Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Eylül 18, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Doğa-Çevre

Asya Yağmuru

Şükran UÇKAÇ YARGI Yazar Şükran UÇKAÇ YARGI
18 Eylül 2026
Doğa-Çevre, Edebiyat, Öykü Tefrikaları, Şükran UÇKAÇ YARGI
0
Asya Yağmuru
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir baharı daha geride bırakıyoruz. Biraz buruk biraz tatsız salgından dolayı tabi.

Ne güzeldir bahar mevsimi, kışın bitmesini, tabiatın uyanmasını, bitkilere can suyunun yürümesini ipil ipil, sonra binbir çayır ve çiçeğin size yeniden bir kere daha merhaba demesini görmek nasıl da güzeldir değil mi?

Tazelenir insan baharda, yenilenir toprakana, yaprak bebeyle birlikte.

Hele bir de Nisan yağmurları vardır çisil çisil ipek gibi yağan. Saçlara ve gönüllere iyi geldiği söylenen. Yağdıkça rahmet, afatsız sakin sakin bolluğu ve bereketiyle mis gibi kokutur toprağı, toprağın bu güzel kokusunu alan bitki tohumları, börtü böcekler başkaldırıverir toprağın altından yavaş yavaş. Serçe de suyunu içer tabi alır nasibini Nisan yağmurlarından.

Ne güzel yıkar rahmet kâinatı bütün pislikleriden, lıkır lıkır içer toprak suyu daha yeşil otlar, daha tatlı meyveler, daha renkli çiçekler vermek için.

İşte böyle yakışır birbirine bahar, yağmur, rahmet, toprak, çimen çiçek, kuzu, çocuk.

Bu Nisan da salgın nedeniyle sefasını süremedik yine yağmurun ve baharın doya doya.

Zaten yağmurlar da az yağdı onu da küstürdük zahir hoyratlıklarımızla. Az da olsa yağıyor şükür o da çimen, çiçek, çocuk, serçe ve kuzu hatırına kesin.

Yıllar evvel Ankara’da Kızılay’da alışverişteydik bayram yakındı, o mağaza senin bu mağaza benim oğluma kot pantolon arıyordum bayramlık, bir yağmur başladı, arkasından dolu yağdı herbiri ceviz iriligindeydi doluların, sırtımda deri ceket olmasına rağmen dolu düştüğü yerleri acıyordu. Ortalık karıştı, trafik aksadı, araçlar sularını yayalara sıçrattı bir karışıklık bir keşmekeş.

Meşhur tabirle iliklerimize kadar ıslandık, otobüs gelmez, taksi durmaz sormayın, saatler sürdü eve gelmemiz.

Dolunun yağmuru çok soğuk oluyor, saatlerce ıslak giysilerle durunca da üsütmüş çok şiddetli bir rahatsızlık geçirmiştim.

Aylar sürmüştü tedavim. Şimdi birçok hastane gibi tarumar edilen Beşevler İl Millî Eğitim Müdürlüğü yerleşkesi içinde Öğretmenler Dispanserindeki oldukça tecrübeli ve yetkin bir hekimimiz tedavi edip kurtarmıştı beni bu rahatsızlıktan.

Öyle birkaç damlalık birkaç dakikalık bir ıslanma değildi bu, deli gibi ani derler ya iliklerimize kadar ıslandık o gün bir Ankara yağmuruyla.

Söz yağmurdan açılınca yürekler susmaz. Hepimizin yağmur hatıraları vardır sırılsıklam. Ben de birkaçını hatırladım birden. İlki buydu.

İkincisi ise iki bin on senesinde Erzurum semalarından yağmıştı bir yağmur üstümüze üstümüze ve dahi saçlarıma ve gönlüme.

Yurtdışı görevine uyum semineri için gitmiştik. İlk kez gördüm Erzurum’un o eşsiz doğa ve tarih güzelliklerini, ilk kez yerinde tattık oranın o güzel güzel yemeklerini.

Önce onca tatil kenti duruken önceki yıllardaki gibi oralarda değil de neden taa Erzurum’da yapılıyor ki seminer demiştik, lakin sonra gezip görünce şehri ve güzelliklerini bir bir iyi ki dedik burada olmuş seminer.

Tortum’da gürül gürül gürüldedik, Tabyalarda hem ağladık hem güldük, tespihler aldık Taşhan’dan.

İşte tam da bin bir kişinin doldurduğu Tashan’dan güç bela üç tespih alıp kalabalıktan bunalıp Taşhan’ın önüne kendimi attığımda yakaladı yağmurun rahmeti bereketi bizi.

Alışveriş yerlerinde fazla durmayı sevmem pazarlarda da, bir yerden alacağımı alır çıkarım, fazla ince eleyip sık dokumadığımdan mıdır nedir çok da güzel şeyler çıkıverir karşıma.

Saatlerce gezenler ‘sen bunu nerden aldın, biz göremedik’ derler hep.

Hava günlük güneşlikti pırıl pırıl, hiç de bozmadı kendini asmadı suratını, çatmadı da kaşlarını kara bulutlarla gökyüzü, hiç gümbürdemedi de.

Parıl parıl bir güneşle parlayan hava önce tane tane yavaş yavaş sonra hızlı hızlı ve koca koca herbiri inci tespih taneleri denli parlak yağmurlarla yıkadı her yanı.

Islandık, kaçmadı, saklanmadı da hiç kimseler sadece biraz peykelendik bile isteye ıslandık tüm çarşı halkı, özlemişiz zahir böyle bir rahmeti.

Zaten az evvel tabyaları da gezmenin coşku ve heyecanıyla yağmur yetmemiş gibi ben de gözlerimden inciler kattım yağmura karışan.

Sonra billur gibi şeffaf, kristal gibi parlak dolu taneleri indi gökten bir bir.O arada nereden aklına geldiyse Yusuf dedemin ve İhsan dayımın Erzurum’da askerlik yaptıklarını hatırladım birden. Dayıma bir Oltu tespih aldım, dönünce ziyaretine gidip elini öpüp verdigimde o kadar sevinmişti ki’ yeniden gitmiş gibi oldum Erzurum’a şimdi sağol yeğenim’ demisti.

Dedem rahmetliye tespih alamadım tabi şiirimi ve dualarımı gönderebildim ancak. Bir ara baktım ki kendime hem yağan bu yaz bahar yağmurunda ıslanıyorum hem şu şiiri söylüyorum.

MAVİ GÖZLÜ YUSUF DEDEM

Mavi masmavi gözlü Yusuf dedem
Seni şiirlerimle mi anlatam ne edem
Adamdın benim dedem
Masmavi gözlü Yusuf dedem

Hani elif desem be desem
Elimde Elifcüzüm karşında boyun mu eğsem
Beni duyar mısın bilmem şimdi
Dupduru tertemiz bir öğle ezanı
Çalkaladı gönlümün kirini pasını

Dadaş kenti Erzurum kadar büyüdü yüreğim
Oltu bir tesbihin simsiyah taneleri kadardı
Gönlümdeki şükür

Dünya bir pul etmezdi şu an gönlümde
Sen şahit ol defterime düşen yağmur damlası

Ey insanoğlu denen zavallı mahlukat
Tükür içindeki satın alma hırsını tükür tükür
Hiç birimiz elimizdekine etmiyoruz şükür

Yel mi esen püfür püfür
Yoksa yüreğimin yangını mı
Birden binlerce melek ağladı
İri damlalar ıslattı kaldırımı
Yağan rahmet mi şükür mü sabır mı

Ya güneşe inat yağan dolular Elmas gibi pırıl pırıl
Taş Han’ın önündeki tarihi çeşmeden içilen
Bir tas su mu
‘Şu çeşme ne güzelmiş
Su içecek tası yok
Kırma insan kalbini
Yapacak ustası yok’ derlermiş.

Şimdi ise kıracak insan kalbi arıyoruz
Fındık gibi çıtır çıtır kırıp
Yetmediyse çıra gibi yarıyoruz

Ya da yüreklerden habersiz
Taş Han’da pırıltılı yüzükler alma yarışına varıyoruz
Bir çifte minare yapıp
İlim yuvaları kuramıyoruz

Mavi masmavi gözlü dedem
Okuyoruz okuyoruz da adam olamıyoruz

20.06.2010 ERZURUM ŞÜKRAN UÇKAÇ YARGI SAZSIZOzAN

Paylaş
Etiketler: asya yağmurubaharçisil çisildadaş kentierzurumkışın bitmesinisan yağmurları
Önceki Yazı

Direksiyon Sınavları Kamerayla Denetlense Ne Olur?

Şükran UÇKAÇ YARGI

Şükran UÇKAÇ YARGI

İlişkili Yazılar

Pembe Lili
Öykü Tefrikaları

Pembe Lili

17 Eylül 2026
5k
Tozlu Yollar
Hasan TANRIVERDİ

Tozlu Yollar

17 Eylül 2026
5k
Yukarıdaki Bulutlara Bak
Anı / Günce

Yukarıdaki Bulutlara Bak

16 Eylül 2026
5k
Kızımın Okulu Bitmedi
Hasan TANRIVERDİ

Kızımın Okulu Bitmedi

16 Eylül 2026
5k

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap