldır kaybettiğimiz çocukları, kadınları, gençleri yeniden kazanmak ve yeni neslin sağlam yetiştirilmesi için Diyarbakır Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bütün kaymakamlıklar ve belediyeler seferberlik ilan etmelidirler.

2016-2020 arası ‘kayyım’ dönemlerinde arzu ettiğimiz dönüşüm için ciddi manada bir şey yapılmadığını söylemekte bir beis görmüyoruz. Son 1 yılı pandemiden dolayı mazur görsek de neticede kayıp bir yıl olduğunu yadsıyamayız.

Diyarbakır’a yeni bir Vali ve Büyükşehir Belediye Başkanı atandı. Diyarbakır için büyük ve önemli bir başlangıç olmasını temenni ediyoruz. Sayın Münir Karaloğlu’nun yetişmiş olduğu havza, uzmanlık alanı ve tabi ki Valilik görevlerindeki çalışmaları Diyarbakır için aranan kan olduğunu umuyoruz.

Artık insana ama bilhassa çocuk, genç ve kadınlara yönelik hizmetlerle Diyarbekir gibi İslam tarihinde müstesna yeri olan bu mübarek belde ve çocukları kapkaç ile değil, uyuşturucu ile değil, hele hele terör örgütü PKK ile hiç değil;

5. Harem ve onun çocukları ve gençleri dinine, devletine, bayrağına, vatanına, tarihine, kültürüne, ailesine sımsıkı bağlılıkları ile yad edilmelidir.

Bu hayırlı ve hayati hizmet için dinine, vatanına, milletine bağlı, dünyanın gidişatının bilincinde ve gizli ajandası olmayan eğitmenler bulunmalıdır. Tabi ki bundan önce bu hizmetler için işin başında hasbi ve işin erbabı kadroların olmazsa olmaz olduğunu söylemeyi terk-i edeb biliriz.

Bir şey daha biliyoruz,

Bu dönem hayati önem arz eden dönüşümü gerçekleştiremezsek tarih de millet de taş, toprak da bizi affetmeyecektir.

Çalışmaların takipçisi ve duacısıyız.

Allah mahcup eylemesin.

MİLAT

Okunma Sayısı: 416
Kategori: Ahmet AY

Yazarın Diğer Yazıları

Macron’un Aradığı Müslüman

Kendi din ve dindarına ihanet eden Hristiyan Batı medeniyeti, şimdi de İslam dinini kendi dinlerine...

Kafkasya Sorunu

Azerbaycan’ın cephede ilerleyişine cephe savaşında karşılık veremeyen Ermenistan, uzaktan Azerbaycan şehirlerine füze atmak suretiyle savaşı...

KKTC Seçimleri ve Ersin Tatar

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turunda %50 üzeri oy alan bir aday çıkmadığı...

CHP’den FETÖ Taktiği

TSK’ya kurdukları kumpasları ile dalaverelerini sergileyenlerin FETÖ olduğunu (geç de olsa) öğrenmiştik. Lakin asıl şantaj...

Azerbaycan-Ermenistan Sorunu

Ruslar için “kordon temizleyici” bir vazife gören Kafkasya, tarih boyunca İran, Rusya ve Türklerin çekişme...