Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ceza Evi Raconları


24 Nisan 2009 00:01

4 Yorum

Eski Yıllarda Cezaevine Gelen Yeni Çocuklar İçin “Gelin Geldi” Derlerdi!

Çeşitli sıfatlar ve unvanlar altında Türkiye’nin dört bir köşesine yeni cezaevleri açmakta, bunlara A tipi B tipi C tipi X tipi Y tipi gibi isimler vererek sayısını ve mahkûm  alma kapasitelerini arttırmaktayız. Hatta bazı kereler bunların için de açılış törenleri yapmaktayız. Cezaevleri için açılış törenleri yapmak, özelliklerini, ballandıra ballandıra anlatmakla ne hedefleniyor bilmemekteyiz.

Yurdun dört bir köşesine üniversiteler, hastaneler açmıyorsunuz kİ tören yapasınız. Eskiden cezaevlerine hapishane denirdi. Hala denir ya. Daha önceki yıllarda cezaevlerine dam denirdi. Çoğu kez köylüler ve yoksul yurttaşlar arasında konuşulurken dama girdi, damdan çıktı veya dama düştü sözleri kullanılır. İnsanlarımızın suç işlemesi halinde, dama girdi, dama düştü sözlerinin kullanılması artık çok iptidai olmuştur ve çağ dışıdır.

Cezaevi ve tevkif evleri için Adalet Bakanlığına bağlı bir genel müdürlük kurulmuştur. Tutuklu ve hükümlülerimiz için çok sayıda ardı ardına yasalar ve tüzükler karmış ve genel müdürlük emirleriyle cezaevlerini yürütmeye çalışmışızdır. Normal infazların yanı sıra, müebbet mahkûmların infazları, disiplin suçu işleyenlerin infazları, şartlı tahliyelerden yararlanamayacak mahkûmların yararlanamayacağı, açık ve yarı açık cezaevlerindeki infaz sistemleri için ha bire yığınla hükümler getirmişizdir. Bu hükümlerin altından kalkılmaz hale gelinir dersek yanılmayız.

Cezaevlerindeki hükümler ne kadar değiştirilirse değiştirilsin kendimizi bir türlü dam rejimizden kurtaramamışızdır.

Yıllar önce bir seminerde “ Devletimizin Çocuklara Bakış Açısı”  konusunu işlemiş, sonra bunu kitap haline getirmiştik. Bu kitapta çocuk mahkûm ve tutuklulardan da bahsetmiştik

Bu konuda yazmış olduğumuz bir yazımızda bazı cezaevlerinde çocuk suçlular geldiklerinde büyük mahkûmların adeta bayram yaptıklarına, gelen çocuk mahkûmlara; cezaevleri mahkûmlarının “ cezaevine gelin geldi” dediklerini ve sevindiklerini birbirlerine haber verdiklerine şahit olduğumuzu ifade etmiştik.

Yine çocuk mahkumlarının, çeşitli yöntemlerle, rüşvet hediye para vermek suretiyle rızalarıyla veya zorla büyük mahkumlara peşkeş çekildiğini ve yıllarca bol  bol kullanıldıklarını açıklamış ve   başlangıçta buna çocuk  mahkumların karşı  geldiklerini, sonra ise alıştıklarını ve  hazır gelin haline geldiklerini anlatmıştık. O kadar ki, çocuk mahkûmları karşıdan görür görmez yüzlerinin, yanaklarının ve kalçalarının farklı düzeye geldiklerini kilo aldıklarını dile getirmiştik. Yıllar önce bir konferansta anlattığımız bu acı olayın tamamen kalkıp kalkmadığını, sürüp sürmediğini tam söyleyemeyiz dileğimiz bitmiş olsun.

Şimdi gündeme cezaevi mahkûmları için yeni bir konu gündeme girmiştir. Yapılacak düzenlemeyle mahkûm ve tutukluların eşleriyle bir araya gelme yolu tartışmaya açılmıştır. Konu ünlü mafya Sedat PEKER’ in cezaevinde yatarken eşiyle bir araya gelmesi ve onun hamile kalması iddiasından doğmuştur. Cezaevindeki mahkûmların eşleriyle bir araya getirilmesi olayları yeni bir olay değildir. İmtiyazlı, ünlü, zengin mahkûmlar için bu konu daima imkan içine alınmıştır. Bin çare ve bin yolla mahkûmların eşleriyle veya  başkalarıyla bir olmaları yolu konu olarak açılmış ve sürmüştür. Olan zavallı, garip,  yolsuz, çulsuz mahkûmlara olmuştur. Aradaki bu adaletsizliği ve yaratılan kanunsuzlukları gidermek için mahkum ve tutuklulara eşleriyle, evli değillerse seçtikleriyle muayyen devrelerde tanınacak süreler  içinde bu birleşmeyi sağlamaktır. Yek nazarda insana çok ters  gelen ve ciddi yadırganacak bu olay bizce çağdaş görüşler açısından, insan haklarına aykırı bir  durum olamayacaktır. İnsanı mahkum ediyorsak böylesine acımasız mahkumiyetlere artık son vermeliyiz.

Bu yol batıda açılmış, bir  disipline bağlanmış  ve bir çok  sorunlar giderilmiştir. Sorunu acımasız ve çağdaş düşünceyle çözmek gerekir. Böylece cezaevine düşen binlerce erkek çocuğunu da gelin olmaktan kurtaralım!

Okunma Sayısı: 205

Yazarın Diğer Yazıları

MHP’ li Başkan İsmail OK Balıkesir’ in Siyasi Talihini Yenen

2009 Yerel seçimleri, Balıkesir’ in siyasi kaderin değişmesinde kilometre taşı olarak anılacak. Balıkesir İli 1946...

Balıkesir Lisesi Kesinlikle ve Süratle Anadolu Lisesi Olmalıdır.

BALIKESİR LİSESİ KESİNLİKLE VE SÜRATLE ANADOLU LİSESİ OLMALIDIR. YÜKSEK MAKAMLARIMIZA SUNARIZ. Balıkesir’de Anadolu Lisesi olması...

Balıkesirliler, Sizin Aşamayacağınız Dağlar ve Yarlar Yoktur!

Balıkesir Spor kurulduğundan bu yana yaşadığı önemli günlerinden, hatta tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Şampiyonlukta...

Sayın Başbakan ok; Bu Şehre Tiyatrolar Kuralım

Sayın Başbakan ok; Bu Şehre Yaz Kış Oyunlarını Sürdürecek Tiyatrolar Kuralım Bu şehre tiyatro lazım....

İzmir Çok Kısa Zamanda Üniversiteler Şehri Haline Gelmelidir

İzmir’e gâvur İzmir unvanının takılması onun çağdaş, gelişmiş, uygar bir kentolmasından, insanların batılı olmasından doğmuştur....

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. rozerin dedi ki:

    ceza evindeki insanlara acıyorum hemde çok acıyorum

  2. Ceren Yeşilyurt dedi ki:

    Sayın hocam yazılarınızı büyük bir hayranlıkla okuyorum, Allah’ın izniyle sizin gibi bir bürokrat olmak istiyorum sizi bulmama dedem yardımcı oldu.Adını söylediği günden beri sık sık okuyorum yazılarınızı.Dedem bana güzel bir hikaye anlattı sanırım dedem asker arkadaşınızmış benden sizi bulmamı istedi ve size ulaşabileceğim tek sita olarak burayı buldum.Size iletmemi istediği bir mesajı var ama mail adresinizi bulamadım yardımcı olursanız sizinle görüşmek istiyor..Esenlikler..

  3. Ceren Yeşilyurt dedi ki:

    Sayın hocam yazılarınızı büyük bir hayranlıkla okuyorum, eğer nasip olursa sizin gibi bir bürokrat olmak istiyorum.Sizi bulmama dedem yardımcı oldu.Adınızı söylediği günden beri sık sık okuyorum yazılarınızı.Kendisi bana güzel bir hikaye anlattı sanırım asker arkadaşınızmış benden sizi bulmamı istedi ve size ulaşabileceğim tek site olarak burayı buldum.Size iletmemi istediği bir mesajı var ama mail adresinizi bulamadım yardımcı olursanız sizinle görüşmek istiyor..Esenlikler..

  4. özgür çağlar efkanoğlu dedi ki:

    selamünaleyküm sayın turgut bey cezaevinin ne olduğunu sadece filmlerde görüyordum.hafriyat nakliyat ve inş. malz.leri olarak faaliyet göstermekte olan babadan kalma şirket ortağı ve sahibiydim piyasalarda ki dengesizlik ve iç piyasada ki nakit sürkilasyonu olmaması ve ekonomik mağdurların bütçesi iyi olanlara dayanması halinde en son bizde etkilendik ve iflas ettik iş makinalarımız komple haczedildi.gayrımenkullerimiz banka hesaplarımız dahil tahahütname cezası yüzünden 13 kez cezaevinde yattım 90 ar gün benim anlamadığım nokta biz t.c vatandaşıyız sözde benim 3 yılım cezaevlerinde geçti çek cezalarından dolayı ben bu konudan dolayı t.c vatandaşlığından çıktım avrupadayım türk olduğuma lanet ettim baştaki rejimlerin sayesinde bu konulara açıklık getirilmesinin daima arkasındayım hiç bir esnaf kurduğu düzeni yıkmak istemez bu ülke de maalesef ticaret yapmak bitti saygılarımı sunarım