Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

D Vitamini Din Hâline Geldi

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

15 Nisan 2017 00:01

Yorum Yapılmamış

New York Times’ ta “Why are so many people popping vitamin D?” başlıklı yazının özeti (1):

İnsanların bir zamanlar kolesterol yüksekliği ile tehdit edilmesi gibi günümüzde de “D vitamini eksikliği paranoyası” almış başını gidiyor.

Herkes D vitamini seviyelerine baktırıyor, herkes D vitamini hapı içiyor.

CDC, USA’ da Medicare kapsamında D vitamini seviyelerine baktıran çoğu 65 ve üzerindeki yaşlarda olanların sayısının 2000’ den 2010’ a tam 83 misli arttığını bildiriyor.

D vitamini seviyeleri 20-30 ng arasında olanlar “yetersiz” damgası yiyor ve bunlar iştahsızlık, bulantı, kusma gibi yan etkilere yol açabilecek yüksek dozlarda D vitamini içiyor.

Milyonlarca insan depresyondan yorgunluğa, kalp krizlerine kanserlere kadar sayısı hastalıktan korunmak için D vitaminine abone yapılmış durumda.

Gelgelelim D vitamininin bu hastalıkları önlediğinin ve kan seviyesini 20 ng’ ın üzerine çıkarmanın faydası oluğunu ispatlayan hiçbir bilimsel delili yok.

JAMA Cardiology’ de yayınlanan bir araştırmada D vitamininin kalp krizlerini önlemediği ortaya çıktı (2).

Bir başka yeni araştırmada da D vitamininin kanserleri de önlemediği gösterildi (3).

26 bin kişi üzerinde sürdürülen geniş kapsamlı 5 senelik bir çalışmanın sonuçları ise merakla bekleniyor.

D vitamini çılgınlığı 2000’ lerde başladı

D vitamini çılgınlığı, 2000’ lerde eksikliğinin önce multipl skleroz ve mental hastalıklarla ilişkilendirilmesiyle başladı, sonra kanser ve diğer hastalıklar da listeye dahil oldu.

D vitamini testleri de çılgın artışa geçti.

Yorgun veya üzgün olan herkes bunu D vitamini eksikliğine bağlıyordu.

Holick 2007’ de New England Journal’ deki bir makalesinde 21-29 ng arasında normal kabul edilen D vitamini seviyeleriyle kanser, oto-immün hastalıklar, diyabet, şizofreni, depresyon ve solunum fonksiyon bozukluklarının bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

Yazdığı kitaplarda bu seviyelerin sağlık yaşamak için yetersiz olduğunu bildiriyordu.

2011’ de Holick’ in başkanı olduğu Endocrin Society’ in bir komitesi D vitamini seviyelerinin en az 30 ng olması gerektiğini ilan etti.

D vitamini ölçümleri rutin biyokimyasal testler arasına girdi ve insanlar tıpkı kolesterol baktırır gibi D vitamini de baktırmaya başladı.

Gelelim neticeye

D vitamini paranoyasını osteoporoz araştırmacısı Dr. Rosen’ in “D vitamini bir din hâline geldi” sözleri çok güzel ifade ediyor.

Dinde sorgu, sual, şüphe, itiraz olmaz.

Herkes D vitaminine baktıracak, kan seviyesi 100’ ün üstüne çıkana kadar içecek o kadar!

Böyle bir din olmaz, ben “dinsizim” arkadaşlar.

Kaynaklar:

1. https://www.nytimes.com/2017/04/10/health/vitamin-d-deficiency-supplements.html?_r=0

2. http://jamanetwork.com/journals/jamacardiology/fullarticle/2615260

3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28350929

Okunma Sayısı: 102

Yazarın Diğer Yazıları

Aşı Şirketleri İle Aşı Kapatan Devletler Birbirine Giriyor, Çarşı Karışıyor

Dünya Sağlık Teşkilatı Başkanı Ghebreyesus “Feci bir ahlâki çöküşün eşiğindeyiz” demişti de ben de ne...

Moral Maneviyat ve Motivasyon Aşıların Etkili Olabilmesi İçin de Şart

Bir taraftan koronavirüs aşısı yapılanların sayısı arttıkça faz 3 çalışmalarında bildirilen etkinlik ve emniyetle ilgili...

Pfizer’ın Aşısında Şok: İlk Aşıda Yüzde 50 Koruma, Mutasyonlara Etkisiz

Koronavirüs aşısı yapılanların sayısı arttıkça faz 3 çalışmalarında bildirilen etkinlik ve emniyetle ilgili verilerinin doğru...

Evdeki Kimyasallar Çocukların Bağırsak Bakterilerini Etkiliyor

3-6 yaş arası çocukların idrar ve dışkı örneklerinde, tekstil, ev eşyaları, elektronik aletler, bakım ürünleri...

C ve E Vitamininden Zengin Diyet Parkinson Riskini Azaltıyor

Vitamin C ve E’ den zengin diyetle beslenenlerde Parkinson riskinin azaldığı bildirildi. Diyetle C, E,...