Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Nazlı ÖZBURUN

Anne-Baba Olma Sanatı (I)

Nazlı ÖZBURUN Yazar Nazlı ÖZBURUN
11 Ocak 2011
Nazlı ÖZBURUN
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

OKUMA SANATI, YAZMA SANATI, SEVME sanatı, iş başarma sanatı, yemek pişirme sanatı, dost kazanma sanatı gibi terkipleri sıklıkla duyuyoruz. Bu yüzdendir ki, garip karşılamıyoruz. Anne-baba olma sanatı tabiri ise, ilk bakışta garipsenebilir. Oysa, ?sanat? olmaya en ziyade lâyık meslek, annelik ve babalık mesleğidir.

En ciddi meslek olan anne-babalık, aynen sanatta olduğu gibi, ince ve derin düşünmeyi, sabır ve şefkatle hareket etmeyi gerektirir. Yapılacak en küçük hataların bile bedeli çok büyüktür. Bu yüzden, kişilerin çocuk sahibi olmaları, tek başına, onları anne-baba haline getirmez. Annelik ve babalık, sorumluluk sahibi olmaktır. Çocuk gibi değerli ama aciz bir emaneti omuzlamaktır.

Anne-baba olma sanatı, çocuğu aile hayatını tamamlamak üzere gönderilmiş kusursuz ve mükemmel bir hediye olarak görmekle başlar. Kişi, dünyada bulunuşunu Rabbine kulluk etmek olarak; çocuğunu ise, kendi terbiyesi için lüzumlu şirin bir mahluk olarak tanımlamazsa, anne-baba olma sanatını öğrenemez. İnsan, bu dünyaya getiriliş sebebini ve kendisine ne amaçla çocuk verildiğini anlayamazsa, bu soruları kendisine sormazsa, anne ve babalık eziyetten öte birşey olmaz.

Çocuk küçükken fiziksel bakımının ağırlığı, hayatının her anında kendisiyle fiilen meşgul olmanın güçlüğü; büyüdüğünde ise, istediği gibi yetiştirememiş olmanın verdiği sıkıntı ile, tam bir baş belasıdır. Elbette, tatlı bir bela olsa gerek ki, herkes çocuk sahibi olmak istiyor.

Oysa, yukarıda sorduğumuz soruların cevaplarını vermeden çocuk sahibi olmak, hem anne-baba, hem de çocuk için büyük sıkıntılara neden oluyor. Güzel bir nimet olan çocuk, bir eziyete dönüşüyor. Terbiye olmaya bir vesile iken, öfke ve sinir nöbetleri içinde tedenniye vesile oluyor.

Böyle olmaması ise, insanın elinde…

Bu konudaki genel tavrımızı anlamak için, öncelikle iyi bir anne-baba olmak için yaptıklarımıza bir bakalım. Oradan buradan çocuk eğitimi ve terbiyesiyle ilgili duyduğumuz yalan yanlış, eksik aksak bilgilerle çocuklarımızı yetiştirmeye çabalıyoruz. En çok gördüğüm yanlışlıklardan birisi ise, ?Ben annem gibi, babam gibi olmayacağım? diyerek başlayan, ama sonu hüsranla biten tavırlardır. Bu tavrı takınan kişiler, anne ve babalarından gördükleri olumsuzlukları kendi çocuklarında uygulamak istemezler. Bu kez, tefrit dediğimiz, anne-babasının yaptığının tam zıddı haller husule gelir. Meselâ, çocukluğunda her yaptığına sınır konmuş, oturması, kalkması, kiminle oynayıp oynamayacağı kurallarla belirlenmiş bir hanım, çocuğuna olabildiğine serbest davranır. Bir yanlıştan kaçmayı düşünmüş, ama neyin doğru olduğunu düşünmemiştir. Düşünmediği için, yine yanlış yapar. Hiçbir kural koymaz. Çocuk her istediğini istediği şekilde yaparsa, istediği zaman uyur, istemediğinde uyumazsa, annesine göre iyi yetişmiştir. Çünkü, sıkı bir disiplinden bunalan anne, çocuğunu gevşek bırakması gerektiğine inanmış ve öyle de yapmıştır. Ama aile içindeki sorunlar böylesi bir davranış tarzıyla değişmez. Bir süre sonra, kuralsızlıktan gelen dağınıklık, anneye yanlış yaptığını hatırlatır.

Şimdi ne yapılacaktır? Anne, annesinin kendisine davrandığı gibi davranmayı yanlış buluyordu. Tersini denedi, ama yine olmadı.

İşte burada, anne-baba olma sanatı dediğim şeye ne kadar ihtiyacımız olduğu ortaya çıkar. Bir annenin sadece kendi gözlemlerini ve bu gözlemlerden vardığı sonuçları eksen alarak çocuk yetiştirmeye kalkması büyük bir yanılgıdır.

Anneye düşen, yaptığı işi ciddiye almasıdır. Onun, bu konuda nelerin yazılıp çizildiğini, nelerin düşünüldüğünü bilimesi gerekir. Bunların da üstüne çıkarak, öğrendiği bilgilere mantığını ve vicdanını eklemelidir. Çünkü, her disiplin, ayrı birşey söyleyecektir. Bazı durumlarda, bu disiplinlerin çeliştiğini bile görebiliriz.

Bu noktada, kâinatta cari olan kurallar yolumuza ışık tutabilir. Örneğimizdeki anne, kurallar ile kuralsızlık arasında bocalıyordu. Kendisi üzerinde, esneklikten mahrum sert kurallar denenmiş; ve bu, onda bir reaksiyon oluşturmuştu. Tepki olarak, çocuğunu kuralsız yetiştirdi. Bu defa, ipe sapa gelmez, dağınık, haşarı, aykırı bir tip ortaya çıktı.

İnsan kâinata vahyin ışığında baktığında, hiçbir kuralsızlık, dağınıklık yahut katı bir kuralcılık görmez. Mahlukat arasında belli bir düzenin ve de şefkat ve merhametin geçerli olduğunu görür. Biliyoruz ki, Allah sünnetini değiştirmez. Yani, kâinatta koyduğu kanunlar herkes için geçerlidir. Sabah olduğunda güneş doğar, Mayıs ayı geldiğinde nefis bir ilahî hediye olarak çilekler gönderilir, çalışan emeğinin karşılığını görür. Bütün bu kanunların getirdiği düzen ve istikrar, hepimize bir güven hissi verir.

Çocuk, güven hissinin olduğu, belli prensiplerin aile içindeki herkesi bağladığı bir yuvada gözlerini açarsa, anne-babanın hayatındaki nizam çocuğa çok şey kazandırır. Anne ve baba da, çocukla beraber, kemale doğru ilerler. Prensip sahibi olmak, bazı kurallar koymak, despot olmakla karıştırılmamalıdır. Böyle olması için de, kuralların çocuğun ihtiyaçlarına ve fıtratına göre ayarlanması gerekir. Ama, önemli olan birşey var ki, onu muhakkak belirtmek gerekiyor: Prensipler çocuğun keyfi isteklerine göre değil, ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Kararlılık ve tutarlılık, prensipler belirlendikten ve işlerliğe konulduktan sonra, çocuğun uyumunu kolaylaştırır. Unutmayalım ki, biz ne kadar kararlı ve tutarlı olursak, çocuğumuz da ruhen o kadar sağlıklı ve dengeli olacaktır.

Kuralsızlığa ve disiplinsizliğe alışan bir çocuğun sonraki hayatı da zordur. İstediği zaman anne ve babasını kendi arzularına boyun eğdirdiğini gördüğü için, büyüdüğünde de kâinattaki prensiplerin kendisine boyun eğmesini bekler. Oysa, bu mümkün değildir. Onların değişmediğini görünce de, kaderi tenkit etmeye başlar. ?Niçin bunlar başıma geldi? Neden herşey istediğim gibi olmuyor?? türünden sorular, kaderi tenkidin ifadeleridir. Böyle yetiştirilmiş bir insanın Allah?a teslim olması, O?nun emirlerine uygun bir hayat yaşaması çok zordur.

Velhasıl, anne-baba olma sanatı, daha ziyade nasıl kul olduğumuzda, kâinata nasıl baktığımızda düğümleniyor. Galiba, iyi bir anne veya baba olmanın yolu, kendini kulluk ve tefekkür çizgisinde sürekli yenilemekten geçiyor.

<*>

Kişilerin çocuk sahibi olmaları, tek başına, onları anne-baba haline getirmez. Annelik ve babalık, sorumluluk sahibi olmaktır. Çocuk gibi değerli ama aciz bir emaneti omuzlamaktır.

Anne-baba olma sanatı, daha ziyade nasıl kul olduğumuzda, kâinata nasıl baktığımızda düğümleniyor. İyi bir anne veya baba olmanın yolu, galiba, kendini kulluk ve tefekkür çizgisinde sürekli yenilemekten geçiyor.

Paylaş
Etiketler: anne ve babalık eziyetten öte birşey olmaz.Anne-baba olma sanatıanne-baba olma sanatını öğrenemez. İnsanbu dünyaya getiriliş sebebini ve kendisine ne amaçla çocuk verildiğini anlayamazsabu soruları kendisine sormazsaçocuğu aile hayatını tamamlamak üzere gönderilmiş kusursuz ve mükemmel bir hediye olarak görmekle başlar. Kişidünyada bulunuşunu Rabbine kulluk etmek olarak; çocuğunu isekendi terbiyesi için lüzumlu şirin bir mahluk olarak tanımlamazsa
Önceki Yazı

Bir Düğünden İzlenimler

Sonraki Yazı

Ruhu “Hür Adam”

Nazlı ÖZBURUN

Nazlı ÖZBURUN

yazarportal-com-bilgiagi-net-tasviriefkar-com

İlişkili Yazılar

Nazlı ÖZBURUN

Dokunduğun Ruhları Harabeye Çeviriyorsun

26 Ocak 2015
5k
Nazlı ÖZBURUN

Boşanmak Asla Kolay Olmadı…

25 Kasım 2014
5k
Nazlı ÖZBURUN

Güvenli izolasyon

14 Ekim 2013
5k
Nazlı ÖZBURUN

Farkederek Yaşama Becerisi

29 Eylül 2013
5k
Sonraki Yazı

Ruhu "Hür Adam"

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap