Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bili Bili Gates ve Saz Ekibi


01 Haziran 2020 00:01

Yorum Yapılmamış

İnsanoğlu, Bermuda Şeytan üçgeni içine girmişcesine şaşkın bir halde! Komplo teorileri havada uçuşuyor. Hava derken birçoğumuz hava durumunu merak ederiz. Gerçi şu günlerde dışarı çıkma olasılığımız zayıflasa da güneşi hiç olmazsa görme arzusu ile yanıp tutuşuyoruz. Korona’da televizyonların merakla beklenen raporlarından oldu.  Yetkililerin vereceği;  kaç kişi öldü?  Kaç kişi iyileşti? Dünkü rakamlar nasıldı, bugün nasıldır?  diye, bakmadan edemiyoruz. Çünkü o belirleyecek özgürce bir hayata dönmemizi.

Şeytan lakaplı Bill Gates, gündemden düşmüyor ki yeni projeleriyle insanlığı şaşırtmasın. Şeytan mı Melek mi tartışması süredursun, sizce bu adam insanlığa mı hizmet ediyor, yoksa Amerika’nın çıkarlarına mı? Birbiri ardına gündeme gelen ve tartıştığımız projelerin de  sponsoru durumunda milyarlarıyla! Koronavirüs’ün dünyaya yayılmasında gözler ona çevrildi. Özellikle üniversitelerdeki bilim insanlarıyla yaptığı  ilginç  projeleriyle herkesi şaşırtmaya devam ediyor! Öyle ki bu insan, kâin hiç değil. Korona çıkmadan önce 2015 yılında yaptığı  konuşmada on milyonlarca insanın virüs nedeniyle  öleceğini belirtmişti. Doğal olarak “Acaba virüsü o veya onun arkasındakiler mi yaydı?” sorusu herkesin kafasında dolaşmaya başladı. Hatta  Amerika Başkanı Trump’ın eski danışmanı Roger Stone de onu suçlamıştır.  Şimdi bu korona komplo teorilerini bir kenara bırakalım. Gelelim onun bir başka çılgın projesine! Bu proje bizim İstanbul Kanal projesine hiç benzemiyor. Kanal değil ama adı Kalkan. O bildiğimiz kalkan balığı filan da değil! “Güneş Karartma Projesi (Sco Pex) den bahsediyorum. Bu proje Harvard Üniversitesi’nde birkaç bilim insanının bir araya gelmesiyle başlatılıyor. Finansörü de her yerde olduğu gibi Bill Gates. Buna göre araştırmacılar, özel olarak hazırlanan bir uçak filosu ile dünyayı soğutmayı ve iklim değişikliğinin etkilerini dengelemek için alt stratosfere sülfat parçacıkları püskürterek kalkan görevi ile küresel ısınmanın etkisini minimuma çekmeyi planlıyorlar. Amerika bu projeyi tek başına yapıyor! Oysaki böyle bir proje bütün ülkelere mâl edilmesi gerekir. Amerika ülkesi menfaatine olmayan hiçbir projeye bedel ödemez. Eninde sonunda onu almasını bilir. Ya savaşla ya da bir başka yolla! Söz konusu sülfürik asit damlacıkları, güneş ışınlarını yansıtan küçük aynalar gibi davranmakta ve sonuçta doğaya gerekli olan ışınların dünyaya yansımasını engellemektedir. Böyle bir proje hayata tam anlamıyla geçtiğinde neler olur?  Okyanus akıntılarına zarar verebilir. Tarım alanları bundan zarar görebilir. İklimsel olaylardan dolayı kitlesel salgınlar ortaya çıkabilir. Tıpkı bugünleri yaşadığımız gibi. Güneş ışınlarını azaltmak, ülkeler arasında lehte ve aleyhte neticeler meydana getirebilir.  Yani istenilen ülkeler veya kıtalarda kuraklıklar meydana getirilebilinir.  Örneğin, Amerika kendi tarımını canlandırırken, Asya veya Afrika’yı kuraklığa itebilir de. Ayrıca yağmurların seviyeleri de ülkeler aleyhine veya lehine sonuçlanabilir. Bu da savaşları tetikleyebilir.

Bill Gates ve saz ekibi,  güneşin ultrove ışınlarına kalkan yapmayı düşünürlerken, insanlık için bir diğer ciddi konu da 5G konusudur. İnsanlara yakın kurulacak frekanslar nedeniyle sistemin yayacağı yüksek radyasyonun  insanların hastalanmalarına hatta sersemleterek öldüreceği belirtilmektedir.

Gelelim Bermuda Şeytan Üçgeninin diğer saç ayağına!

İnsanlık bir başta terörle savaş vermektedir. Gıda Terörü!  Hepimizin sağlıklı yaşaması ve hastanelerden uzak bir yaşantı için sağlıklı besin tüketmeye ihtiyacı vardır. Alıp alamama konusu ekonominin içindedir.  Biz bugün gerçekten eski insanların üretip yedikleri o doğal ürünlerden yiyebiliyor muyuz?  Bir çırpıda üretilen tavuklarda antibiyotik veya daha başka hangi zararlı maddeler vardır? Süt ve süt ürünlerinin içine hangi tür koruyucu maddeler karıştırılmış olabilir? MSG dediğimiz Çin Tuzu, insanlara nasıl bir yeme alışkanlığı yaptırıyor? Koruyucu maddeler bize alerjen etki yapar mı? Gıda sektörü ile ilaç sektörü arasındaki bağlantılar nedir? Hükumetler de bunun içinde midir? Cola gibi ürünlerin içine gerçekten bebeklerin tenlerinden alınan tatlandırıcılar konuluyor mu? Meyve ve sebzelerdeki ilaç oranları ne kadardır? gibi soruları öylesine çoğaltabiliriz ki sayfalar tutar bu ürünleri tek tek anlatmaya!

Sıkı durun! Bill Gates Ağabeyimiz buna da çözüm bulmuş!  “Artık inek türü hayvanları kesmek onları yemle beslemek, hastalıklarıyla uğraşmak yok.” diyor.  Ne yaptılar biliyor musunuz? Yapay Et! Amerika buna 2007 yılında müsaade etmiş. Sancovver’de Appleton Meats adlı bir firma sığır etinden hamburger eti üretmeye çoktan başlamış bile!  Şu günlerde AVM’ler sınırlı bir şekilde hizmet veriyor ancak birçoğunuz geçmiş zamanlarda çocuklarınızı oralardaki restoranlarda mutlaka götürüp patates cip ve kolalı bir servisle yapay et de yetirmiş olabiliriz. Burger King denen firma ABD’de elli dokuz şubesinde İmpossible Foods’un etlerinden yaptığı hamburger etlerini denediği belirtilmektedir. Bu hamburger etinin sırrı “Hem” adlı bir moleküldeymiş. Demir içeren bu molekül yiyeceğe et tadını veriyormuş. Geçenlerde video izledim. Endenozya’da on yaşındaki obez tipli bir çocuk uzun süredir evde kaldıktan sonra ilk kez Burger yemeğe gittiğinde sevincinden ağlıyordu. Yoksa o tad mı onun beyninde duygusallığı yaratmıştı?  Diyorum ki bizim AVM’lerdeki restoranlarda da bu yapay etten hamburger yiyen olmuş mudur? Devlet bu firmalardaki etleri sıkı bir şekilde kontrol etmiş midir? Onu henüz bilemiyorum ama bildiğimiz bir gerçek var ki, Amerika denen kıta da fena gelişmeler oluyor! Bırakın o kıtayı yüzünüzü çevirin Çin’e, adamlar yapay yumurta bile ürettiler. Belki de bilmeden menemen bile yapıp yemiş olabiliriz. Sebzelerin genleri ile oynayarak neler üretiyorlar neler! Ve gelecekte daha neler göreceğiz buzdolaplarımızda!  Adamlar 2050 yılına kadar dünyadaki et miktarının %70’ini hatta %100’ünü bile karşılamayı düşünüyorlar.  Tıpkı Bill Gates’in,  dünya nüfusunun yakında dokuz milyar olacağı ve bunu yüzde on veya on beş azaltılmasını önerdiği gibi!   Buna gerekçe olarak nüfus fazlalığının bu yola neden olduğunu belirtiyorlar. Yakında çocukların annesi, yapay zeka ile donatılmış cihazlar olursa, ona da şaşırmayalım!

Amerika’da bunlar olurken, aşı ile cip yerleştirmeler de gündemde İsviçre denen ülkede… Kapitalist sistem artık insanları bir merkezden yönetmenin planlarını yapıyor. Onların isteğini yapmayan, muhalif olan ve başkaldıranları yaşatmamaya kararlılar!  Bir insan nasıl öldürülür? İllaki silahla değil. Demokratik haklarını elinden alarak da değil! Onları paranın ve bütçenin dışına ittiğinizde insan zaten otomatik olarak ölmüştür.  Onların bu oyununu bozmak da yine bizlerin elindedir. Ya birlik olacağız ya da dağınık bir halde onların oyuncağı olacağız. Tercih sizlerin!

Ertuğrul Erdoğan

otuzmayısikibinyirmi

               

Okunma Sayısı: 95

Yazarın Diğer Yazıları

3020 Yılına Mektup

Size nasıl hitap etmeliyim, onu bilmiyorum ama Atatürk’ün “Cumhuriyet ilelebet payidar olacaktır.” Söyleminden yola çıkarak...

Egzotik Hindistan Ve Edebiyatı

Hindistan! Her şeyi ile birçok ülkeden farklı yaşayanların bulunduğu ülke! Attığınız her adımda yeni sürprizleri...

Varavara Roa’nın Özgürlük Savaşı

Not: Bu yazım Üvercinka Dergisi’nin Ağustos 2020 Tarih ve 70. sayısında yayımlanmıştır. Edebiyatın farklı dili...

İçimizdeki Casuslar

Ülkesinin menfaatleri için özel yetiştirilmişlerdir. Casuslar, bir başka ülkeye görevlendirildikleri planlar doğrultusunda özel yetenekli kişilerdir....

Rampukar’ın Fotoğrafı

Suriye Savaşının simgesiydi Aylan Bebek. Anımsadınız mı?  Ailesiyle birlikte bir botla refah bir ülkeye umut...