Geçen gün mahalle camisinin önünden geçerken duvardaki devasa tabelaya baktım ve gayriihtiyari düşündüm: Ülkemizde cami sayısı 90 bini aşmış durumda.
Dile kolay, 81 il ve 922 ilçede, en ücra köylere kadar uzanan devasa bir inanç ağından bahsediyoruz.
Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında yürütülen bu hizmet; ibadetten Kur’an eğitimine, hacdan yayımcılığa kadar milyonlarca hayatın kalbine dokunuyor.
Ancak bu muazzam niceliksel büyüme, kalbimde hep aynı kaygılı soruyu doğuruyor: Sayılar artarken, sahayı gerçekten ne kadar kontrol edebiliyoruz?
Gelin eğri oturalım, doğru konuşalım.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti hukukunda “resmî cemaat” ya da “resmî tarikat” diye bir tanım yok. Yıllar önce tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla bu yapıların hukuki zeminine son verilmişti.
Gelgelelim, sokak aralarında hepimizin şahit olduğu bambaşka bir gerçeklik var.
Bugün bazı çevreler; vakıf, dernek, eğitim kurumu ya da ticari şirket maskesi ardına sığınarak kamusal alanı adeta parsellemeye çalışıyor. Eğitimden barınmaya, sağlıktan medyaya ve devasa inşaat projelerine kadar büyüyen bu yapılar, mali şeffaflıktan uzak, denetimden azade birer güç odağına dönüşüyor.
Yıllardır yazılarımda savunduğum temel bir ilke var: Din hizmeti, devletin güvencesinde, şeffaf ve her an denetlenebilir olmak zorundadır.
Kayıt dışı, denetimsiz ve hukuki dayanağı olmayan cemaat faaliyetlerinin tolere edilmesi, geleceğimize dinamit koymaktır.
Bu kaotik gidişata dur demek adına benim somut bir proje önerim var: Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Diyanet ortaklığıyla acilen “Şeffaf Cami ve Dijital Makbuz Projesi” hayata geçirilmelidir. Bu proje kapsamında; camilerde toplanan her bir kuruş bağış dijital makbuza bağlanmalı, e-Devlet üzerinden anlık izlenebilmeli ve doğrudan Maliye denetimine açılmalıdır.
Tarikat maskeli vakıfların kayıt dışı yurtları, yetkisiz Kur’an kursları ve denetimsiz bağış toplama faaliyetleri idari yaptırımlarla tamamen sonlandırılmalıdır.
Burada amacımız inanç özgürlüğünü kısıtlamak kesinlikle değil; tam aksine temiz inanç duygularına sahip vatandaşı, karanlık ve denetimsiz yapıların insafından korumaktır.
Unutmayalım ki özgürlük, hukuk dışı yapılanmalara alan açmak demek değildir.
Din hizmeti yalnızca Diyanet güvencesinde ve şeffaf yürütüldüğünde toplumsal barışımız korunacaktır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84















