Aşkın Vakti
Bazen insan bir ömür yürür…
Kalabalıkların arasından geçer, yüzlerce yüz görür, binlerce cümle duyar. Yine de aradığı insanı bulamadığını sanır.
Sonra bir gün, hiç beklemediği bir anda biri çıkar karşısına.
Bir bakış…
Bir gülüş…
Bir kelime…
İnsanın yıllardır kapalı duran bir odasının kapısını açmaya yeter.
İşte o an anlarsın.
Aşk kaybolmamıştır.
Sadece yanlış insanların arasında sessizce beklemiştir.
Hayat bazen insanın karşısına sevgiyi değil, sevginin bıraktığı yaraları çıkarır. Kimi insanlar sevmeyi aceleye getirir. Tanımadan sahip olmak, anlamadan hüküm vermek ister. Sonra aşkı suçlarız.
Oysa aşkın suçu yoktur.
Kirlenen aşk değil, insanın niyetidir.
Gerçek sevgi geldiğinde insan kendisini yeniden tanımaya başlar. Yıllardır susturduğu çocuk tarafı uyanır. Unuttuğu heyecan geri döner. Kalbinin üzerinde biriken yıllar, bir bakışın sıcaklığıyla erimeye başlar.
Psikoloji bize insanın güven duyduğu yerde kendisini daha özgür ifade ettiğini söyler. Felsefe ise insanın kendisini çoğu zaman başka bir insanın aynasında fark ettiğini hatırlatır.
Belki aşkın sırrı da burada saklıdır.
Seni değiştirmeye çalışmadan sana kendini yeniden sevdirebilmek…
Geçmişini sorgulamadan yanında durabilmek…
Yaralarını kurcalamadan elini tutabilmek…
İşte gerçek sevda biraz da budur.
Sonbaharın bütün yapraklarını döktüğü bir akşam düşün.
Ağaçlar çıplak…
Gökyüzü gri…
Toprak sessiz…
Her şey bitmiş gibi.
Sonra toprağın altında küçücük bir filiz uyanır.
Kimse görmez.
Ama bahar bilir.
Hayat da böyledir.
İnsan kaç yaşında olursa olsun, kalbinin bir köşesinde yeniden başlayacak bir bahar saklar.
Şakaklarındaki aklar geçmişin izidir.
Kalbindeki heyecan ise geleceğin haberi…
Bu yüzden kimse “Geç kaldım.” dememeli.
Belki geç kalmadın.
Belki hayat seni yanlış insanlardan uzaklaştırarak doğru karşılaşmaya hazırladı.
Belki kapanan her kapı, seni açılacak başka bir kapının önüne getirdi.
Bazen bir insan hayatına girmez.
Hayatını yeniden başlatır.
Bir bakarsın, yıllardır aradığın huzur bir çift gözün içinde duruyor.
Bir sesin içinde kendini buluyorsun.
Bir elin sıcaklığında bütün dünyanın gürültüsü susuyor.
O zaman anlarsın…
Bazı insanlar hayatımıza geç gelmez.
Tam zamanında gelir.
Çünkü gerçek aşkın takvimi yoktur.
Onun zamanı, iki kalbin birbirini gerçekten bulduğu andır.
Belki de bütün mesele budur:
İnsan ömrü boyunca aşkı aramaz.
Bir gün aşk gelir…
İnsanı bulur.
İşte o gün, hayatın bütün mevsimleri değişir.
Çünkü bazı baharlar takvimde değil, insanın kalbinde başlar.
Aşkın vakti geldiğinde, geçmiş susar.
Kalp konuşur.
Murat İLERİ















