Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Cumhuriyet Bayramı Törenlerinin İptali Gaflettir!

KAMUSAL TEPKİLER
Mehmet Halil ARIK

30 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

AÇIK MEKTUP!..

CUMHURİYET BAYRAMI TÖRENLERİNİ İPTAL; GAFLETTİR, DALALETTİR İHANETTİR!..

Sorarlar adama!..

Ne kadar adamsın!?..

1.75’lik, 1.90’lık… değildir bu sorunun cevabı.!..

Şu kadar okka çekerim de değildir!..

Bu ölçüt, kalıptır; adamlık değil!..

Yerine göre, elma ile armut bile toplanabilir ama, kalıpla adamlık ölçülmez!..

Patlıcan mı daha uzundur? Hıyar mı daha yeşildir?  Sorusunun cevabı bile daha anlamlıdır, kalıpla “adamlık” ölçmenin yanında.  

Devede de kalıp var ama dokuzunu bir eşek çeker!..

Adamı değerli kılan kalıp değil, o kalıbın içindeki insani hasletlerdir!..

İşte bu hasletlerin adına, akıl, izan vicdan denir!..

Bu hasletlerle  düşünür, görür, konuşur, sevinir, iletir, dostluk kurar, korur- kollar, acır, heyecan duyar, sever, güler ağlar insan!.. Ulusal günlerde coşku duyma da dahildir buna!..

Doğada, bu hasletlerin toptan verildiği başkaca bir canlı türü yoktur!.. Maymunların ulusal bayramları yoktur ki… Çakallar, sadece çalarak, çırparak doyurmaya bakarlar karınlarını..

Sayılan insani hasletleri taşıma yetisi ve kapasitesidir adamlığın ölçütü!..

Bu hasletlere uygun davrana bilme becerisidir adamlığın ölçütü!..

Hak yemezsen, adamsın!.. Bir de yaşadığın ulusa ihanet etmezsen!.

Hukuku özümsemişsen ve herkes için olduğuna inanmışsan, adamsın!..

Birilerinin gösterdiği aday, eşek bile olsa oy veririm anlayışına dayalı irade adam olmanın iradesi değildir!.. Ulusal birliği pekiştiren ulusal bayramları, yok saymak da dahildir buna!..

Birilerini mağdur ederek makbul ve mağrur olma sanatına sahtekarlık denir, adamlık değil!..

Ulusal Bayramların, daha büyük coşkuyla kutlanması gerektiği bir dönemde, sahte ve art niyetli bahanelerle; bir dış talimatla bayram iptal etmek de dahildir buna!..

Adamlık; yapma sanatıdır, yıkma değil!..Vezir de olunur, ama, adamlığın ölçütü vezir olmak  da değildir!.. Daha iyisini yapmak adına bile olsa; yıkarken bin düşünüp bir vurmalı kazmayı! Bin düşünüp, bir söylemeli sözü, ki; kırılmasın gönüller!.. Bozulmasın birlik!..

Pişman olunacak sözü, fütursuzca söyleyen kişinin makamı ne olursa olun, eksiktir adamlığı!..

Kişinin verdiği karar adamlığının ölçütüdür!..  

Rasgele konulmamıştır bayramlar!.. Hele ulusal bayramlar.. Kan ve can bedellidir!.. Rasgele konulmamışsa, rasgele de kaldırılamaz, ertelenemez, bahanelerle görmezlikten gelinemez!. İster istemez art niyet arar vicdan böylesi durumlarda.

Gizli niyet art niyettir!..  Eninde sonunda birilerinin canını yakacaktır!.. Bu nedenle kirlidir.

Oysa adamlık da yeri yoktur kirliliğin!..

En büyük kirlilik; bulunduğu makamı kendisine ve yakın çevresine izzet ve ikbal sofrası yapmaktır!.. Çevresinde, bir yalakalar halkası oluşturmak da dahildir bu kirliliğe!..

Üç paralık çıkar ve ikbal uğruna, yalakalık yapmanın zaten adamlık sayılamayacağını söylemek ise bir söz israfıdır ve söz israfı da kirliliktir!..

Toplumsal yarar gözetilmeden, gizli gündemi uygulamada makamın sağladığı  olanakları kullanarak başarıdan söz etmek, riyakarlıktır!.. Art niyet riyakarlıktan beslenir!..

Adamlıkta riyakarlık yoktur!..Gizli niyet kadar insanlık dışıdır riyakarlık. Hırsızlıktan beter.

Toplum, bir canlı organizmanın bütün özelliklerini taşır benliğinde.. İnsanlardan oluştuğu için, taşıdığı özellikler insan kaynaklıdır!..

İradesi vardır, ortak aklı vardır, vicdanı vardır… ahlakı vardır toplumun.  İster yazılı, ister yazısız gelenek, görenek, örf, adetleriyle kanunlarla belirlenmiş hak ve hukuk örgütlenmesiyle koyar ortaya devlet, adamlığını!.. Devletin hükmü şahsiyeti yönetenlerin elindedir. Bu nedenle, devletin adamlığı, yönetenlerin adamlığı kadardır!.. Kanun ve nizam rejimidir cumhuriyet. Bu rejimin ilkelerini ihlal, değerlerine saygısızlık “adamlık” dışıdır!..

 

Bayramları vardır ulus haline gelmiş toplumların… Gerek milli gerekse dini…

Ulusal birliğin ve bütünlüğün ortak nabız atışlarının en şiddetle vurduğu ve tüm yüreklere sıcak bir nefes gibi yayıldığı, kardeşliğin ve dostluğun pekiştirilmesine vesile yapıldığı günlerdir bu günler.. Adı da bu nedenle Bayram’dır böyle günlerin..

Sadece, neşe ve sevinç paylaşılmaz… Acılar da paylaşılır bayramlarda!..

Bayramları, meydanlarda göbek atmak olarak algılarsan sil gitsin bayramları.. Bizler de seni sileriz vicdanlarımızdan!..

Yıl içinde, az sayıdadır böylesi günler!.. Hele böylesi bir gün, o ulusun en büyük bayramı, Cumhuriyet Bayramı ise ve bu bayram, kanla, canla, yedi düvele karşı verilmiş kurtuluş zaferinin bayramı ise, törenlerin iptali, devletin ve başındakilerin “adamlık” vasıflarına uymamıştır!..

Olayın en acı yönü de bu kararı verenlerin, o bayramın sağladığı nimetlerden en çok yararlananlar olmasıdır. Bu durumu görünce vicdani isyanımız sınır tanımaz hale geliyor!..

Eğer bahane, 24 erimizin teröre kurban verilmesi, Ülkemizin doğusunda yaşadığımız deprem felaketi olarak gösteriliyorsa, bu bahaneyle, tören iptali art niyet değilse, aymazlıktır!..

Cumhuriyet Bayramı, bir sevinç-bir hatırlama-ulusal güç ve varlığımızı tazeleme-dostluk ve kardeşliğimizi pekiştirme günü acıları da paylaşma günüdür..  Üst üste gelen acılar karşısında bir ulusal yas ilan etseydiniz ya, eğer yüreğiniz yandıysa!.. “Ağla” talimatı almadan bile ağlayamazsınız siz!.. Çıkarınız yoksa gülmezsiniz de!..

Açık ve net olalım!..

29 Ekim Ulusal Cumhuriyet Bayramı resepsiyonlarını-balolarını iptal ettiniz!.. Okullardaki kutlamalardan ne istediniz!? Hangi aymazlıkla geldi bu gündeme de nasıl olur aldı kuruldan!..

Resmi geçit törenlerinden ne istediniz!.. Bunun gerekçesini toplumsal vicdanın kabul edeceği bir gerekçeyle açıklamadığınız sürece, lekeli ilan edileceksiniz!..

Madem, ulusal yas nedeniyle böyle bir Ulusal Bayram törenleri iptal edildi… 4 gün sonra da Kurban Bayramı!.. Ya o bayramı ne yapacaksınız!?… Derdiniz ulusalcılıkla mı!?..

İşte art niyeti düşündüren nokta burası!..

Art niyetle “adamlık” bağdaşmaz!..

Böylesi bir iptal, 27 Mayıs İhtilali öncesi; 1960 yılı 19 Mayıs Bayramında yaşanmıştı!..

DP’yi hayırla yad edenlere de bu vesileyle hatırlatılır!..  

Bakın ne diyordu Yüce Atatürk, Cumhuriyetin 10. yılında!..

Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını; daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Olmadı Atam!.. Olmadı!.. Yapamadık!..

Geçen 10 yıllarda ne sana layık olabildik; ne de sana layık yöneticiler bulabildik!..

Not: Bu iptale sessiz kalan siyasi partileri de sivil toplum kuruluşlarını da kınıyorum!..

Okunma Sayısı: 124

Yazarın Diğer Yazıları

Ciddiyet Beyler!… Ciddiye!…

(Haftanın makalesi) Salgın son hızla yayılıyor, İstanbul başı çekiyor, resmi ağızlar borazan olmuş bunu duyuruyor,...

Amasya Genelgesi Bugünlere Ayna Tutar mı?

Amasya’da ateşlenen Kemalist Devrimin İşaret Fişeği (20-22 Haziran 1919) bir Özgürlük Bildirgesi’dir aynı zamanda. Mustafa...

Saray Erbabının Gözünde Bak Sen Nesin Eyyy AKP’li Kardeşim

Seni yönetenlerin sana bakış açısını iyi bil…   Söylem ve eylemleriyle, sana reva gördükleri sıfatı ben...

Şaşıp Kalıyorum….

Bir ülke ki, anayasasında “demokratik, laik, sosyal bir HUKUK DEVLETİ” olarak tanımlanmakta… Ne var ki;...

Soma Faili Belli Bir Katliamdı!..

Tarih 13 Mayıs 2014. Azrail toplu kurban arıyor olmalıydı o gün. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş’nin...