Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Çakma Virüs Korona


29 Kasım 2020 00:01

Yorum Yapılmamış

Yorucu bir günün ardından uykuya dalma mücadelemi başarı ile tamamlamaya calışırken Prof. Dr. Mehmet Ceyhan:

“Tam kapanmanın14 gün ya da 21 gün olması gerektiği gibi bazı tartışmalar yapılıyor. Ancak bir şey yapılacaksa doğrusu 28 gün, yani iki kuluçka dönemidir.” diyordu.

En son İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 14 gün sokağa çıkma yasağı gelsin derken uyuya kalmışım.

Rüyamda güzel memleketim Tokat’tayım.

Netfliks’i fazla kaçırmış olmalıyım ki bir salgın hastalık çıkmış memleketimde. Ama öyle böyle bir salgın değil daha önce eşi, benzeri görülmemiş kâinatta.(!)

Öyle ki hastalığa sebep olan bu virüse yakalananlar sokakta kameralar önünde çırpınıp, iki saniye içinde ölüyor.Tokatlılar’ın ciğeri Tokat kebabı gibi olmuş..

Tüm dünyaya “öldük, bittik, lütfen yardım edin” diye yalvarıyoruz. Ve bu dehşet veren görüntüleri tüm dünya naklen izliyor.

Hepsi “bize bir şey olmaz” diye düşünürken, Tokat’ın sınır komşuları olan Sivas, Amasya, Ordu,Çorum, Samsun gibi şehirlere ulaşmayan bu salgın, dünyanın 200 ülkesine yayılıyor.

Bu 200 küsur ülke doğru/yanlış hastalıkla boğuşurken, nasıl oluyorsa bütün dünya bu korkunç görüntülere rağmen bize güvenip, aynı zamanda Türkiye’den virüs tanı kiti ithal etmeye başlıyor.

Biz hastalıktan kırılıp giderken(!) bir anda
dünyanın parasını kazanıyoruz. Ancak bir süre sonra sattığımız test kitlerinin düzgün çalışmadığını ve sonuçları hep yanlış gösterdiğini söylüyorlar. Her ne kadar şikâyetler birbiri ardına gelse de bir süre sonra bir şekilde herkesin sesi kesiliyor ve tanı kitleri satmaya devam ediyoruz.

Üstüne bir de maske, eldiven ve ilaç(!) da satmaya başlıyoruz. Virüs diğer ülkelerde öyle bir etki ve çaresizlik yaratıyor ki AB üyesi ülkeler birbirlerinin maskelerine, eldivenlerine ve sair tıbbi ekipmanlarına el koyar hale geliyor. Sırf bu yüzden AB’nin dağılması dahi konuşulur hale geliyor.

Tüm dünyaya yayılan bu pandeminin merkez üssü haline gelen Avrupa ülkelerinde ve ABD’de günde 1000’e yaklaşan ölüm vakaları kaydediliyor. Bilhassa Fransa, İtalya, İspanya ve ABD adeta diz çöküyor. Yaşlılar ölüme terk ediliyor.

Tüm başkentler hayalet birer şehre dönüşüyor. Ancak tam da pandemi tüm dünyaya yayılırken bizde hem vaka sayıları hem de ölümler bir anda bıçak gibi kesiliyor. Öyle ki dünyanın öteki ucunda yer alan 33 milyonluk Peru’ya hastalık bizden aylar sonra gitmesine rağmen, orada ölenlerin sayısı bizimkinin 7 katına ulaşıyor bir anda.

Tüm dünya sonuna kadar salgın batağına batmışken, biz çıkıp “Biz atlattık ne haliniz varsa görün. Tanı kiti, aşı, maske, ilaç lazımsa haber edin satarız. Yoksa rahatsız etmeyin.” deyip, kendi köşemize çekiliyoruz.

TV’den örneğin Singapur’da millete açık havada dahi zorla maske takma mecburiyeti geldiğini, kendi aracında tek başına seyahat eden insanlara dahi maske takmadığı için cezalar yazıldığını duyuyoruz.

Bu ne saçma rüya derken uyanıyorum.

Ne saçma değil mi dünyanın öteki ucunda yer alan Peru’da ölen sayısı, 1,5 milyarlık Çin’deki ölü sayısının aşağı yukarı 6-7 katı. Bunun mantıklı bir açıklaması var mı? Böyle rüya mı olur diyorum.

Ben Peru diyorum ama isteyen istediği ülkeyi referans alabilir. Ne kadar saçma değil mi? Hem de ne saçmalık… Bu senaryo size 83 milyonluk Türkiye için saçma geliyor da 1,5 milyarlık Çin söz konusu olunca neden saçma gelmiyor?

Şimdi rüya ülkem Türkiye’nin yerine Çin’i, Tokat’ın yerine Wuhan’ı, komşu şehirlerin yerine de Şangay’ı, Pekin’i, Huangzhou’yu koyun. Aynı şey bizde yaşansa tüm dünya ayağa kalkardı bedel ödetmek için.

Ama söz konusu Çin olunca tek bir itiraz eden yok.

Sebep?

Çünkü küreselci satanist çetenin yeni merkez üssü ve vurucu gücü artık Çin. İnanmayan bütün dev şirketlerin merkezlerini nereye taşıdığına baksın. Bu iblislerin 21. yüzyıldaki karargâhı Çin olacak. Biz de Bilim Kurulu’nun safsatalarıyla uğraşalım.

Hâlâ bu tiyatroyu görmeyip de açık havada dahi, kendi şahsi otomobilimizde dahi ağzımıza yular gibi zorla taktırılan 20 kuruşluk maskeyle bu oyunu bozup, bu virüse(!) diz çöktürebileceğine inanan ahmaklar varsa, buyursunlar inanmaya devam etsinler.

20 kuruşluk o günde yüz kere dokunduğunuz, yere düşünce dahi alıp tekrar taktığınız ve yıkayıp yıkayıp kullandığınız kıytırık maskeyle oyunu bozdunuz.

Küreselcileri aciz bıraktınız. Hayretler içerisindeler. Hadi size hayırlı traşlar.

Hem de maskelisinden…

Tokatlı Sami Ülkü Baskan sesleniyor birden;

“Arkadaşlar;

Yok 15 gün yok 30 gün sokağa çıkma yasağı olsun diye paylaşımlar yapılıyor.
Devlet elektrik sgk ,vergive diğer alacağını almayayım demiyor.

Mal sahibi kira almayım demiyor.

Alacak verecek hesapları hukuken çalışıyorken böyle paylaşımlar yapıp da insanlara gaz vermeyin, işi olmayan dışarı çıkmasın, canını seven de dışarı çıkmasın.

Devlet veya başka bir yerden geliri olmayan ticareti devam eden herkes mecbur çalışmaya..

Lütfen herkes kendi penceresinden bakmasın olaylara..

Tokat’ta asgari ücretle geçinen şu anda sadece merkezde 24850 kişi var.” diyor.

Ne yapmak gerek peki?
Cumhurbaşkanımız ne yapmalı?

Önce bu DSÖ’nün sözcüsü FİLİM kurulunu lağvetmeli..

Gerisi çorap söküğü gibi gelir zaten.

2010’da planlanan şeytani senaryonun 2014 yılında üzerinden geçilmiş, olgunlaştırılmış

Hedef büyük gıda krizi ve küresel ekonomik sistemin çökmesi sonucu şehirlerde kaosu başlatmak…

İstiyorlar ki herkes eve kapansın .

Güneş ışığından uzaklaşsın.

D vitamininden uzaklaşsın.

Akşama kadar yatsın.

Netflix izlesin.

Elde cep telefonu obez olsun.

Üretmesin.

Okulları kapat.

İşyerlerini kapat.

Ekonomiyi çökert.

Mevsimsel gribin domuz gribinin öldürdüğü kadar çocuklar üzerinde etkili olmayan bu grip nedeniyle okulları kapat.

Depresyonu artır.

Ekran karşısında eğitim ihanettir, obez bir nesil yetiştiriyoruz.

Büyuk resme iyi bakın..

Virüs var mı, yok mu noktasından değil de bir virüs bahanesiyle elimizden nelerin alındığına bakmak yeterli olacaktır yaşanan havadisi anlamak için.

Evlere de müdahale başlayacak” diyenlere, “abartmayın” deyip abartılı bulanlar, arabada bile tek başına iken zorunlu maske takıyor.

Ben ne yapıyorum;

B, C, D vitamini alıyorum.

Dışarı çıkıyorum.

Yalnızken maske takmıyorum.

Oksijen alıyorum, petrolden üretilen maskeden karbindionsit değil.

Güneş ışığından faydalanıyorum.

 

Oyun büyük.

Tokatlı uyandı vesselâm.

Sen de uyan Türkiye !

Erhan Ziya Sancar
Eğitimci Yazar

Okunma Sayısı: 483

Yazarın Diğer Yazıları

Wuhan Grip Yatağı

Dilimde bir Müslüm Baba şarkısı Mirim; Bu han garip yatağı Bülbül derdim ortağı Bu han...

Mevsim Kahperengi

Kinini dini yapıp omuzlarında ağır yüklerle gezenler için yazdım. Her gittiği yere, uğradığı haksızlıkların tortusunu...

Whatsapp Saplantısı

Whatsap durdu durdu, bizi can evimizden vurdu. Ben yeni bir güncelleme yaptım, her tür bilginizi...

Ya Bu Yazı Yok Ya da Pandemi

Bu yazıyı okuduktan sonra yorumlarınızla linç edecekseniz, buyrun! Tamam yazdım ama hele bi’ okuyun, neden...

Deliler Veliler Beyaz Yelekliler

Sarıyer Kaymakamlığı filyasyon ekibindeyim. Bu amaçla bir toplantı için kaymakamlıktayken Kaymakam Bey’in yanındaki bir beyefendi...