Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağ, “Tek millet, iki devlet” felsefesinin çok ötesine geçmiş, et tırnak olmuş sarsılmaz bir kardeşlik hikayesidir. Bu kadim ortaklık ne klavye başında üretilen ucuz algı operasyonlarıyla ne de aidiyeti belirsiz provokatörlerin kin dolu söylemleriyle zedelenebilir.
Ancak son günlerde sosyal medya mecralarında tehlikeli bir hareketlilik göze çarpıyor. Birileri, bu sarsılmaz duvarı çatlatmak için sanki tek bir merkezden düğmeye basmış gibi kirli bir dezenformasyon dalgası başlattı. İşin üzücü tarafı, bu tezgahın arkasında sadece dış mihraklar yok; içimizdeki bazı art niyetli odaklar ile Azerbaycan’ın içindeki satılmış yapılar da bu çirkin oyuna bilerek ya da bilmeyerek figüranlık yapıyor.
Sosyal medyada dolaşıma sokulan iddialara baksanıza; güya Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev geçmişte Ağlama Duvarı’nı ziyaret etmiş, başında kipa ile dua etmiş… Açık ve net söylüyorum: Bu iddia da, o paylaşılan fotoğraf da baştan aşağı yalan, tepeden tırnağa yapay zeka marifetiyle üretilmiş bir sahtekarlık kurgusudur. İşin aslı şu ki; Cumhurbaşkanı Aliyev’in yıllar önce gerçekleştirdiği gerçek Hac ziyareti fotoğrafları alınmış, dijital bir manipülasyonla Ağlama Duvarı’na montajlanmıştır.
Aliyev’in 22 yıllık görev süresi boyunca İsrail’e tek bir resmi ziyareti bile olmamıştır. Hal böyleyken, böylesine çiğ ve uydurma bir görsel üzerinden komplo teorileri üretmek, oradan da bir kardeş kavgası devşirmeye çalışmak tam anlamıyla akıl tutulmasıdır.
Peki, bu dijital tezgah kimlerin işine yarıyor?
İkinci Karabağ Savaşı sonrasında Kafkasya’da Türk varlığının ve egemenliğinin perçinlenmesinden rahatsız olan bölgesel aktörler, pro-İran hesaplar, Ermeni diasporası ve Batı medyasındaki fonlu odaklar bu işin tam merkezinde yer alıyor. Azerbaycan ve İsrail arasındaki yapay zeka ve teknoloji anlaşmalarini çarpıtıp, muhafazakar ve hassas kitleleri kışkırtmak için bu yalanı köpürtüyorlar. X platformundaki bazı “mavi tikli” anonim hesaplar da üç beş etkileşim uğruna bu yalanın bayraktarlığını yapıyor.
Nitekim bu siber kışkırtmaların sadece sanal dünyada kalmadığını, Azerbaycan Devlet Güvenlik Servisi’nin ülkede kaos çıkarmaya ve suikastlar düzenlemeye çalışan yabancı bağlantılı bir terör hücresini çökertmesiyle çok acı bir şekilde gördük. Dijitalde ekilen fitne tohumları, sahada terör eylemi olarak biçilmek isteniyor.
Unuttukları bir şey var: Bizim bağlarımız sadece duygusal değil; askeri, ekonomik ve siyasi açıdan çelikten bir ortaklığa dönüşmüştür. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile bu kardeşlik resmi bir askeri ittifaka bürünmüştür; yani birimize yapılan tehdit, diğerine yapılmış sayılır.
1918’de Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarmaya koşması neyse, 2020’de Karabağ’ın azatlık mücadelesinde Türkiye’nin tüm varlığıyla kardeşinin yanında durması ve 2023 depreminde Azerbaycan halkının tek bir battaniyesini bile arabasının üstüne bağlayıp Anadolu’nun yardımına koşması aynı ruhun, aynı kanın eseridir.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasındaki dostluk ise liderler düzeyindeki kişisel güvenin ve kader birliğinin en somut örneğidir. Aliyev’in, Türkiye’nin bulunmadığı uluslararası zirvelerde “Türkiye burada yoksa ben varım” diyerek hakkımızı savunması, Erdoğan’ın ise her platformda Azerbaycan’ın çıkarlarını gözetmesi bu dostluğun sarsılmaz karakterini gösterir.
Liderlerin vizyonu sayesinde TANAP, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu gibi devasa projeler hayata geçirilmiştir.
Dolayısıyla provokatörlerin iki lider arasında çatlak yaratma çabaları her seferinde boşa çıkmaya mahkumdur.
Tabii bu süreçte bizlere de görev düşüyor. Sosyal medyada halkı kin ve düşmanlığen sevk eden bu hesaplara karşı sessiz kalmamalıyız.
Yasal yolları kullanarak Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimine “siber@egm.gov.tr” adresi üzerinden ekran görüntüleri ve hesap bağlantıları ile şikayette bulunabilir, organize faaliyetleri CİMER’e iletebilir ve platformların “Rapor Et” mekanizmalarıyla bu sahte içerik yayan hesapların askıya alınmasını sağlayabilirsiniz.
Son söz olarak; benim Azerbaycan coğrafyasında canımdan aziz bildiğim, çok kıymetli pek çok dostum var. Buradan Bakü’ye, Gence’ye, Karabağ’a, o asil topraklardaki tüm dostlarıma ve candan öte kardeşimiz olan Azerbaycan halkına kucak dolusu selamlarımı gönderiyorum. İçerideki ve dışarıdaki provokatörler ne yaparsa yapsın; Türkiye ve Azerbaycan dün olduğu gibi bugün de, yarın da kardeştir ve Allah’ın izniyle sonsuza dek kardeş kalacaktır!
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84















