Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Başkan Hilmi Güler’in Sloganı

BU GÜN PAZARTESİ
Yakup HALICI

10 Ocak 2021 00:00

Yorum Yapılmamış

Efendim
İletişim araçları gemi azıya aldı ya… Zannettiğimiz gibi toplumun bilgi düzeyi arttı ve yine zannettiğimiz gibi (doğru) bilgiye ulaşması çok daha kolay oldu. Öyle mi acaba?
Elbette bilgi yoğunluğu, kalabalığı var. Bu inkâr edilemez. Ona sözümüz yok.
Lakin,
Bu bilgilerin yüzde kaçı doğru ve gerçekleri yansıtıyor? Ya da etkilendiğimiz iman getirdiğimiz bilgiler bize iletilenlerin yüzde kaçı? İşte o muamma…
Bilgilerin topluma iletilmesi eskisi ile kıyaslanamayacak kadar hızlı ve kolay ve daha da kolaylaşacak.
Lakin,
İletişim araçlarından faydalanma ve dolayısıyla bilgi iletiminin (dolaylı ya da dolaysız) siyasetçiler tarafından yapıldığı da su götürmezdir. Özellikle yerel iletişim araçlarında… Kürsüye çıktıklarında veya kendilerine mikrofon uzatıldığında öyle şeyler söylerler ki inanmaktan öte iman edip kul köle olasınız gelir.
Öyle ya,
Dertler bitecek, Cenneti bu Dünyaya taşıyacağız. Ya da tam tersi dünya cehennemden  farksızdır, çare onlardır. Şunu da unutmamak gerekir; sonunda başarılı olamadıklarında öne sürecekleri mazeret daha vaatlerini sıralamadan hazırdır. Zannetmeyiniz ki işler yolunda gitmediğinde köşe, bucak kaçacaklar.
Bir de,
Sloganları çok severler. Zaten vaatlerini sloganlaştırarak ortaya saçarlar ki… Milletin hafızasında yer etsin.
Eskisi gibi kürsüye çıkmalarına da gerek yok. Çıksalar bile seçimden seçime… Nasıl olsa millette hafıza kıt ve kürsünün etrafında yandaşlar mevcut, kimse “bir dakika” demeyeceğine göre salla gitsin.
TV ya da radyodan sallandığında işler hepten kolay, kim kimi görüyor ki. Tepki göstersek veya laf yetiştirmeye kalksak “sen söyle sen dinle”.
Rahmetli Paşa Babam “at martini Debreli Hasan, dağlar inlesin” Derdi. Peşinden kahkahasını patlatırdı. İşte bu kadar.
Zaten,
Sloganların çoğu sığ şeylerdir. Hele her şeyin sığlaştığı günümüzde daha da sığlaştı. Bu arada, hazır yeri gelmişken…
Bende bir hastalık var. Slogan okuma hastalığı… İnandığımdan ya da inanmak
istediğimden değil, sadece merak. Bazen de ağzıma pelesenk olurlar. Tıpkı şarkı nakaratları gibi. Dedik ya… Hastalık işte.
Son günlerde Büyükşehir’imizin sloganı dilime dolandı.
“Düşünen, üreten, yarışan Ordu”.
Bu slogan Büyükşehir Belediyemizin kibar başkanı Sn. Hilmi Güler’in sloganı. Tam Ordu’ya göre…
Edebi olduğu kadar romantik de… Her devirde her ortamda iş yapar. Bende biraz hınzırlık var ya… Kim düşünür, üretir ve yarışır? Akıllı, bir o kadar da bilgili ve üstelik azimli…
Kısaca sahibine layık bir
slogan.
Ama gelin görün ki,
İletişim araçlarının bir de sakat tarafı var. Sözün sahibini çabuk, şıp diye yalancı çıkarabiliyor, yüzüne vurabiliyor. Muhterem anlamasa da…
Bu slogan ortaya atıldığında zannettik ki Ordu hummalı bir çalışma içerisine girecek. Bütün zeki, akıllı ve gayretli okumuşlar belediyede toplanacak… Ordumuzun rengi değişecek.
Bekledik olmadı, Ümitsizim ama Allahtan ümit kesilmez… Bekliyoruz. En çok ümitsiz olduğum anlarda ya sabah işe gelirken ya da işten eve giderken oluyor.
Bu arada da benim gibi “gocalmış” arabama işkence etmenin eziyetini çekiyorum. Yollar Off Road gibi mübarekler. Asfaltları bile öyle. Bu kadar zeki ve akıllı okumuşların toplandığı güzide kuruluşumuz (aklı kıt olanların bile beceremeyeceği) bu abuk sabuk asfaltı dökmeyi nasıl becerirler?
Hadi eski döşenmiş yolları anladık da… Doğalgaz için açılmış yolları bari eskisi gibi yapsalar. Aç çukuru, döşe boruyu, sonra dök çamuru, bas üzerine kaldur kuldur taşı. Oldu mu oldu.
Neden bu denli vurdum duymazlık? Bu konuda Ulu Meşemin dibinde “gurguluk gibi” düşündüm sonunda şu neticeye vardım.
Birincisi Sayın Güler gıcır, gıcır yollarda çift amortisörlü arabalara binmeye alışmış. Avamın yollarını nereden bilecek.
İkincisi alt kadrolar rehavet içerisinde. Rapor tastamam. “Başkanım yollar açıldı, borular döşendi, tekrar kapatıldı.
Başkan ne yapsın? Teftiş etmeye kalksa çamur görmemiş ayağı batacak. Bir ihtimal de “yahu hazır sıcak konforlu ağdalı makamlar varken benim burada ne işim var… Mı diyor acaba?
Mavrayı bırak çözümünü söyle diyeceksiniz.
Kolay,
Ya Sayın Başkan ayağına çamur değdirmeli ya da alt kadroyu hizaya getirmeli.

Okunma Sayısı: 24
Kategori: Yakup HALICI

Yazarın Diğer Yazıları

Atalarımız Ne Demişler…

Geçen akşam tv’in birinde, o meşhur yeşil gözlü Afgan kızının fotoğrafını çeken Steve McCurry “İkiz...

Bisikletin Yolları

Bisikletimin Yolları (Başkan Güler’e hürmetlerimle) Ünye’m… Ünye’m… Güzel Ünye’m… Söyle bana bisiklet yolun ne zaman...

(Müdürüm) Sn. Ersin Avanoğlu’na Arzuhalimdir

Bendenizin Sn. Ersin Avanoğlu ile epeyi hukukumuz vardır. Geçmişi anlatmaya gerek yok. Yakından başlayalım. Bundan...

Kaligula’nın Esirleri…

Belgesel izlemesini çok severim. Gerçi, izlenecek başka da kanal kalmadı ya… Geçenlerde Roma imparatorluğunun üçüncü...

Deprem Bir Kültürdür

60’lı yılların sonları idi… Önce toprağın derinliklerinden bir uğultu geldi. Hemen ardından eski konağı sanki...