Birey, lâyıkıyla görev yaparsa, toplumda söz sahibi olur. Bireyin ağzından çıkanı kulağı duymalı ve adımına dikkat etmelidir. Yoksa yanlış hesap Bağdat’tan dönecektir.
Birey toplumun sosyal ve kültürel, yapısına uyum sağlayabilmesi için, iyilik üzerine hareket etmelidir. Kötü davranışlardan sakınmalıdır. Duygularını, her yerde belirtmemeli ve umutlarını ise sis içerisinde tutmamalıdır. Yüzünü hüzün yerine neşe ve başarı perdesi örtmelidir.
Birey bilgisini topluma aktarmalıdır. Yine de biliyorum diye karşısındakini ezmek adına çaba harcamamalıdır. Yaşantısında değişimleri ortaya atsa da toplumsal gidişatın dengesini bozmamalıdır. Mutluluğa giden yolun, bazen de zorluklardan geçeceğini bilmelidir. Her anı toplumsal değerlerle uyum içerisinde olmalı ve böylece, umut ettiği yapraklar dökülmemelidir.
Konusunda kimseyi aşağılamamalı ve bilmeyene öğretmelidir. Böylece birlik ve beraberlik içinde, saygın kişiler gelişsin. Bireyin saygınlığı, eğitiminde incitilmeden yetişmiş olmasına ve bağımsız düşünmesine bağlıdır.
Birey, bir takım göz boyamalarla, yüzüne karşı söyleyemediğini arkasından konuşmak gibi ilkel davranışlara sığınmamalıdır. Çünkü yalana ayak uyduran toplum dışına itilecektir. Dışlanmamak adına, dürüst çalışmalı ve liyakat sahibi olmalıdır ki, toplumda güvenilsin. Birey toplumda ideolojik saplantılara düşmemelidir. Çünkü, ideolojiler insanları; duyguların anlamsızlığına inandırmaktır.
Doğanın kurallarını hiçe sayan, kişiler de yanında yer alacaktır. Bu tür kişilere asla taviz vermemeli, çünkü toplum bunları dışlayacaktır. Aksi takdirde, huzur ve saygıdan eser bırakmayacaktır.
Toplumsal düzen, savaş ile bozulacaktır. İki toplum birbirine düşecektir. Savaş görebilecek büyük kötülüktür. Bu kötülük toplumu yok olmaya dahi sürükleyecektir. Bu durumda, devlet içerisinde her türlü sahtekârlıklar türeyecektir. Elini attığı her şey sahte olacaktır. O günlerde güneş bile farklı doğacaktır. Onun için bireylerin iyi insan olarak yetişmesine özen gösterilmelidir. Aksine toplumda, sahtekârlık konusu ön görülemez boyutlara çıkacaktır.
Yöneticilerin toplumsal olayları çok yönlü değerlendirmeli ve hasar bırakacak durumlara yer vermemelidir. Koyun çobanına yardıma gidecek olanın, az çok koyundan anlaması gerekir.
Bireyler, doğa şartlarına uygun davranmalıdır. Arada bağ kurmasını bilmelidir. Toplum içerisinde zıtlıklar yaşamamalıdır. Davranışında kural dışı olaylara yer vermemelidir.
Birey kendini iyi yetiştirmiş ve bağımsız düşünce sahibi olmalıdır.
Hasan TANRIVERDİ























