Dededen kalma evine, on beş yıldır uğrayamıyordu. Bacasının tütmesini görmek istiyordu. Böylece keyifli bir yaşam süreceğine inanıyordu. Görevi gereği, yirmi yıldır farklı Ülkelerde ataşe olarak çalışmıştı.
“Yoruldum emekliliğimde toprağımı göreyim. Çocukları son görev yaptığı ülkede okullarına devam ediyordu. Anneleri de çocuklar ile beraberdi.
Berrak bir kış sabahıydı. “Soğuk burada da yakama yapıştı,” dedi. Soğuğa ve sokağa uygun giyinmişti. Başında saçlarının yerine beresi ve paltosu, yün çoraplı ile botlarıyla, farklı bir kişilik sergiliyordu.
Yörenin insanı olmadığı ilk bakışta belli oluyordu. Yıllarını Avrupa’ya vermişti. Konağım dediği eve ve bahçeye görevli bırakılan, doğru dürüst bakmamıştı. Senin gözünle, kendinin olmayana, menfaati de olsa kimse olumlu bakmıyordu. Ataşe “görevli tuttuk fakat verim alamadık, yapılacak bir şey yok,” dedi.
Buranın mülkü dedeme istiklal mücadelesindeki başarılarından dolayı, o günün yönetimi vermişti. Konak ve bahçeye valilik bakması gerekiyordu.
Ataşe; üç kişi aldı ve konağı, bahçeyi temizletti. İki gün çalıştılar. Çalışmalar sırasında komşularıyla sözlü tartışmalar yaşadı. Konu, burada durmuyorsun, evi ve toprağı biz kontrol edelim, diyorlardı.
Komşusu mahalleden “dayı” lakaplı bir adamı getirmiş ve ona biz sizin yakın akrabanız, olarak buradan bize hak düşer oldu. Komşu yetmemiş gibi, yanına bunak bir yaşlıyı getirmişler ve karşısına sıcak ilişkiye dayalı dayıyı çıkartmışlar.
Ataşe “fırtınalı günler” yaşadığını söyledi. Komşu ve dayıyı kovdu. Bir daha sakın buraya adım atarsınız, her olaydan sizi sorumlu tutarım, dedi.
Çevredeki insanların bilmediği, mülk devletindi. Bu aileye gösterdikleri kahramanlıklardan dolayı, verilmişti. Soy adı kanunu çıktığında, dedenin gösterdiği azimden dolayı “yiğit” adı verilmişti.
Ataşe valiyle konuyu eni boyu konuştu ve konağın kütüphane olmasını istiyorum. Vilayetimize de çok yakışır, dedi. Vali memnun oldu. Yalnız anı adına bahçenin aşağı kısmına kendime yazları kalabileceğim, ev yapmaya izin vermenizi rica ediyorum, dedi.
Görevliler konak ve bahçe konusunu yargıya taşıyan ataşenin şikayetini ciddiye aldı ve gerekli kurallar işledi.
Komşu ve dayı ne yapacaklarını şaşırdılar. Yetmedi eve ve bahçeye yapılan tahribata karşılık para cezasına çarptırıldılar. Böylece herkes susmuştu. Yalnız komşu gelip özür diledi. Yaptıklarıma pişmanım, dedi. Ataşe komşuya tekrar burası devletin mülkü, senin zarar vermeni istemem. Bilmen gerekeni, duymazdan geliyorsun, dedi.
Komşu beni oyuna getirdiler. Boş bulundum ve alet oldum, dedi.
Bakınız şimdilik evi kütüphane yapıyorlar. Bahçenin bir kısmına bana ev yapacaklar ve yazları duracağım. Çocuklarda isterse gelecekler.
Vilayette güzel bir kütüphaneye sahip oluyor. dedi.
Hasan TANRIVERDİ























