Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bu Kaçıncı Baskın?..

ULUSAL GÖZLEM
Dr. Burhan ÖZFATURA

23 Haziran 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Yine bir baskın. Yine şehit verdiğimiz ve yaralanan evlatlarımız…

Bu kaçıncı baskın? Ve daha ne kadar sürecek?

Bu kadar başarısızlığın ve basiretsizliğin sorumlusu kimlerdir? Aynı yerlerden, defalarca baskın yenir mi? Bir ülkenin sınırları, bu kadar yolgeçen hanına dönüşebilir mi? Devlet, bu kadar aciz duruma düşürülebilir mi?

-Bugüne kadar; 23.242 (asker, sivil, polis vb.) şehit vermişiz. Ve hala terör, artan tempoda devam ediyor. Yetkili olduğu söylenenler bol bol laf üretiyor, durumu tel'in ediyor, birilerini suçluyor. Hatta ne gariptir ki, (Türkiye düşmanlarından, terörün tertip ve destekçilerinden) ABD/ AB/ Barzani/ Talabani gibi mihraklardan yardım umuyorlar. Başbakan'a övgü dolu bir cümle sarffetti diye (teröristliği, bölücülüğü tescilli) Leyla Zana'yı yere göğe sığdıramıyorlar.  Katil başı için, 'ev hapsi' konusuna şiddetle karşı çıkmıyorlar. Çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek, CMUK değişikliğini gündeme alabiliyorlar. Yıllardır başarısızlığı ortaya çıkmış kişileri (Beşir Atalay gibi) görevden almıyorlar.

-En önemlisi de, olayları sağlıklı ve doğru biçimde analiz etmiyorlar:

1- Terör, AKP iktidarı ile birlikte azmıştır. Zira, AKP'ye Kürt lobisi hakimdir.(Bakınız, Kabine'nin yapısına ve yapılan tayinlere.) Bu lobi, devamlı tavizlerin verilmesi; 'Kürt Açılımı' vb. çok vahim icraatların gerçekleştirilmesi vb. konularda etkili olmuştur. Terörü şımartmış ve azdırmıştır.

2- Türkiye'de 'Kürt Sorunu' yoktur. İsrail/ ABD/ AB/ Rusya/ İran/ Irak? Suriye/ Yunanistan/ Ermenistan vb. ülkelerin tertiplediği, desteklediği ve yönettiği 'Ermeni Sorunu' vardır. Amaç, 'Büyük Ermenistan' projesini gerçekleştirmek, Türkiye'yi parçalara bölmektir. Öcalan dahil, PKK''nın tüm üst düzeyi Ermenilerdir. İsrail ve ABD tarafından eğitilmekte ve yönlendirilmektedirler.

3- Örgütün kaynak sıkıntısı yoktur. Zira, bu dönemde (aynen hudutlarımız gibi) gümrüklerimiz de yolgeçen hanıdır. Uyuşturucu/ Silah/ Sigara/ Akaryakıt/ Tuz/ Çay/ Şeker/ velhasıl her çeşit mal kaçakçılığı, zirve yapmıştır.

Bu muazzam rakamlara, bir de kamu ihalesi yolsuzlukları eklenirse, inanılmaz ve dehşet verici tutarlara ulaşılacaktır. Bu tabloyu ıslah için alınan hiçbir ciddi tedbir de yoktur. Kaçakçılıkların tüm güzergahları ve suçluları bellidir. Ama göz yumulmaktadır. Bölgede korkunç bir rant oluşmuş, devlet otoritesi sıfırlanmış ve bir yağma düzeni kurulmuştur. (CİA/ MOSSAD ve Alman istihbaratının da, bilhassa uyuşturucu kaçakçılığındaki rolleri ihmal edilemez.)

4- Devlet devamlı savunma durumunda, teröristler ise saldırıdadır. Bunun tersine çevrilmesi şarttır.

– Hani, 150 karakol TOKİ tarafından yeniden inşa edilecekti? Bugüne kadar niye yapılmadı? (1985 yılından bugüne kadar 33 karakol baskını olmuş, 283 şehit vermişiz.)

-Hani, insansız uçaklar ile bölge BBG evi gibi devamlı göz altına alınmıştı? Nasıl oldu da bu kadar çok sayıda terörist ve ağır silah Türkiye'ye sokuldu?

-Hani, Sn. İçişleri Bakanı göreve gelince, alan hakimiyeti büyük ölçüde devletin eline geçmişti? Niçin duruldu? Niçin pasif tutuma dönüldü? Niçin Uludere ile ilgili baskılara boyun eğildi? Niçin baskınların devamlı gerçekleştiği bu bölgelerde, tam bir otorite ve hakimiyet sağlanmadı? Niçin hudutlar tam bir kontrol altına alınmadı? Niçin hala ciddi ve etkin bir istihbarat ağı kurulamadı?

5- Olayın; 'Demokrasi' ile 'Kürtçe eğitim' ile vb. faktörlerle ilgisi yoktur. Zaten asıl hedef de, Kürtleri yok etmek ve o bölgeden kovalamak; 1915 ile ile ilgili Ermeni intikamını gerçekleştirmektir. Bu açıdan, problemin silahla çözümü dışında bir hal tarzı da olamaz. Tek çare, (İsrail/ ABD/ başta Almanya olmak üzere AB/ Ermenistan/ Yunanistan/ Rusya vb. ülkelerden müteşekkil) 'Şer Cephesi'ni dize getirmektir. Terör tertipçi ve destekçilerini devamlı olarak afişe etmek, davalar açmak, karşı tedbirlere de başvurmaktır. Salak rolünü terketmektir. İsrail/ ABD ve AB güdümünden çıkarak, bağımsız milli politikalar uygulamaktır. AB kapısındaki dilencilik rolünü terketmek, haysiyetli olmaktır.

Şüphesiz; zor/ uzun soluklu/ kararlı bir mücadele gerekmektedir. Ancak Türk halkının sabrı kalmamıştır. Söylem değil, icraat beklemektedir.

Okunma Sayısı: 106

Yazarın Diğer Yazıları

Eğitimde Gelişim ve Değişimin Yol Haritası

PRENSİP Kurumsal prensibiniz muhakkak olmalı, lakin uygulanabilir de olmalı. Prensipleriniz, ancak; hizmet verdiğiniz muhataplarınızın faydasına...

Neye Ne Kadar Şükrediyoruz..?

…Gerçek bir sohbetten alıntı… Bu gün yine şükür ki hala iyi ve güzelim… “Yaratılanı hoş...

Kelimelerin Sosyolojik Analizi

Umarım demek: “Uçsuz bucaksız bir çöl ortasında ister Leyla ol Mecnun’a seslen, ister -en büyük...

Kunduracı Değil, Şairim…

Kunduracı Değil, Şairim İngiltere’de, ayakkabı tamir eden bir adam, aynı semtte oturan W.Shakspeare’in yakın dostuymuş. Bu...

Neyi, Niye Öğrenmeliyim?

– İçimdeki çocuğun sesiyle… Küçüklüğümden beri, matematik öğretmenim bana sayıları kullanarak nasıl para kazanacağımı, kimya...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı