Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

‘’Ah Şu Fahişeler!” Yazı Dizisi / Bölüm 2 -Entel Fahişeler

Ali Rauf YÜRÜR

25 Ocak 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Parmak uçlarında, kitap hamurunun gizli kokusu olmadan, sadece gerdana doğru iliştiriliverecek bir fular ile, gündelik kostümüne bürünüverir bu fahişeler.

Tatlı sert bir kahve dumanı altında, fi tarihinde nalları diken birkaç yazarın/filozofun/şairin eserlerinden alıntılar yaparak,

özdeyişlerini ağzına bir ciklet edası ile alıp çiğneyebilen, fahişelerdir bunlar.

Fahişe diyorum; çünkü ruhlarını çoktan büründükleri apayrı kimlikleriyle satışa çıkartmışlardır…

Bir an için, nüdist akımlara kendini kaptırıverip, evin içinde çırılçıplak gezinerek, kendi entel dünyalarında büyük bir yol kat ettiklerini sanmaları da cabası hani.

Siyaset tartışılacaksa, ‘’konjonktür’’ kelimesini imtina ve itina ile kullanarak, dikkatleri üzerine çekebilen şahsiyet olabilmekte önemlidir bunlar için.

Din ile aralarına mesafe koymak farzdır.

En önemli aksesuarları,siyah kemik gözlükleridir. Yani olmazsa, olmazlarıdır.

Saçlar uzatılmalı, sakalları ise toplaştırılmalıdır.

Dillerinden düşürmedikleri, ‘’sorunsal’’ kelimesi ile, kendi hayatlarının hastalıklı benliğindeki ‘’sorunsalları’’ kısa bir nebze gizleyiverirler sadece.

Her bir b.ku en iyi kendilerinin analiz ettiğini, en çok yine kendilerinin bir konuda mürekkep yaladığını düşünürler.

Hiç merak etmeyin. Onları çok kolay tanırsınız. Etrafındaki insanlar tarafından sanki bir halt oldukları zannedilse bile, ruhlarında birikmiş asabiyet, gizliden gözünüze çarpıverir nasıl olsa.

Bu yolun yolcusu olan dostlarım!

Size kötü bir haberim var.

Hiç kuytu sokak köşelerinde bedenini pazarlayan, kader işçilerine acıklı gözlerle bakmayın, çünkü sizin durumunuz onlardan daha vahim.

Onlar bu hayattan bir şekilde kurtulabilir belki ama sizin tedavisi mümkün olmayan kültürel fahişelikleriniz ne yazık ki engellenemez.

Çünkü siz zaten,Led Zeppelin ile Orhan Gencebay’ı kıyaslayarak, bir toplumun kültürel evrimini arkadan bıçaklayanlarsınız…

Çünkü siz zaten, bir yanda iki elinizle kahve fincanı tutarak, ‘’le fabuleux destin d’amelie poulain’’ izleyip ütopik neşriyatlarla haşır neşir olurken, diğer yandan bu ülkenin fukara halkı için, timsah göz yaşları dökenlerdensiniz.

Çünkü siz zaten Yoko Ono’yu; ananız, John Lennon’ı ise; babanız olarak belleyerek,zaten girdapta boğulmaya başlamışsınız.

Çünkü siz zaten, önden göbek bırakıp, arkadan çift askılı çanta takarak, gündelik konuşmalarınıza Nietzche’den vecizeler iliştirerek, bir yandan Sigmund Freud’u bilip, diğer yandan, İvan Pavlov’un şartlı refleksi ile, önünüze gelen her kıza salyanızı akıtarak, entel bayrağınızı göndere çekmiş bulunmaktasınız.

Ama bu süslü yolun yolcusu dostlarım. Size ikinci bir kötü haberim daha var.

Artık sizde demode oldunuz.

Bu yüzyılda artık Şakirtlik, sizin entel fahişeliğinizden daha çok prim yapıyor. Bunu unutmayın.

Okunma Sayısı: 181

Yazarın Diğer Yazıları

Zifirileştirilen Doğunun Işığı

Kendi teleskopundan gökyüzüne baktı… Önce Jüpiteri ve uydularını gördü, sonra diğerlerini… Ve haykırdı!...

Müslüman Atatürk’ün Ortadoğu Politikasını Yazdım

Okumayanlar okusunlar, okumak istemeyenlerin zaten bu yazı ile alakaları yoktur! Kelimesine-harfine dokunulmadan aynen aktarıyorum…...

Halkı Güdebilen Çobanlara Hızlandırılmış Kurs!

-YAŞADIĞIN DÜNYA’YI ÖĞRENMEYE HAZIRMISIN? O HALDE SONUNA KADAR OKU!… Hoş geldin Çoban!...

Mehmetçiği Suriye Topraklarına İtmek İsteyen

Mehmetçiği Suriye topraklarına itmek isteyen Hasan Celal Güzel’e politik reddiye! Merhaba; Sayın Hasan Celal Güzel....

Seninleyim Komutanım!

2006-2007 yılları arasında, Milletimizin göz bebeği olan Silahlı Kuvvetlerimiz de (sizin deyişinizle örgütte!) Asteğmen olarak...