Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bu Ara Paraya Yön Vermenin En Doğru Yolu


26 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Dünyaya Dolar yön veriyor ve ortada ciddi önem arz eden Euro krizi var. Ne yapmalı?

ABD FED kararı piyasaları değiştirdi.

Para güvenli limana çekilirken dolar değer kazandı. Bütün diğer parasal enstrümanlar ve emtia değer kaybetti. Haftaya “Yunan krizi ne olur, ne yapılır” ile başlayan sonra da BM konuşmalarının damga vurduğu bir dönemde, IMF ve Dünya Bankası toplantılarının yapıldığı New York’da yapılan “aman dikkat kriz kötüye gidiyor” açıklamaları gölgesinde, FED’in Operation Twist dediği, “kısa vadeli Tahvilleri 6-30 yıllık tahvillerle değiştirme kararı”, beklentileri farklılaştı.

Daha önceleri, “Euro neden değerli, bu kadar yüksek değerde durmaması lazım” diyenler, bu sefer hızlıca hem Euro’dan hem de diğer para birimlerinden kaçarak ABD tahvili almak ve ABD doları almak üzere likiditasyon kararı aldılar. Bu bağlamda ABD doları Euro karşısında 1,40’ları çoktan kırarak 1,3380 seviyesini test etmiş oldu. Cuma kapanışa doğru tepki gelse de 1,3499 seviyesinde kapadı.

Trend bozukluğu devam ediyor. Öyle ki geçen haftalar kur savaşı nedeni ile paralarının değerlemesini önlemeye çalışan ülkeler bu hafta değer kaybetmesini önlemeye çalıştılar.  Doların gücü hala yerinde Sadece ne yapmak isterseler onu yapıyorlar… Ama ortada ciddi bir Euro belirsizliği de var.

Dünya para paritelerini takip edip ona göre yön çizmek şu sıra en doğrusu..

Eğer genel manada dünya finans piyasalarında Dolara doğru geçiş devam edecekse diğer para birimlerinin ve diğer finansal enstrümanlarını değer kaybı devam edebilir. Muhtemelen sene sonu pozisyon kapamalarının da gündeme geleceği bu günlerde erken pozisyon kapamalar yaşanabilir. Cuma günü 1,3380’den hızlıca 1,3525’e doğru EURO/DOLAR paritesinin tepki vermesi de “bu trendin sonu mu yoksa dinlenme yeri mi?” diye düşünmemizi gerektirebilir.

Bunların yanında Euro bölgesinin sıkıntıları da bu durumu körüklüyor. Hatta bakış açımızı değiştirirsek olaya bir Euro krizi olarak da bakabiliriz. Ve değerlendirmemizi bunun üzerine de kurabiliriz.

Beklentim daha yumuşak bir piyasa ortamı olmasıdır. Haftaya piyasalar daha sakin ve olumlu bir havada seyretmesi gerekir. Cuma paritedeki düzeltme ile ABD hisse senedi piyasaları da kan kaybını durdurdu.

Anahtar olay Carry Trade yapan yatırımcıların pozisyonlarının bitip bitmediğidir. Açıklarının hafta boyu kapayan bu tür yatırımcılar eğer Cuma günü bunu bitirdiyse haftaya daha sakin bir piyasa ortamı bekleyebiliriz.

Carry Trade yapanlar ciddi altın pozisyonu taşıdıklarını da anlamış olduk. Altın da hafta 1655 ONS/DOLAR kapanış ile sın günlerin en düşük seviyesi oldu. Kısa vadede bu düşüşü atlatmasının ve hazım etmesini bekleyebiliriz. Ama altında trend analizini farklı faktörlerle yapmamız gerek.

Altında  trend beklentisi…

Altın bütün dünyada bir korunma aracı olarak kullanılmaktadır. Yani para birimleri olası bir çöküşle değersiz bir hale gelirse en çok değer kazanacak değişim aracı olarak Altın’ın çekiciliği olacaktır. Altın hem korunma, hem değer artışında faydalanma aracı olarak kıymetini uzun dönemde gösterecektir.

Geçen hafta ünlü ABD’li ünlü emlak-gayrimenkul yatırımcılarından Trumph ailesi şirketinin konu olduğu 14 Eylül tarihli Wall Street Journal’de  “Trump’ın Yeni Altın Standardı başlıklı haberinde külçe altını kira depositosu olarak kabul etmeye başladıklarını bildiriyor.

Herhalde Trump’ın endişesi altın ile kıyaslandığında dövizin güvensizliği ve belirsizliği.

Altını teminat olarak kabul etme fikri hem ev sahibi D.Trump hem de kiracı adına altının tercih edilmesi bu noktada altına güveni gösteriyor. Genel olarak işler tersine gittiğinde bugünlerdeki gibi altın değer kaybedebilir. Ama bu ortamda bütün finansal enstrümanlar değer kaybettiği için yine değer olarak kendini kısmen korur. Altın yatırımında amaç istikrarsız bir ortamda güvenli bir yerde olmak. Altın temettü vermez, faiz gibi gelir getirmez sadece değer artışı ile kendini korur. Bu seviyelere gelmiş olması uzun vadede altın biriktiren yatırımcılarımız için iyi bir fırsat olduğunun düşünüyorum. Q3 denen para arzı ve AB’nin de para basma konusundaki isteği faizlerin 2013 e kadar ABD mevcut seviyesini koruyacağı beklentisi, AB içinde faiz indirimlerinin gündeme gelmesi enflasyonist bir ortam doğuracağı beklentisi oluşturuyor. Bunlar uzun vadede Altın almanın cazibesini arttırıyor.

Türkiye’de ve IMKB’de işler biraz aynı, biraz değişik;

IMKN bütün piyasanın aksine olumlu ayrışmasını sürdürürken üstüne birde not artırımı haberi gelince ciddi bir sıçrama ile 61700 seviyelerine kadar çıktı. Hatta Avrupa ve ABD deki düşüşlerin hızlandığı Çarşamba günü birazda düşüşe direndi. Başbakan BM’de ki konuşmasından sonra da hızlıca geri çekildi.

Tabi benim Başbakanın konuşmasına atıfta bulunmam başka türlü bir gündeme dikkat çekmek için. Aslında hızlı satışlar özellikle gelişmekte olan piyasalardan para çıkışının hızlandığı bir dönemde hem TL değer kaybetti hem de not artırımı ile 7,80’e kadar gerileyen gösterge tahvil faizlerinin 8,50’ye geri çıkmasına sebep oldu.

Dolar/ TL kuru 1,85 test etti. Merkez bankasının 70 Milyon ABD dolarlık satışlarını çok ciddiye almayan piyasalar hedefledikleri kura yavaş tempoda da olsa ilerlemiş oluyor. Aslında diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine bakınca TL daha az değer kaybediyor. Buna da dikkat çekmek isterim. Eğer diğer para birimleri ile kıyasladığımızda TL’nin şu an dolar karşısında 2 TL’nin üstünde seyretmesi lazımdı.

Bono- Tahvil piyasası daha dengeli. Not artırırımın etkisi ile aynı gün hızlıca alım gelen bu piyasada not artırım öncesine geri dönüldü. Çok fazla oynaklığın yaşanmadığı tahvil piyasasında trend ağır ve uzun vadeli değişimlerle hareket ediyor. Faizlerde kısa vadeli marjinal bir değişiklik beklenmiyor.

Hisse senedi piyasası daha oynak tabiî ki. Yukarıda da belirttiğim gibi hızlıca not artırımına tepki veren hisse senedi endeksleri hızlıca geri çekildi. Ben burada geri çekilmede kar realizasyonlarında etkili olduğunu düşünüyorum. 51500 seviyesinden başlayan yükseliş 61700 seviyelerine kadar sürdü. DAX 5000 seviyelerinde oyalanırken 51500 IMKB100 endeksi idi. Şu an 56500 seviyesine yakın kapanış olması göreceli olarak piyasamızın hala iyi seviyede olduğunu gösteriyor.

Satışların Cuma hızlanması birazda doğu Akdeniz de Türkiye’nin önlemler laması ve başbakanın tavizsiz açıklamaları da etkin oldu diyebiliriz. Savaş gemileri, araştırma gemisi, uçaklar falan derken biraz tedirginlik olması normaldir. Hafta sonu bir oldu bitti ile karşılaşmamak için yatırımcılar paraya geçmiş (hem de 3 hafta öncesine göre daha iyi bir fiyat yakalamışken) olabilirler.

Bol kazançlar diliyorum….

Okunma Sayısı: 78
Kategori: Faruk BAKAÇ

Yazarın Diğer Yazıları

Ekonomilerde Q3 ve Obama’ nın Seçimi ve Provokasyonlar,

Parasal genişleme = Emperyalist genişleme, Malumunuz FED ( Amerikan merkez bankası) Q3 dediğimiz 3 cü...

Parite ve Faiz Piyasaya Yön Veriyor

EURO/ DOLAR paritesi yurt dışı piyasaları besliyor. Düşmeye devam ederek borsaların değerli kalmasını sağlıyor. Tabi...

Çin’in Düşüşü Borsaları da Düşürdü!

Çin’in büyüme beklentisini aşağı çekmesi borsaları düşürdü… Çin ekonomisine daralma beklentilerinin açıklanması, ABD’nin İsrail desteği...

Altın ve Gümüş Ne Olacak?

Israil Merkez bankası Hisse senedi mi alacak? Altın gibi deeğrli madenlere talep sürcekmi? Dünya para...

Borsaya Daha Çok Teşvik Gerekli

Dünyadaki sıkıntılar Türkiye’yi etkiledi, Borsamıza daha çok teşvik gerekli… Yurtdışı piyasalar dengeli bir haftayı geride...