Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bir Kültür Elçisi Hatica Satgun

GÜLİSTAN
Zeki ORDU

08 Ağustos 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Ülkelerin ayakta kalabilmesi için ne kadar çok teknolojik gelişmeler ihtiyacı varsa; ondan daha çok kültürel gelişmeye ihtiyacı vardır.
Siz en iyi silahlara, en gösterişli binalara, en gelişmiş makinelere, en gelişmiş bilgisayar teknolojilerine sahip olabilirsiniz. Ancak yaşadığınız ülkenin dertleriyle hemdert olmayan, neşesiyle neşelenmeyen, hedeflerinden bihaber olan, nereden geldiğini unutup nereye gideceğini bilmeyen, milli ve manevi değerlerinden mahrum nesillerle bir arpa boyu yol alamazsınız.

Milli kültür küçük ve büyük daireden teşekkül eden bir sahaya sahiptir. Büyük dairde ülkenin hedefleri olurken, küçük dairede bir organın uzuvları gibi bütüne yardımcı azaları olur.
Yani kültür,  yerelden genele doğru, şuurlu adımlarla gerçekleşir.

Bu açıdan herkes kendi imkânları dâhilinde neler yapılması gerekiyorsa yapmalıdır.
Efendim, internette Harşıt TV’ye ait bir programa rastladım. Konusu Giresun’du. Ben de Giresun’un Tirebolu ilçesinde beş sene öğretmenlik yaptığım için programı biraz takip ettim. Programı Hatice Satgun Hanımefendi sunuyordu. Konu hem Giresun, hem de kültür olunca bir eğitimci olarak dikkat kesildim ve programı sonuna kadar takip ettim.
Programa katılan kişiler de sahalarında kendilerini iyi yetiştirmiş kişiler olunca, bir sonraki programları da takip etme kararı aldım. Bu isabetli bir karardı. Çünkü bir ilden, bir ülkeye yol gösteren bir programdı. İle ait kaybolmaya yüz tutmuş veya bir şekilde sahip çıkılamamış konular konuşuluyordu.
Bu programı hayalen ülkenin her yerinde yapıldığını hayal ettim. İşte küçük daire, büyük dairenin temelini atmış oluyordu.
Nerede durduğunu bilmeyen, nereye gideceğini de bilemez.
Tarih bir masal değildir. Hikâye de değildir. Tarih milli hafızadır ve yapılan yanlışlardan ders çıkarılma yeridir.
Maziye hayali yolculuk yapan kişiler, nerede ve nasıl duracağını bilir. Doğru yerde duranlar geleceğe doğru adımlar atar.
Hatice Satgun Hanımefendi’nin programı bana bunları düşündürdü.  Ayrıca kendisi bir şairdi. Şair hassas gönüllü olur. Doğruları; yıkmadan, kırmadan, dökmeden söylemesini bilendir.
Şair; gönül münevveridir.
Hatice Satgun Hanımefendi bir gönül münevveri olarak, milli kültürümüzde yerini almıştır. Daha şairane ifadeyle Hatice Hanım gönüllerde yerini almıştır.
Kendisini yapmış olduğu programdan dolayı tebrik ediyor, bizlere de bazı şeyleri hatırlattığı için teşekkür ediyorum.
Nice başarılı programlara efendim.

Okunma Sayısı: 214
Kategori: Zeki ORDU

Yazarın Diğer Yazıları

Gönlümde Kal Türkiye

Sağlık, güvenlik,  eğitim ve maneviyat bir ülkenin en önemli unsurlarındandır.  Çünkü “Ayakta kalmak için hayatta...

Taşova: Sükütu Dinleyen Şehir

Şehrin girişinde ismi yazmayan kaç ilçe var ülkede bilmem ama Taşova öyle bir yer. Şayet...

Tahta Tripod

Çocukluğumu hatırlıyorum da ne zorlu günler geçirmiş büyüklerimiz. Hayatta kalmak için, ayakta kalma mücadelesi vermiş....

Taşova Gezi Notları (1) Tozanlı Sevdiğine Akarken

İçerisinde ırmaklar akan şehirlere imrendim hep. O ırmaklar ki şehre ayrı bir hava katmakta. Bir...

Zihniyet Virüsü

Bilindiği üzere “Dünya” bir salgınla baş başa kaldı. Yeryüzünde binlerce can alan ve ülkemizde yaygın...