Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ERKAN

Dikenli Tarladan Gül Bahçesine (IX)

Hüseyin ERKAN Yazar Hüseyin ERKAN
11 Ekim 2021
Hüseyin ERKAN, Öykü Tefrikaları
0
409
Paylaşma
5.1k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

ARDAK DEYİP GEÇMEYİN

 Dikenli tarlaya yaptırdığımız köy evimizin çatı katı çabuk bitti. Bir metre ya var ya yoktu çünkü yan duvarları. Çatıya gelmişti sıra.

“Nasıl yapalım?” diye sordu Mehmet Usta.

“Doğrusu ve güzeli neyse öyle yapalım Ustacığım! Bahçıvan evinde yaptığımız gibi kiremitli olacak tabii. Baca koymayı da unutmayalım.”

“Baca niye gerekli? Kışın oturmayacaksınız ki.”

“İstanbul’un pis havasından, gürültü ve patırtısından sıkılınca, kış da olsa, yağmur, kar, fırtına da olsa, ara sıra hafta sonları gelip bir iki gün burada kalmayı çok mu görürsün bize Mehmet Usta?”

“Haklısınız hocam, böyle düşünmemiştim hiç.”

“Dahası, kalorifer de koyalım; diyorum.”

 “Tabii hocam, neden olmasın? Mazotlu bir kat kaloriferi, yarım saatte hamam gibi yapar burayı.”

Kısa zamanda çatıyı çatıp kiremitle örtünce, kutu gibi bir eve benzedi; karşıdan görünüşü.

Balkon, balkon nerde?

Neye yarardı, balkonu olmayan yazlık bir ev?

Silivri – Semizkumlar’daki dubleks yazlığımızın bile, girişte üç tane olmak üzere dört balkonu yok muydu?

Bu köy evinin balkonu farklı olmalıydı ama.

Farklı ne demek?

Farklı balkon nasıl olurmuş ki?

Akseki’nin Gödene köyündeki çocukluğumun geçtiği evimizi unutamıyordum hiç. Güneye bakan cephesi baştan başa üstü açık balkondu.

Ancak biz balkon değil, “çardak” derdik; bu ahşap bölüme. Çok işimize yarardı; evimizin bahçeye doğru uzanmış bu çıkıntısı. Sözgelişi yazın bulgurumuzu, tarhanamızı burada kuruturduk. Annem, bulaşıkları ve ufak tefek giysileri çardağın bir köşesinde yıkardı.

Yaz günleri, özellikle ikindiden sonraları gölgelendiği için hepimizin tercihi çardak olurdu. Hele hele akşam yemekleri mutlaka orada yer sofrasında yenirdi. Hele hele öndeki bahçeden, “Ye beni, ye beni” der gibi dallarını çardağa uzatan lâcivert kabuklu nefis incir!..

Yatıncaya dek orasıydı mekânımız. Altımızda bir minder (ki bir iki kişilik olanlara “şilte” derdik), arkamızda bir yastık, ahşap durabaya yaslanır, ay ışığı olsun olmasın, yıldızlarla bezenmiş gökyüzünün eşsiz güzelliğini seyrederken, on – on beş metre ilerimizde akan köy çeşmesinin şırıltısını dinlerdik. (Yazıyı bilgisayara aktaran kızım Dilem Gözde, üstteki satırları okuduktan sonra, parantez açıp bir şeyler yazmış. Ne yazmış bakalım):

“Babacıım, ben de hatırlıyorum. Geceleri özellikle sanki dünyadaki tüm yıldızlar sadece orası için parlıyordu. İnanılmazdı, sırt üstü yatıp büyülenmişçesine, gökyüzünün karanlığını delen yıldız kümelerine dalıp dalıp giderdim; o ahşap çardakta ben. Tabii ayağım bir iki kez de olsa çürümüş tahtaların deliklerine takılıp düşmek ayrı bir eğlenceydi benim için. Bacağımı kanatsa bile yine de benim için o ev ve o çardak en büyülü yerlerinden biriydi çocukluğumun.

Belki de sevgili babaannemin o doğallığı, sevgisi, o eşsiz şivesi ile konuşması ayrı bir güzellikti.  Hele de tüm köylülerin bize “hoş geldiniz” demek için evlerinden kendi elleriyle yaptıkları bir şeyleri kaptıkları gibi gelmeleri… Ya da daha sonra köy kadınlarının toplanıp bana aldığınız o komik papağan oyuncakla konuşmaları… Ne doğal, ne içten, ne bozulmamış ‘gerçek insan’lardı onlar! Alabildiğine yalın, alabildiğine el değmemiş, kirlenmemiş, saf ve berrak bir kaynak suyu gibi sanki…

Kana kana içercesine keyif aldım; işte o tatlı mı tatlı insanlardan ben. İnan ki, hafızamın en değerli anılarından… Gözlerim doluyor şu an… Nûr içinde yatsın babaanneciğim benim ve hiç tanıyamadığım büyük babam Osman Erkan dedem. Zöhre Teyze ve eşi Ârif Çavuş Enişte de şu an gözümün önündeler. Ne kadar içten ve candandılar! Hem bir birlerine, hem bizlere karşı sevgi doluydu ikisi de.  

O eşsiz çardağa yer var; benim anılarımda. Ve babaanneme ve Gödene’nin o sevgi dolu tüm köylülerine…”

*   *   *

Sanmayın ki yalnız bizim vardı, öyle bir çardağımız. Üç aşağı beş yukarı, her evin bir çardağı vardı. Yüzü aşkın haneden çardaksız ev olduğunu görmedim hiç.

Kimi zaman, bize oldukça uzak olan İhsan Öğretmenimizin evindeki radyoda söylenen bir türküyü dinlerdik. Ne büyük bir zevk, ne büyük bir mutluluktu o!

1950’lerin başlarında, evlerimizin bitişik, çardaklarımızın yan yana olduğu Tahir Ağa ve Azime Abla komşumuzun da yoktu radyosu, başka komşularımızın da…

Bu özlemi çok duyduğum için çocukluğumda, Diyarbakır/Ergani’deki Dicle Öğretmen Okulu’nda bir yıl çalıştıktan sonra, 1962 Temmuz’unda tatilimi geçirmek için dönerken köyüme, ailemi ve komşularımızı düşünüp bir radyo almak oldu ilk işim.

Balkon deyip çardak deyip tâ nerelere gittik. En iyisi, Silivri’nin Kavaklı köyündeki dikenli tarlaya yaptırmakta olduğum köy evine döneyim yine.

Evet, güney cephesi baştan başa balkon olmalıydı bu evin de. Önü ve yanlar tümden açık ama üstü kapalı… Ve çocukluğumu yaşadığım evimizin çardağı gibi geniş mi geniş…

Taban beton olabilir, zarar yok ama tavan, çatı, korkuluklar, çatıyı taşıyan direkler ahşap olmalıydı mutlaka. Öyle de yaptık. Ayrıca evin güney cephesini de ahşap lambriyle kaplatınca güzel oldu gerçekten.

Bu ahşap güzellik salonda niçin olmasın; deyip tüm duvarları da ahşapla kaplattım; Kayserili Marangoz Yusuf Usta’ya. Teşekkür borçluyum ki, aynı Mehmet Usta gibi o da hiç yormadı, üzmedi beni. Ve yaklaşık 32 yıl geçmesine karşın yine sapasağlam, yine kusursuz…

Ön cephe ve salon duvarlarını ahşap yaptırmanın, göze hoş görünmesi dışında bir yararı da şu oldu: Çok sıcak havalarda evin salonu, balkon ve ağaç gölgesinden daha serin oluyor. Bunu düşünmemiştim hiç.

Balkondan bahçeye ahşap bir merdiven de koyduk. Bu merdiven, evin batıya bakan giriş kapısından daha çok kullanılıyor. Bahçeden eve, evden bahçeye inip çıkan herkes bu yolu kullanır hep.

Bahçıvan evinin önüne bir çeşme koydurmuştum. Bahçıvan İlyas Efendi gibi eşi Sebile Hanım da, “Ne iyi etmiş de bunu düşünmüşsün Hüseyin Bey. Çok işimize yarıyor. Elimiz ayağımız çamurlu ve toz toprak içinde eve girmek zorunda kalmıyoruz.” diye söylüyorlardı.

Öyleyse, aynı şeyi kendi evimiz için de düşünmeliydim. Gerçekten de balkon önüne hat çektirip eski çeşmeleri andıran bir zemin ve ortasına ona yakışan eski bir musluk koydum.

İyi ki yaptırmışım! Bizim de konuklarımızın da çok işine yaradı bu çeşme. (Devam edecek)

Paylaş
Etiketler: Dikenli tarlayaSilivri – Semizkumlar
Önceki Yazı

Allahın Yerine Benini Koydun…Kibre Hadimsin…

Sonraki Yazı

Troya’dan Atatürk’e

Hüseyin ERKAN

Hüseyin ERKAN

İlişkili Yazılar

Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Şakacı Adam

30 Ocak 2026
5k
At Kestanesi
Hasan TANRIVERDİ

At Kestanesi

28 Ocak 2026
5k
Deniz Dalgalı
Doğa-Çevre

Deniz Dalgalı

27 Ocak 2026
5k
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada
Hüseyin ERKAN

Halkımız İçin Toprağa Düşenlerimiz

27 Ocak 2026
5k
Sonraki Yazı
Troya’dan Atatürk’e

Troya'dan Atatürk'e

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap