Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Dindarlık, Milliyetçilik ve Devlet


12 Nisan 2012 00:01

1 Yorum

Enteresandır, özellikle esir, sığınmacı, mağdur ve mazlum milletlerin; Soy değerlerine sadık, inanç, kültür (hars) ve geleneklerinde her şeye rağmen samimi oldukları takdirde, diğer milletler ve egemen unsurlara nazaran; Bilim, sanat, keşif, icat ve buluşta, yani medeniyetin ilerleyip gelişmesinde, inkişafında çok büyük pay ve mesafeler kat ettikleri müşahede olunur.     

 

Meselâ tarihin her döneminde, dünyanın her yerinde, bütün baskı, dışlama, katliam ve kısıtlara rağmen, ısrarla dini şeriatlarını yaşayan Yahudiler ile Osmanlı ve İslâm âleminin, dindarlığı terk etmesiyle bazı Hıristiyanlar, bilimde Müslümanların yerini alarak, günümüze kadar büyük başarılara imza atmışlardır. 1700 öncesi Türk ve İslâm Âlimlerinin bilime katkı, ilim, icat ve buluşları dikkate alınmaksızın, yok sayılarak ve hakları yenilerek, hatta inkârla; İnsanlığa zenginlik, sağlık ve mutluluk kattığı iddia edilen, fakat gerçekten hayırlı ve yararlı bazı keşif ve icatlar da yaptıkları bilinen Yahudiler:

 

Benjamin Rubin insanlığa aşı iğnesini armağan etti., Jonas Salk ilk çocuk felci aşısını; Gertrude Elion lösemiye karşı ilaç buldu., Baruch Blumberg Hepatit-B aşısını geliştirdi., Paul Ehrlich frengiye karşı tedaviyi buldu., Elie Metchnikoff bulaşıcı hastalıklarla ilgili buluşu ile Nobel ödülü aldı. Gregory Pincus doğum kontrol hapı geliştirdi. Bernard Katz nöromasküler (kas sinir sistemi arası iletişim) alanında Nobel ödülü kazandı. Andrew Schally  endokrinoloji (metabolik sistem, diyabet, hipertiroid) tedavi yöntemi geliştirdi. Aaaron Beck Cognitive Terapi’yi (akli bozukluk tedavilerinde kullanılan psikoterapi yöntemini) geliştirdi. Gerald Wald  insan gözü hakkındaki bilgilerimizi geliştirerek Nobel ödülü kazandı. Stanley Cohen  embriyoloji (embriyon ve gelişimi çalışmaları) dalında Nobel aldı. Willem Kolff böbrek diyaliz makinesini yaptı. Peter Schultz optik lif kabloyu, Charles Adler trafik ışıklarını, Benno Strauss paslanmaz çeliği, Isador Kisse sesli filmleri, Emile Berliner telefon mikrofonunu, Charles Ginsburg ilk bantlı video kayıt makinesini geliştirdi. Stanley Mezor ilk mikro-işlem çipini icat etti. Leo Szilard ilk nükleer zincirleme reaktörünü geliştirdi.

 

Yahudi/Musevi toplumu içinden, son yüz yılda, insanlık uğruna gerek olumlu veya gerekse olumsuz yönde, ama sonuçta dünya çapında eylem, buluş ve başarılara imza atan bilim insanları çıkarken; Bir yandan Birinci ve İkinci Dünya Savaşları cereyan ediyor, Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş çalışmaları sürüyor; Orta Doğu’da ise Müslüman (?!) Arap kardeşlerimiz düşmanla el ele verip, birbirlerini boğazlıyorlardı!..

Sonra başımıza ve başlarına BOP (büyük orta doğu) ve BİP (büyük İsrail) projeleri musallat edildi. Türk’ü imha plânları ise, başta insanlık düşmanı Yahudi tarikatı masonluk olmak üzere özellikle Avrupa tarafından üretiliyordu. Bu projeler uyarı Mareşal M. Kemal Atatürk zehirlenerek öldürüldü. 11 Kasım 1938’de Türk İnkılâbı’na “karşı” devrim yapıldı.

Peki ama; son 100 yıl içinde Yahudiler bilimsel alanda 104 Nobel ödülü kazanırken, 1.6 milyar Müslüman neden yalnızca 3 Nobel kazandı. Yahudiler niçin bu kadar yaratıcı ve neden bu kadar güçlüler? Bunu anlamak ve çözebilmek için, Yahudi inancına bağlı, küresel çapta büyümüş, tanınmış şu yatırımcılara, işadamlarına ve markalarına bakalım:, Ralph Lauren (Polo), Levi Strauss (Levi's Jeans), Howard Schultz (Starbuck's), Sergei Brin  (Google), Michael Dell (Dell Bilgisayarları), Larry Ellison (Oracle), Donna Karan (DKNY), Irv Robbins (Baskins & Robbins), Bill Rosenberg (Dunkin Dougnuts), Richard Levin (Yale Ünv'nin kurucu başkanı). Musevi inancına bağlı, küresel çapta büyüyüp tanınmış sanatçılar: Michael  Douglas, Dustin Hoffman, Harrison Ford, Woody Allen, Tony Curtis, Charles Bronson, Sandra Bullock, Billy Crystal, Paul Newman, Peter Sellers, George Burns, Goldie Hawn, Cary Grant, William Shatner,  Jerry Lewis, Peter Falk… Yönetmenler ve yapımcı Yahudiler: Steven Spielberg, Mel Brooks, Oliver Stone, Aaaron Spelling (Beverly Hills 90210), Neil Simon (The Odd Couple), Andrew Vaina (Rambo 1 /2 / 3),  Michael Mann (Starzky and Hutch), Milos Forman (One Flew Over The  Cuckoo's Nest, Amadeus), Douglas Fairbanks (TheThief of Baghdat), Ivan Reitman (Ghostbusters), Kohen Kardeşler, William Wyler. William James Sidis.., (./..)  

Okunma Sayısı: 154

Yazarın Diğer Yazıları

GACETA OFICIAL Venezuella Aldatan Put

Mehmet Arif Demirer Bey tarafından periyodik olarak yayınlanan: Kemalist Demokrat TÜRKİYE Dergisi’nin “GACETA OFICIAL”anons manşetli...

Demokratlar Kulübü Derneği

GERÇEK DEMOKRATLAR ve HAKİKİ CUMHURİYETÇİLERE ÇAĞRI, DUYURU VE BİLGİ: “amblemi/logosu AT ve adı DP olan...

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi

Cumhuriyetçi Demokratlar Hareketi: Halkın mutluluk, zenginlik, güvenlik, hürriyet ve refahı için; Devlet idaresinde millet iradesini...

Milli Dava “Vatan Kıbrıs” (ve KKTC) Yaşayacak Ve Mutlaka Yaşatılacaktır

Kıbrıs’ta; 352 yıl Türkler, 37 yıl İngilizler ve 3 yıl 4 ay Türk – Rum...

Vatikan’ın Kürtleri!..

Ülkemizde Türk vatandaşı olarak yaşamını sürdüren ve fakat kendini “Kürt”, özellikle de “Alevi Kürt” olarak...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Cahit KARAÇ dedi ki:

    Efendim, bendeniz ne bir din, ne de bir bilim adamıyım. Kendimi yetiştirebildiğim ölçüde dindar ve bilgiliyim.  O nedenle de kendimi yazınıza muhatap kabul edip din ve bilimden anladığım ölçüde yazınıza yorum yazma arzusundayım.
    Bu ülkede (istisnalar elbette hariç) hiç kitap okumayan siyasetciler her şeyi çok iyi biliyor. Ama çok kitap okuyan bizler hiç bir şey bilmiyoruz. Ben yine de cehaletimle bir şeyler yazmak istiyorum.
    Ciddiye alınıp alınmayacağı ise okuyucuya aittir.
    Dini, camiyi, cemaati çok iyi bilen biri olarak; Cami yapılmasın, dindar adam yetiştirilmesin demiyorum. Ama öncelikle adam gibi adam yetiştirmek için okul yapıp öğretmen yetiştirmeliyiz ki, insanı, insan yapıp adam gibi adam yetiştirelim. Zaten sonunda hepsi  bunun içinde mevcut olacaktır. İçinde bulundurduğu her güzel insanla da toplum zenginleşecektir.
    Aksi takdirde her geçen gün toplum yetişmiş insan kaynağı olarak fakirleşir. Fakirleşen bir toplumdan da ne dindar, ne inançlı, ne kendini, ne milletini seven, ne de dünya milletleriyle yarışıp boy ölçüşecek nesiller (adam gibi adamlar) yetiştirebiliriz. 
    Unutmayalım ki; Güçlü olup bağımsız olmayanın dini, imanı, bayrağı, milleti olmaz.  
    Sevgili yazarım; yazınızda olduğu gibi, illâki bize bunları bir batılı, bir yabancı mı? söyleyecek. Yoksa bizlerin yazıp söylediği kendi insanımızın bir kulağından girip bir kulağından sürekli çıkacak mı?
    Sevgi ve saygılar.