Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Atatürk Döneminde Torpil Nasıl Yapılırdı?


28 Aralık 2009 00:02

Yorum Yapılmamış

Saygıdeğer okurlar, yüreği yeten kendinden emin gazeteciler için memleketimizde o kadar çok konu var ki yazılacak, hangisini yazacağını şaşırıyor insan.

Ülkemizde suyun gözünde yer tutanların başta kendileri ve bir avuç yandaşları adına yaptıkları torpiller, herkes ve her kesim tarafından bilindiği gibi sağduyu sahibi insanlarımız tarafından nefretle kınanmaktadır. Ülkemizde bu durum beli çevre ve kesimler tarafından nefretle kınanmasına rağmen yinede torpil yapmaktan geri adım atılmamaktadır.

Bu hafta siz saygıdeğer okurlarımızla Günümüz Türkiye’sinin çok kötü bir hastalığı olan torpil, devletimizin kurucucusu ulu önder Dünya Lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde nasıl yapılırmış. Atatürk döneminde bizzat Atatürk’ün yaşadığı bu ilginç torpil olayını hep beraber okuyup öğrenerek bu konuda farklı fikir sahibi olalım.

Akıl sahibi insanın işin vebalini bilerek haksızlığa (torpil yaparak) alet olması, açıkçası göz göre göre hata yapması asla kabul edilemez. Hele de bu insan Müslüman bir ülkede Müslüman olarak yaşıyorsa o insanın yanlış olduğunu bilerek yaptığı torpil kesinlikle affedilmez, affedilmemeli. Ancak biz Türk milletine ne olduysa âlemin doğrusu ben miyim düşüncesiyle hareket ederek istemeye istemeye yanlışa destek vermektedir.

İnsan olarak islamın şartlarını çok iyi bildiğimizi zannederek irdeleriz. Ama yapacağımız haksız torpil yanlışından da geri kalmayız. Bütün bu yanlışlıklara ve haksızlıklara rağmen yinede iş doğruluğa ve dürüstlüğe geldiğinde mangalda kül bırakmayız.

Allah aşkına” bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” gerektiğinde nalıncı keseri gibi hep kendimizden yana yontarak az olsun benim olsun düşüncesiyle hareket ederek ince ayar da çekeriz. Her ne hikmetse iş torpil yapmaya, yaptırmaya gelince elimizden geleni ardımıza koymayız.

Hâlbuki hak etmeyenlere torpil yoluyla destek vermek suretiyle hak edenin hakkını nasıl gasp ettiğimizin hesabını yapmayız. Allah demiyor mu kutsal kitabımız Kuran-ı kerimde bana ait günahlarınızla geliniz onların hesabı bana aittir.

Ancak kul hakkıyla karşıma gelmeyiniz çünkü ona karışmam diyor. Görüldüğü ve bilindiği gibi Kul hakkı yemenin ne denli büyük günah olduğu bir gerçek olarak önümüzde dururken yanlışa torpil yapmak ne kadar doğru bir harekettir dersiniz!

Bu hafta siz saygıdeğer okurlarımızla Günümüz Türkiye’sinin çok kötü bir hastalığı olan torpil, devletimizin kurucucusu ulu önder Dünya Lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde nasıl yapılırmış.Atatürk döneminde bizzat Atatürk’ün yaşadığı bu ilginç torpil olayını hep beraber okuyup öğrenerek bu konuda farklı fikir sahibi olalım.

Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus’tadır. Bakan ise Niğdeli
Abidin ÖZMEN’dir.

Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır.

Bakanın gür sesi:

“Giriniz!” Atatürk’ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler.

Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk’ten gelen bir mektuptur bu:

“Bay Abidin ÖZMEN, Milli Eğitim Bakanı…”

Abidin ÖZMEN zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:

Yaver Bey’le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk
gönderiyorum. Bu çocukları, uygun göreceğiniz,
bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırın…”

Bu, Atatürk’ün bir emridir. Kesinlikle yerine
getirilecektir. Bakan ÖZMEN, Orta Öğretim Genel
Müdürünü çağırtır ve şu direktifi verir:
“Yaver Bey’in yanındaki bu iki çocuğun
evrakını alınız ve bu çocukların Haydarpaşa
Lisesi’ne paralı yatılı olarak kaydını
yaptırıp her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı
makbuzlarının veli ve ödeyen hanesine
Atatürk’ün ismini yazdırarak bana getiriniz.” der.

Bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin ÖZMEN de
kısa bir mektup yazarak Yaver Bey’le Atatürk’e yollar.

Mektubun içeriği şöyle:
“Muhterem Atatürk, Yaver Bey’le göndermiş
olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım.
Ancak, arkasında Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu ve
Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için;
bu çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem
yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. Bu
nedenle her iki çocuğunda emirleriniz gereği
Haydarpaşa Lisesi’ne paralı yatılı olarak kayıtlarını
yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul
taksitlerine ait makbuzları ekte takdim ediyorum…”

Atatürk bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet
İnönü’ye telefon ederek:
“Bak senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı.” diyerek olayı anlatmış.
İnönü, Bakan adına özür dilemiş. Atatürk:
“Yok! demiş özür dileme. Çok memnun oldum.

Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve
doğruyu gösterebilse. ”
Tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu
anının unutulup gitmesine gönlü razı olmayan
bakanın yeğeni yüksek mimar H. Rahmi ÖZMEN, 15.08.1985
günü bu mektubu gazeteci yazar Vahap Okay’a iletir. O da
15.09.1985’te gazetesinde yayımlar.

İşte devlet böyle kurulur, devlet böyle adamlarla yönetilir…

Torpil konusunda Mustafa Kemal in Bakanları böyleydi. Ya günümüz bakanları nasıllar diyor,yorumu siz saygıdeğer okurlara bırakarak, saygılar sunuyorum.

Okunma Sayısı: 103
Kategori: Ahmet YENİN
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

İnsana Güven Kalmadı

Kedi demeye dilim varmayan; bu güzel insan dostu canlının, onlarca insan dururken, insan heykelinden şefkat...

Cumhurbaşkanımızın Bir Tek Ordu’da mı Sözü Geçmiyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan’ın yaşlılar ve engelliler için ücretsiz seyahat yasası bir sözü ile çıkarılarak...

Bilmiyorsa Eşeğe Binecek…!

Millet devletin kuruluş amacını bilecek,halen daha öğrenmemiş,öğrenememiş ise günümüzde olduğu gibi kusura bakmasın ama artık...

Özde Öğretmenlerin, Öğretmenler Günü Kutlu Olsun…

Saygıdeğer İnsanlar ve okurlar, bu günkü köşe yazımda Ünye’nin sevilen ve sayılan diş hekimlerinden Mustafa...

İrecep Değil, Recep Olcağız..!

Sinan Başaran’ın makalesinden alınmıştır.Kendisine kutlarız milletimiz ve memleketimiz adına..Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu, bir süre kaymakamlıktan...