Fırsatçılar…Köstebekler… Kemirgenler…
Ağlayanların üzerinden kahkahalar gülmeye çalışanlara!
Fırsat bu fırsat deyip elindeki malzemeye yüzde binbeşyüz etiket koyanlara!
Müşterisinin cebinden parasını çalan hısızlara!
Utanmadan, sıkılmadan 10 liralık malzemeye 100 lira çeken soysuzlara!
“Paran kadar yaşa” dercesine acımasız, vicdansız, katı kalplilere!
Devlet müdahale etmeli ve faturası üzerinden tespit edip ağır ceza uygulamalı…
Her ne kadar bu fırsatçılık zaman zaman olsa da, bu defa ki Dünya’yı saran bir virüs üzerinden sağlıkla, ölüm kalımla mücadele edenlerin hedef alınarak yapılan bir fırsatçılık.
Ve bunu yapan, nüfusunun %90’ının; “Elhamdülillah Müslümanım” diyen, Cennet bekleyen, Türkiye’mizin insanı!
Evet çok acı.
Ve de çok çok ayıp.
Müslüman kardeşin, Müslüman kardeşe reva gördüğü bir fırsatçılık!
Ahlaki değil, insani değil, inanılır değil.
Ne demek 10 liralık malın 100 liraya satılması?
Bu nasıl bir ticaret anlayışı?
Kaldı ki kime nasıl bulaşacağı, kimin kalıp kimin öleceği belli değil!
Ya millete bu zulmü reva gören, raftaki malzemesine % binbeşyüz zam yapan ölürse!
Kefenine cep mi yaptıracak?
İnancı gereği gideceği yerde nasıl hesap verecek?
İslamiyet bunu mu emretmişti?
Din kardeşliği anlayışı, yardımlaşma bumuydu?
Türk milletine yakışan neydi?
ATATÜRK Türkiye’si nerede kaldı?
Türk milliyetçiliği bunumu gerektiriyordu?
Hani “komşusu açken tok yatan bizden değildi?”
Hani Hazreti Ömer adaleti savunucuları ne oldu size-bize?
Hani uzak uzak ülkelere yardım eden zihniyetimiz? Ne oldu?
“FIRSATI yakaladık, HASLETİ rafa mı kaldırdık!”
Hani “komşu komşunun külüne muhtaçtı?”
Ne oldu? Ne oldu? Ne oldu bizlere, sizlere!
Değerler bu kadar basit miydi?
Kişiliğimiz birden bire KİŞİLİKSİZLİĞE dönüştü neden?
Temeli böyle mi atılmıştı İNSANLIĞIMIZIN.
AİLE TERBİYEMİZ vardı hani!
Asla taviz verilmeyecekti!
Maşallah…
Ölüm mölüm vız geldi tırıs geçti MENFAAT söz konusu olduğunda öyle mi?
“Bal tutan parmağını yaladı!”
Yalamak bu kadar tatlıysa, Müslüman kardeşinin de salya sümüğünü yala emi fırsatçı!
İnsan olan bunu yapmazdı.
Garibanı kaderiyle baş başa bırakmazdı 50-100-1000 lira kâr için!
Şimdi İSLAM’ın şartı kıldığın namazı, tuttuğun tutacağın orucu, verdiğin zekatı sorgula.
Paran var ya, Hac’ca da gidersin artık! Utanmayacak mısın huzuruna çıktığın Allah’ın ve tavaf ettiğin peygamberin mekanını? Kelime-i şahadetin kurtarır mı artık seni?
İmanın şartlarını da ağzına alırken önce düşün!
Camilere boşuna mı gittik yoksa?
Namaz kılar gibi yapmışız anlaşılan.
ATATÜRKÇÜYÜM derken utanıyor muyuz yaptıklarımızdan?
Tüm mal varlığını Türk milletine ve devletine bırakan ATATÜRK’ü hangi yüzle anacağız?
“Eyy Türk Gençliği…” hitabesini bir kez daha, düşünerek okuyalım lütfen!
Sözün Özü!
Bu fırsatçı babam olsa sözümü esirgemeyeceğim.
Allah’ın laneti üzerinize olsun fırsatçılar. Allah, fırsattan kazandığınızı size yedirmesin. Devletin de bir an önce fatura üzerinden tespit edip, ağır hesap sormasını diliyorum. Hatta vatandaş kasa fişleriyle gidip fırsat miktarını talep etmeli!
Zira vatandaş DEPRESYONA girme safhasına gelmiş, kafayı yiyecek bir dilim ekmek için, amma fırsatı ganimet bilenler, insanlıklarından utanmadığı gibi devletten de korkmuyorlar demek ki!
gazete2000@hotmail.com


















