Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Dilenci


24 Kasım 2008 00:10

Yorum Yapılmamış

Maide ÖREN

BİLİNÇ ALTI

“Tonlarca teori yerine, birazcık çalışmayı tercih ederim.”  Swarmi Sivananda (Yogi  ve Ayurveda Doktoru )

Amacım; bedeni, zihni ve ruhu bağdaştırarak yaşam merdiveninin basamaklarını daha kolay ve sağlıklı çıkmanıza yardımcı olmaktı.

Dileğim de;

Gününüzün en azından kısa bir bölümünü bu çalışmalarla benim gibi tüm yoga yapanları da zevkle yaptığımız çalışmalardan sizinde yararlanmanızdır. Uygulamalara devam ettiğiniz sürece bedensel ve ruhsal rahatlığı tattığınızda ne demek istediğimi anlayacağınızı umarım.

Bir küçük öyküyü anlatmadan edemeyeceğim.

“Hindistan’da yaşayan bir dilenci büyün gün dilendikten sonra kuru ekmeğini zor elde ettiğini komşusu olan arkadaşına anlatıyormuş.

Arkadaşı da onu dinledikten sonra; “Biliyor musun, ne öğrendim?” demiş.

“Ne öğrendin?” diye merakla beklemiş dilenci.

“Şu karşıda gördüğün dağların arkasında bir yogi varmış. İnsanları zengin ediyormuş.”

Dilenci sevinç ve ümitle, “Ben gider onu bulurum” diye yanıtını verir.

Dilenci üç gün, üç gece yürüdükten sonra yogiyi bulur ve karşısına geçip;

“Ben çok fakir bir dilenciyim, öğrendiğime göre siz insanları zengin ediyormuşsunuz. Ne olur, beni de zengin edin” der.

Yogi;

“Kaç paraya sahip olmak istiyorsun?” diye sorar.

Dilenci;

“100 rupi” diye yanıtlar. (Hindistan’da 100 rupi çok büyük para değil.)

Hiç parası olmayan dilenciye göre fazlaymış.

Ve yogi sözlerine devam etmiş:

“Yere otur, gözlerini kapa ve beş dakika süresince yalnız avucunun içinde istediğin o 100 rupinin olduğunu düşün.”

Dilenci yere oturur, gözlerini kapar ve iki saniye sonra gözlerini açarak “100 rupi yerine 100 altın para olsun” der.

Yogi’nin yanıtı;

“Sana dedim ki, beş dakika yalnız istediğin 100 rupiyi düşün. Sen iki dakika sonra anlaşmayı bozdun. Şimdi evine git ne zamanki beş dakika süre ile yalnız 100 rupiyi düşünebilir hale gelirsen o zaman bana gel, olur mu?”

Dilenci evine döner. Aradan seneler geçer ve dilenci saçları ağarmış olarak gelir ve yoginin karşı-sına dikilip der ki;

“Maddi zenginliğin nasıl elde edildiğini anladım. Asıl bana gerekli olan, manevi zenginliğin nasıl elde edileceğini öğret.”

Yogada maddiyatla işe girişin, maddiyat ile konuyu genişletiyor.

Çok beğenirim bu öyküyü.

Gerçekte yoginin anlatmak istediği dışarıdakilerin kazanma yollarının kolay olduğunu, istenilenin zihnini arıtarak kendine odaklanmanın ve zihni yönlendirmenin önemli olduğunu vurguluyor.

Yoga gerçekten de zihni ele alan bir bilim dalıdır.

Zihni dikkat dağıtmaksızın kesintisiz bir şekilde yönetme yeteneği ise.

Amaç bellidir.

Zihin billur gibi, geçmişim izleri geleceğin planlarından özgür olduğu bir düzeye getirmek yani ana odaklanmak anı yaşayabilmektir.

Tüm şeyleri nasıl algılıyoruz, yaşamımız boyunca başımız neden sürekli derde giriyor?

Neden istediğimiz beklentilerimiz gerçeklemiyor?

Algılar gerçeklik konusunda zihnimizde yer alan görüntülerdeki resme renk verir ve bizi gerçekleri olduğu gibi net görmekten alıkoyar.

Biz de açık ve net göremezsek, doğru davranışta bulunmamız mümkün olmaz.

Gerçeği net ve doğru görebilmede yeteneğimizle çatışan sebepler vardır.

Bunlar; anlama, yanlış anlama, hayal gücü, bellek ve derin uykudur.

Bunlardan her biri dengeli ve gereksinimlerimize uygun olduğunda bize yarar sağlar.

Aksi taktirde sorunlara yol açar.

Örneğin, ne kadar yetenekli olursak olalım zihnimiz yanlış anlama ve korkuyla dolarsa gözlerimiz önündeki en basit gerçeği görmemiz yerine hayal gücümüzle belleğimize gereğinden fazla bel bağlamış oluruz.

Dolayısı ile yeteneğiniz sadece hayalde kalmış olur.

İçimizdeki gücü çıkaramama bizi çoğunlukla çok fazla zamanı uykuyla geçirmemize neden olur.

Oysa zihnimizi temizleyip dingin hale getirme yollarını bilirsek bir şeyleri daha net ve doğru görür, daha dengeli olur, gerginliğimiz de ortadan kalkar.

Zaman geçtikçe düşüncelerimizden arınmalarımız duygusal dengeyi de düzene koyduğu gibi o-lumsuz düşünceleri ve korkuların olumlu özgürlüğe doğru yön değiştirmesine yardımcı olur.

En büyük yararı da alışkanlıklarımıza bağlı tavırlarımız, güdü ve hareketlerimizi sağlıklı gözden geçirme alışkanlığına dönüştürür.

Zihni ele alma yollarını ileride geniş bir şekilde bahsedeceğim.

Duru ve temiz bir zihin dileği ile.

Okunma Sayısı: 144
Kategori: Maide ÖREN

Yazarın Diğer Yazıları

Kim Bizim Düşmanımız?

Hep farklı savaşların içindeyiz…Savaş deyince Düşman ve silah geliyor akla. Bu savaşta silah yok. Ama...

Gün Şafakta Uyuyan Doğa Gibi Sakin!

Geleceğimizin zemini sürekli kirleniyor İlerlemek de zorlandığımız yaşamın zeminine bakıyorum da ne çok pislikler var....

Yine Döndüm de Döndüm…

Hiç bilmediğimiz bir zaman diliminde o çok iyi hissettiğim Mevla’mın aşkını ruhuma daha fazla işlemesine...

Erenler Çoğaldı

Son zamanlarda her yerde geçmiş tarihlerde yaşamış erenlerin sözlerinden alıntılarla meram anlatılır olundu. Bir selam...

Sen Hangisinde Rol Alıyorsun?

Geçen akşam sevdiğim bir arkadaşın düğününe az bir zaman katıldım. Öyle durup seyretmek hoşuma gidiyor...