İncecikten bir söz, tenkit amaçlı. Çok hoş bulmuşsun, yazıdaki boşlukları ve zamanın akışına uymada hata yaptığımı. Teşekkür etmiştim tenkit edenlere.
Yazılarımın amacını çoğu zaman okurun anlayışına bırakıyorum. Çünkü yazıda mutlaka tenkit edilecek bir tarafın olduğuna inanıyorum. Hatta arkadaşlara okuyun tenkit edin, diyorum.
Hikâyenin tenkit edilebilme keşfini görmeye ihtiyacı vardır.
Hikâyeyi yazmak adına, harcadığım enerjiye bakarak çok güzel olacak, şahane bir şekilde beyaz kâğıda dökülecek diye bir şey olamaz. Çünkü insanın hata yapma şansı mutlaka vardır. Kendi el yazımı düzenlerken, böyle bir cümleyi nasıl yazdığıma şaşıyorum.
Her çalışmada olduğu gibi, dikkatin önemi büyük. Dikkat dağıldığında, kelimeler belleğimden uçuyor. Onları yerine koymak, otladığı yerden ineği ahıra çağırmak gibi bir şey.
“Dünya üzerinde söylenmemiş söz,” yoktur. Diyen yazara göre, “yazmak cesaret ister,” gerçekten doğru.
Hikâyenin bütünlüğüne girecek kelimeyi, bulmak güç istiyor. Bu gücü çok okumakla elde ediyorsun. Olayın farkındayım, doğal olarak zihnin de net ve açık olmalıdır.
Bu düzende zihinde aydınlık yaratacak bir etken yerine, engellerle karşılaşmak o kadar olası ki inanılmaz. Zihnimiz bile kimyasal olarak dağılıyor. Toparlanmak için zaman harcıyorsun. Onun için TV izlemiyorum. TV ve haberleri benim için engel üzerine engel oluyor.
Yazı bir düşüncenin mahsulü ise, yazar ne demiş, dağa tırmanırken, patikadan gidilir. Rahat bir yol olmadığı için de enerjini harcıyorsun.
Hikâyede kurgunun dışına çıkmıyorum. Cümlelerin uyumu ve birbirini tamamlar niteliğini kurguluyorum. Bu sayede hikâyede bir bütünlük sağlamaya çalışıyorum.
Kurguda ifadeler yerini bulamıyorsa, bu durumu yine okumaya bağlıyorum. İfadeleri güçlü kılan, kelimelerin yeri için titiz davranmak yeterli olmuyor. Çünkü ifadeler bütünlükte biraz yavan kalıyor. Mutlaka daha nitelikli kelime bulamadığım içindir.
Hikâyenin bütününe baktığımda, yorumlamanın zorluğunu görüyorum. O zaman da okuyucunu dikkat etmesi gerektiğini tavsiye ediyorum. Yalnız tekrar yazıyorum.
Kitaplar özellikle yeni baskılar çok pahalı. Eskileri de bulamıyorsun. Devletin yapması gereken bir şey yok mu? acaba diyorum.
Yazar diyor ki “yazmak cesaret işidir.”
Hasan TANRIVERDİ















