İzmir kentin siyasi hafızasına kazınacak son derece kritik bir dönemeçten geçiyor.
CHP’den istifa edip bir süre bağımsız kalan, ardından düzenlenen resmi törenle AK Parti saflarına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın rozetini bizzat Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan taktı. Bu tarihi hamleyle birlikte kent, siyaset sahnesinde daha önce eşi benzeri görülmemiş yepyeni bir gerçeklikle karşı karşıya kaldı.
Böylesi fırtınalı süreçlerde yapılması gereken ilk şey, yükselen öfkenin ateşine odun taşımak değil; sakinleşip İzmir’in geleceğini, yarım kalan hizmetleri ve bu şehrin kronikleşen sorunlarını konuşmaktır.
Cemil Tugay’ın attığı bu radikal adım, kuşkusuz toplumun farklı kesimlerinde derin fay hatları yarattı, yaratmaya da devam edecek.
Kimileri bu kararı alkışlayacak, kimileri en sert ifadelerle eleştirecek. Ancak unutmamalıyız ki demokrasinin asgari şartı, en keskin virajlarda bile farklı siyasi tercihlere karşılık saygı zeminini koruyabilmektir.
Ben, Cemil Tugay’ın bu zorlu süreçte gösterdiği kararlılığı saygıyla karşılıyor ve bu yeni yürüyüşünde kendisinin yanında olduğumu açıkça ilan ediyorum.
Masa Başında Bahaneler mi, Sahada Sonuç Üreten Bir Ekip mi?
Madem Cemil Başkan kolları sıvadı, o halde ilk yapması gereken şey İzmir için ezber bozan, yepyeni bir yönetim modelini masaya koymaktır.
Bu değişimin ilk ve en önemli halkası, belediyenin yönetim şemasını tepeden tırnağa gözden geçirmekten geçiyor. Genel Sekreterlik makamından daire başkanlıklarına, danışman kadrolarından en alt müdürlüklere kadar tüm yönetim mekanizması masaya yatırılmalıdır.
Fakat buradaki temel kriter, asla ve asla yeni bir siyasi kadrolaşma ya da ideolojik aidiyet olmamalıdır. Tek bir pusulamız olmalı: Liyakat, tecrübe, çalışma ahlakı ve İzmir’e hizmet etme kapasitesi.
İşini hakkıyla yapan, omzundaki sorumluluğun bilincinde olan, üreten her bürokrat ve yönetici koltuğunda kalmalıdır.
Buna karşın, bugüne kadar mazeretlerin arkasına sığınan, vizyonsuzluğuyla kenti yavaşlatan ya da bu yeni dönemin yüksek temposuna ayak uyduramayan kim varsa, yerini yeni ve dinamik isimlere bırakmalıdır.
Çünkü İzmir’in artık kaybedecek bir dakikası bile yok.
Bu kentin mazeret üreten değil, sahada doğrudan sonuç alan bir belediye yönetimine ihtiyacı var.
Başkan’ın kendi hedeflerini gerçekleştirebilecek, alanında uzman, çalışkan ve sorumluluk almaktan korkmayan bir A takımı kurması en doğal hakkıdır. Ancak burada bir kez daha altını kalın çizgilerle çiziyorum:
Bugün, partizanlık değil, liyakat günüdür!
Kim hangi dünya görüşüne sahip olursa olsun; eğer işinin ehliyse ve bu şehre değer katıyorsa görevine devam etmelidir. Aksine, sorumluluğunu yerine getiremeyenlerin ise makamı ne olursa olsun değişiminin önü açılmalıdır.
Demokrasi Meydanı: Sendikalar ve Siyasi Partiler Nerede Durmalı?
Bu hassas geçiş sürecinde, kentteki tüm sendikalara ve siyasi partilere de samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Eleştirin, en sert şekilde denetleyin, itirazlarınızı dile getirin; fakat ne olursa olsun birbirimize olan saygı sınırlarını çiğnemeyelim!
Sol, sosyalist ve sosyal demokrat partiler ile emek örgütleri, bu kentin ve demokrasinin en önemli yapı taşlarıdır. Onların meydanlardaki sesine, eleştiri haklarına sonuna kadar saygı duyulmalıdır. Aynı olgunluk ve saygı, Cemil Tugay’ın kendi iradesiyle aldığı bu siyasi karara da gösterilmek zorundadır.
Sendikaların varlık sebebi çalışanların hak ve hukukunu korumaktır. Bu uğurda verilecek demokratik mücadele her zaman başımızın üstündedir. Ancak siyasi hesaplaşmaların ve ideolojik kavgaların, İzmir halkına gidecek belediye hizmetlerini felç etmesine de asla müsaade edilmemelidir.
Tabii burada en büyük sorumluluk yine Cemil Başkan’ın omuzlarındadır.
İşçinin ekmeğine dokunmadan, liyakati baş tacı ederek, gece gündüz çalışan emekçiyi koruyarak ve kazanılmış hakları güvence altında tutarak adil bir yönetim anlayışı inşa etmelidir.
Ankara Rüzgarını Arkaya Alma Zamanı Gelmedi mi?
İzmir’in tablosu ortada: Altyapı tıkanmış, ulaşım alarm veriyor, Körfez can çekişiyor ve çevre sorunları dağ gibi birikmiş durumda.
İşte tam da bu noktada, Ankara’nın ve merkezi hükümetin gücü, İzmir için tarihi bir fırsata dönüştürülebilir. Yerel yönetim ile genel idare arasındaki bu yeni uyum, kentin yıllardır bürokrasiye takılan, ödenek bekleyen devasa yatırımlarının önünü açabilir.
Tabii bu rüzgarı arkaya alabilmek için sadece güçlü bir siyasi irade yetmez; o rüzgarı yatırıma dönüştürecek nitelikli bir belediye kadrosu da şarttır.
Cemil Tugay’ın önünde artık bahanelerin arkasına sığınamayacağı, kendisini yalnızca ürettiği hizmetlerle kanıtlayacağı bir rüştünü ispat dönemi var.
Ben Cemil Başkan’ın bu sınavdan başarıyla çıkmasını yürekten istiyorum.
Çünkü onun hanesine yazılacak her başarı, sadece bir siyasetçinin zaferi değil; doğrudan İzmir’in ve İzmirlinin zaferi olacaktır.
Bugün kavga ederek enerjimizi tüketeceğimiz gün değil, İzmir için taşın altına elimizi koyma günüdür!
Cemil Başkan kolları sıvadı. Şimdi sıra güçlü bir kadroda, liyakatli yönetimde ve hızlı icraattadır.
İzmir artık kör siyasetin kısır döngüsünü değil, sadece ve sadece hizmeti konuşmak istiyor.
Cemil Başkan, Yanlış Değilsin!
Son olarak sokakları hareketlendirip bu kararı sabote etmek isteyenlere şunu hatırlatmak gerekir: Bu kentin kaybedecek yılları yok ve bu yolda radikal adımlar atmak cesaret ister!
Cemil Başkan, attığın adımda asla yanlış değilsin! Bu kentin geleceği, körü körüne bir inada kurban edilemezdi. Siyasi hırslarla sokakları gerenlerin karşısında artık yepyeni, sarsılmaz bir kale var.
Bu yeni dönemde AK Partililer de başkanını en güçlü şekilde korur, kollar.
Teşkilatından meclis üyelerine kadar tüm AK Parti ailesi, İzmir’e gelecek hizmetlerin önünü açmak adına Cemil Başkan’ın arkasında bir duvar gibi duracaktır. O yüzden muhalefetin ve bazı sendika odaklarının yarattığı o suni baskı iklimi, bu kararlı iradeyi yıpratmaya yetmeyecektir.
Unutmayalım; siyasi konjonktür değişir, partilerin logoları değişir, dönemler gelip geçer…
Ama bizim tek bir değişmezimiz, ortak paydamız vardır: İzmir!
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84














