Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Salı, Şubat 24, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ERKAN

Dilem Gözde’nin Güncesi

Hüseyin ERKAN Yazar Hüseyin ERKAN
24 Şubat 2026
Hüseyin ERKAN, Öykü Tefrikaları
0
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Memleketimden İnsan Manzaraları 561

DİLEM GÖZDE’NİN GÜNCESİ

Üzülüp duruyordu; bir yılı aşkın süredir, kızımız Dilem. Hem de ne üzülme!.. Ah vah ediyordu; aklına her gelişte. Çok sevdiği bir şeyi kayıptı çünkü. Daha doğrusu birbirinin devamı iki şey… Bu konuda hiçbir yardımımız olamıyordu ona. Ne annesi, ne ben, ne oğlu Erim… Teselli için söylediklerimiz de yarasını daha fazla deşmekten başka işe yaramıyordu.

Neydi, bir yıldır arayıp bulamadığı? Bilezik, kolye, yüzük, küpe gibi onun için özel anısı olan armağan takılar gelebilir aklınıza. Ya da çok değerli bir çanta, kol saati, cep telefonu… Kürk manto gibi bir giysi?.. Hayır, hayır hiçbiri değil.

“O değil, bu değil… Neydi peki bu değerli şey? Bir genç hanım için bu saydıklarınızdan daha değerli ne olabilir? Altın değil, gümüş değil, vizon kürk bile değilse nedir?” diyorsunuz, öyle mi? Sizi daha fazla merakta bırakmamak için söyleyivereyim hemen:

Kızımın 7-8 yaşlarında yazdığı “Günce” adını verdiği iki defteriydi kaybolan. “Üzülme canım benim! Göreceksin hiç beklemediğin bir anda karşına çıkıverecek onlar.” diyordum da inanamıyordu. “Gözüm gibi sakladığım o iki defter nereye gider? Kim, niçin alsın? Ne işine yarar ki? Evi derletip toparlarken, farkına varmadan çöpe mi attım acaba?” deyip üzüldükçe üzülüyordu.

Geçen hafta başında sabah erkenden oğlu Erim’le birlikte yayınevimize gitmişlerdi yine. Öğleden sonra evde çayımı içerken Mustafa Gazalcı’nın “Bozkırdaki Işıklar” adlı kitabını okuyordum. Cep telefonum çaldı. Baktım, kızımdı arayan. Açar açmaz:

“Müjde baba, müjde!” diye coşkulu bir sevinçle haykırıyordu kızım. Uzun zamandır duymayı çok istediğim, pek özlediğim bir sesti bu. Çok iyi, çok güzel de neydi vereceği müjde? Hiçbir şey gelmedi aklıma. Neydi, biricik kızımı böylesine sevindiren?

“Nedir seni böylesine mutlu eden tatlım?” diye sordum hemen.

“Buldum baba, buldum!” diyordu; sevinçli bir heyecanla

Değerli bir sevgili bulduğunda, ondan evlenme teklifi aldığında bile böyle coşkulu olmamıştı.

“Ne buldun güzelim? Nedir bulduğun canım? Büyük ikramiye mi çıktı piyangodan?”

Böyle sordum ama aynen babası gibi piyango bileti de almaz, benzer hiçbir şans oyununa da umut bağlamazdı o. Tamam da neydi; verdiği müjde?

“Evet baba, aynen dediğin gibi büyük ikramiye çıktı bana!” diye yanıtladı; şakamsı bir ses tonuyla.

“Tamam kızım; söyle artık müjdenin ne olduğunu da ben de sevineyim.”

“Evet baba, söyledim ya! Bir kez daha söylüyorum. Buldum; Günce’mi buldum!”

“Günce diye çok sevdiğin bir arkadaşın var mıydı senin? Liseden mi, üniversiteden mi arkadaşındı?”

“Şaka mı yapıyorsun baba? Ne arkadaşı? Kayboldu diye üzülüp durduğum Günce defterlerimi buldum. Geçen yıl evden yayınevine gönderdiğim kitap kolilerinin içinden çıktı. Öyle sevindim, öyle sevindim ki, hazine bulsam bu kadar sevinemezdim.”

Oh be! Ben de çok sevindim bu habere. Kızımı mutlu eden her şey beni daha çok mutlu eder çünkü. Gecikmeden defterleri ile birlikte gelen kızımın yüzü hep güldü o akşam. Ben de kırk yıldır görmediğim o defterleri okuma fırsatını yakaladım böylece. Ve kızımın gözüyle yaşadım; o günleri bir daha.

Haklıymış tatlım; kaybedince çok üzülüp bulunca çok sevinmekte. Kolyenin de yenisi alınır; kürkün de. Ama bu günceler böylesine yazılamazdı bir daha. Düşündüm de bu güzel anıları yalnızca kendine saklamakla haksızlık ediyor tatlım! Çocuk gözüyle yetiştiği evi, annesi, babası, okulu, öğretmenleri ve arkadaşlarını öyle tatlı anlatmış ki! Ne çok şey düşündürdü bana bir bilseniz! Bir baba, bir öğretmen, bir büyük olarak özeleştiri yapıp durdum; her günceyi okurken. Neden herkese vermemeli bu fırsatı! Kitaplaştırmasını isterim ama kararı verecek olan ben değilim elbette. Bunca sözden sonra, “Dilem’in Günce”sinden birkaç sayfa okumaya ne dersiniz?

DOKTOR AMCA

“Üç dört yaşlarındayken en sevgili oyuncağımdı piyano. Ne zaman nasıl başladı bu sevgi, bilmem. ‘Piyano al anne! Piyano al baba! ’diye tutturmuşum. 300 liraymış o günlerde, oyuncak bir piyanonun fiyatı. 300 lira bir aylık öğretmen maaşının dörtte biriymiş. O yüzden hemen alamamışlar.

Sonradan birkaç kez dinledim babamdan. Şöyle böyle anımsıyorum ben de. Silivri’de yazlık bir sitedeyiz. Mevsim bahar… Güneşli bir gün… Deniz kıyısına indik babamla. Henüz denize giren, kumsalda güneşlenen yok. Bir adam sandal boyuyordu. Yanına gidip, “Kolay gelsin!” dedik.

“Sağ olun. Teşekkür ederim.” dedikten sonra hem işine devam etti; hem de konuştu bizimle. Güler yüzlü bir amcaydı. “Ne renge boyuyorsunuz?” diye sordum. Gülümseyerek bakıp yüzüme, “Maviye…” dedi. Şaşırmıştım, “Aaa!.. Mavi değil ki bu.” deyince ben, işini bırakıp, “Ya ne?” diye sordu.

“Lacivert…”

“Bravo!.. Bravo kızım sana. Bakalım ne dersin diye mavi demiştim ben. Ama maviyi lacivertten ayırabilmen çok iyi. Aferin! Söyle bakayım kaç yaşındasın sen?”

“Dört yaşındayım.”

“Üçü yeni bitirdi amcası.” dedi; babam da.

“Şimdi daha çok sevdim seni. Yaşına göre çok olgun, çok akıllı bir çocuksun sen. Resim yapıyor musun bakayım?”

“Yapıyorum.”

“Renkli resim de yapıyor musun?”

“Evet, suluboya ile boyuyorum hem de.”

“Çok daha güzel öylesi… Peki, müzik çalışması da yapıyor musun?”

“Piyanom var benim!”

“Bak buna daha çok sevindim işte.”

“Oyuncak piyano…” dedi babam.

“Ben doktorum.” dedi; sevimli amca. “Benim de bir kızım var. İlkokula gidiyor. Aynı zamanda konservatuvara. Piyano bölümüne… Bu yaşlarda çocukların resim, müzik gibi yetenekli oldukları bir alanda özel olarak eğitilmelerinin yararına inanırım ben. Bu yaşta mavi ile laciverti birbirinden ayırabilen bir çocuk yeteneklidir. Konuşması da onun akıllı bir kız olduğunu koyuyor ortaya. Bence tam zamanıdır. Ya resim ya müzik dersi aldırın; derim. Sonra konservatuvar sınavlarında deneyin bir de.”

Sonra yine bana dönüp:

“Adın ne kızım senin?” diye sordu.

“Dilem Gözde…”

“Adın da güzel senin, kendin de güzelsin.”

“Teşekkür ederim.”

“Benim kızımın adı da İlke…”

   *** Oyuncak piyanomdan başka bir piyano olduğunu, onu öğrenmek için ders alındığını, bunu öğreten bir okul olduğunu, bu okula konservatuvar dendiğini sanırım ilk kez bu doktor amcadan duydum o gün. Kızı İlke ablayı da tanıdım; bir süre sonra. Uzun saçlı, iki tekerlekli bisiklete binen çok tatlı bir abla idi.”

Ne dersiniz? Bu haftalık bu kadar yeter; değil mi?

Hüseyin ERKAN

0535 371 74 83

huseyinerkan@dilemyayinevi.com.tr

 

 

 

Paylaş
Etiketler: güncekonservatuvarpiyano
Önceki Yazı

Cesaret Örnekleri

Sonraki Yazı

Belediyeler Kime Bağlanmalı?

Hüseyin ERKAN

Hüseyin ERKAN

İlişkili Yazılar

Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Cesaret Örnekleri

24 Şubat 2026
5k
Sulu Boya Tablo
Hasan TANRIVERDİ

Sulu Boya Tablo

22 Şubat 2026
5k
En Güzel Ramazanlar Çocukluğumdan Kalanlar
Kültür

En Güzel Ramazanlar Çocukluğumdan Kalanlar

21 Şubat 2026
5k
Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Bacanın Dumanı

21 Şubat 2026
5k
Sonraki Yazı

Belediyeler Kime Bağlanmalı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Sorularımız – Cevaplarımız

Sorularımız – Cevaplarımız

24 Şubat 2026

Kristal Bardak

24 Şubat 2026

Belediyeler Kime Bağlanmalı?

24 Şubat 2026
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada

Dilem Gözde’nin Güncesi

24 Şubat 2026
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Cesaret Örnekleri

24 Şubat 2026

Çekingenlik ve Utangaçlık

23 Şubat 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap