Türkiye’nin yakın tarihinde 22 yıl, bazen bir ömre bedeldir. Hele ki bu süre, iki köklü ailenin arasında süren kronik bir husumete, nice acılara tanıklık etmişse… İşte tam da bu noktada, 26 Eylül 2026 tarihinde yazılan barış, sadece iki ismi değil, bir dönemi de kapatmış oldu.
Sayın Burhanettin Saral ve Sayın Sedat Şahin, MHP Genel Merkezi’nde Sayın Devlet Bahçeli’nin makam odasında bir araya gelerek tarihi bir kucaklaşmaya imza attılar.
Bu barışın mimarı ise şüphesiz ki “Devlet Baba” lakaplı Sayın Devlet Bahçeli’ydi. Yıllardır süren bu gerilimi sonlandırmak için devreye giren Bahçeli, sadece bir siyasi lider değil, aynı zamanda bir toplumsal barış elçisi, bir umut ışığı olarak tarihe geçti.
Trabzon Sürmene’de düzenlenen geniş katılımlı dayanışma yemeği ise bu barışın sadece sembolik değil, toplumsal boyutunu da gözler önüne serdi.
Sayın Devlet Bahçeli için bu tür arabuluculuklar yeni değil. Ancak bu kez söz konusu olan, yeraltı dünyasının iki önemli isminin barışmasıydı ve bu, Türkiye’nin güvenlik mimarisi açısından da son derece kritikti. Bahçeli’nin “İyi ki varsın Devlet Baba” dedirten bu hamlesi, onun sadece ülkücü camianın değil, tüm Türkiye’nin saygı duyduğu bir figür olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Sayın Sedat Şahin ve Sayın Burhanettin Saral’ın bu barışı, sadece kişisel bir husumetin sonu değil, aynı zamanda bölgedeki birçok potansiyel çatışmanın da önünü kesen bir adım oldu. 22 yıllık bir defterin kapatılması, elbette ki kolay değildi.
Ancak Sayın Devlet Bahçeli’nin otoritesi, güvenirliliği ve o baba şefkati, bu imkansız görünen işi başarmayı mümkün kıldı.
Bu barışın ardından gözler, doğal olarak Sayın Sedat Peker’e çevrildi. Çünkü yeraltı dünyasındaki bu uzlaşma, Peker’in de içinde bulunduğu daha geniş bir tabloyu işaret ediyordu. Ve Peker, gecikmeden sosyal medya hesabından Sayın Devlet Bahçeli’ye teşekkür mesajı yayınladı. “Başta MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere emeği geçen bütün herkesten Yüce Allah’ım razı olsun” diyen Peker, “İyi ki varsın Devlet Baba” minnettarlığını dile getirdi.
MHP kanadından gelen açıklamalar ise bu tabloyu daha da netleştirdi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın İsmail Özdemir, Sayın Devlet Bahçeli’nin Sedat Peker için “Ülküdaşımızdır” dediğini hatırlatarak, “Değerli bir dava ve gönül adamıdır. Allah izin verirse yakında kendisi ve ailesi de vatanımıza kavuşacaktır” açıklamasını yaptı.
Bu sözler, sadece bir müjde değil, aynı zamanda bir söz niteliğindeydi.
Siyaset kulislerinde dolaşan bilgiler ise Sedat Peker’in Türkiye’ye dönüş talebinin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a iletildiği yönündeydi.
Sedat Peker’in daha önce sosyal medyada yaptığı “Yüzüme kapanan tüm kapılara, binayı satın almak için geri döneceğim” paylaşımı ise artık bir şaka değil, bir niyet beyanı olarak okunuyordu.
MHP’liler ve sevenleri ise “Havaalanına sığmayacağız” etiketleriyle bu tarihi günü karşılamaya hazırlanıyor.
Elbette ki hukuki belirsizlikler devam ediyor. Peker hakkında devam eden davalar, INTERPOL kırmızı bülteni ve iade dosyaları gibi ciddi engeller mevcut.
Ancak MHP kanadının “yakında” vurgusu, bu engellerin aşılacağına dair güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak, 26 Eylül 2026 tarihi, Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Sarallar ve Şahinlerin barışı, Sayın Devlet Bahçeli’nin arabuluculuğu ve Sedat Peker’in dönüş sinyalleri… Tüm bunlar, Türkiye’nin iç dinamiklerinde yeni bir sayfanın açıldığını gösteriyor. Ve bu sayfada, barışın, uzlaşının, vefanın ve yeniden doğuşun dili konuşuluyor.
Bu tarihi barışa vesile olan Devlet Babamız Sayın Bahçeli’ye, köşe yazarı İsmail Yaman olarak şükranlarımı sunarım. İyi ki varsın sana minnettarım.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















