Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bir Adımla Binbir Hayır


24 Ocak 2020 00:03

Yorum Yapılmamış

Geçtiğimiz Cuma günü, 2019’un İlkbahar’ında Diyarbakır’ın Merkez Yenişehir ilçesi Şehitlik Semtinde çocuk ve gençlerin istifadesine açılan Aliya İzzet Begoviç Kültür ve Gençlik Merkezi’nde tatlı bir heyecan vardı. 4-6 yaşlarındaki miniklerin Kur’an Kursu eğitimini başarıyla tamamlamalarından dolayı düzenlenen sertifika dağıtım töreninde bu çocuklarla birlikte ailelerinin de heyecanı görülmeye değerdi.

Doğrusu ailelere heyecanı da aşan bir duygu hâkimdi;

Mutluluk!

Çünkü çocukları emin ellerde, sağlıklı mekanda, nitelikli hocaların himayelerinde okul öncesi eğitim görüyor, eğlendirici ve eğitici oyunlar oynuyor, Kur’an okuma eğitimi alıyorlardı.

Ailelerin yoğun ilgi gösterdikleri programda Yenişehir İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikci umut verici bir konuşma yaptı:

“Bizim amacımız size ve çocuklarınıza hayırlı hizmetlerde bulunmaktır. Sizlere, devletimize, milletimize hizmet ederken hiçbir zaman ‘Yeter’ demeyeceğiz…”

Doğrusu çocukların sertifika töreni, bir köşe yazısının işi ve konusu değil, ancak konu;

Diyarbakır’da, çocukların ve gençlerin maneviyatını güçlendirme hizmeti ise bunu yazmamak vebaldir.

Çünkü;

Sadece bu merkezde günde 300 genç ve 150 çocuğa, okul öncesi, Kur’an Kursu eğitimi, adab-ı muaşeret, kütüphane gibi hizmetlerinin verildiği bu merkez, semtte önemli hizmetlere vesile olmaktadır.

***

Ülke genelinde CHP’nin üstlendiği maneviyata saldırı vazifesini, CHP bölgede başarılı olamayınca HDP ve selefleri üstlenmişti. Yıllarca gençlerimizin, çocuklarımızın beyni, “İslamiyet gelişmemize engeldir” söylemleri ile dolduruldu.

Şimdi ise Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu’nun dirayetli riyaseti ile belediyeler bir yandan şehrin yeniden imarı için çalışırken, diğer yandan şehrin maneviyatındaki bu ağır tahribatı da “tahirat” ile yeniden inşa için çalışıyorlar.

Nasıl mı?

Buyurun.

Yukarıda anlattığım programın düzenlendiği gün, hayırseverlerin yaptıkları ABDULLAH İBN-İ ABBAS CAMİİ’nin açılışı için Yenişehir’e bağlı Yaytaş Mahallesine/Köyüne gittik. Camiye vardığımızda İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır Hoca cemaate vaazda bulunuyordu. Müftü Bey Abdullah İbn-i Abbas’ı (ra) anlatıyordu. Onun ilmini, merhametini, insana verdiği değeri, köleye olan şefkatini, köleyi azad ettikten sonra ona satın aldığı hurma bahçesini niçin hediye ettiğini, İslamiyet’in köleliği nasıl kaldırmaya çalıştığını anlattı. Doğrusu bildiğim mevzu olmasına rağmen vaazdan çok etkilendim. Cemaate baktım, onlar da Müftü Beyin anlattıklarından, İbn Abbas’tan çok etkilenmişlerdi.

Vaaz bitti, Yenişehir İlçe Müftüsü Şevket Dilmaç Hoca oldukça güzel ve etkileyici bir hutbe okudu. İslam dininin azizliğini, güzelliğini anlattı. Anlayacağınız Yavuz Selim Hocanın anlattığı güzelliklere Şevket Hoca okuduğu hutbede devam etti.

Cuma namazı bittikten sonra caminin açılışına geçildi. Dua ve kurdele kesme faslında arkamda duran iki genç kendi aralarında konuşuyorlardı. Biri diğerine, “En son ne zaman namaz kıldığımı hatırlamıyorum bile. İnancımıza yabancılaşmışız, iyi ki beni namaza getirdin” diyerek camiye, cumaya gelişine sevincini dile getirdikten sonra, “Bu arada yengen hamile, erkek çocuğum olacakmış, oğluma İbni Abbas’ın ismini koyacağım, inşaallah o isme layık olur…” dedi. Kendi aralarındaki sohbetleri, “Bebeğin adı İbni Abbas mı olsun yoksa Abdullah Abbas ya da sadece Abbas mı olsun?” şeklinde devam ederken köyün yemek ikramı için caminin altına yapılan yas evine geçtik.

***

Mahalleliler ilçe Kaymakamı Murat Beşikci’nin etrafını sardı, talepleri oldu. Mahalleleri ile kısa sürede bu kadar yakın ilgi kuran Kaymakam Bey mahallelileri dikkatlice dinledi, notlar tutturdu, yardımcılarına konu ile ilgilenmeleri için talimatlar verdi.

Sözün özü;

Bu ülkede huzur istemeyenlerin maneviyatımıza yönelik saldırılarını görmezden gelemeyiz. Bu saldırıların panzehri olan dinimizi, merhamet medeniyeti olan kadim medeniyetimizi gençlerimize ve çocuklarımıza anlatmaz, kavratmaz isek bu ülkede nelerin yaşanabileceğini hepimiz tahmin ediyoruz.

O zaman bizlere, Hakk’ın âlî hatırı için yorulmadan çalışmak, hakkaniyete riayet ederek mezhebi, kıyafeti, cinsiyeti, cemiyeti ne ve nasıl olursa olsun ayrı-gayrı demeden vatandaşa hizmet etmek düşer. En çok da maneviyat merkezli gençlik, eğitim, kültür hizmetlerine ihtiyaç duyduğumuzu unutmamalıyız.

 

Okunma Sayısı: 246
Kategori: Ahmet AY

Yazarın Diğer Yazıları

‘Ötenin Ötesi’ İle Mücadele

Soğuk Savaş sonrası tedavüle giren “Yeni Dünya Düzeni” kavramı son yıllarda bilhassa uluslararası ilişkilerde ve...

Tasavvuf Önderleri Ve Kumpas

İmam Cafer-i Sadık (ra) “Vallahi nikahlımız olmayan bir kadınla birlikte olmak haram olmasaydı bile nikahlı...

Diyarbakır Dönüştürülmez ise…

Hayatta değişiklikler değil, dönüşümler esastır, çünkü değişen her şey tekrar eski haline rücu edebilir. Saçınızı...

Öğretmen Atamalarında Mağdur Oldular

Kimi zaman öyle hadiseler yaşıyoruz ki buna, “Denizi geçtik, derede boğulduk” misali şaşırıp kalıyoruz. Türkiye...

Ayasofya, Türkiye’nin Tam Bağımsızlık Mührüdür

1968’de ilkokul 2. Sınıf öğrencisiydim. Rahmetli babam medresede ders veriyordu. O derslerin birisinde Ayasofya ile...