Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Perşembe, Ağustos 13, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Eğitim & Kültür Genel Eğitim

İsraf: Kaybettiğimiz Sadece Para Değil

Mehmet GÖKSELLİ Yazar Mehmet GÖKSELLİ
13 Ağustos 2026
Genel Eğitim, Gündelik Yaşam, Mehmet GÖKSELLİ
0
İsraf: Kaybettiğimiz Sadece Para Değil
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir ülkenin gerçek zenginliği, sahip olduğu kaynakların miktarından çok, o kaynakları nasıl kullandığıyla ölçülür.
Bugün israf denildiğinde çoğumuzun zihninde sofrada bırakılan ekmek, gereksiz yere açık bırakılan ışık, kullanılmadan çöpe atılan gıda ya da ihtiyaç olmadığı hâlde yapılan tüketim canlanıyor. Oysa israf, bunların çok ötesinde; ekonomiden kamu yönetimine, enerjiden zamana, eğitimden doğal kaynaklara kadar hayatın hemen her alanına yayılan yapısal bir mesele.
İsrafın faturası yalnızca bireyin cebinden çıkmıyor. Üretim için harcanan enerji, su, emek ve sermaye de boşa gidiyor. Bir ürün çöpe atıldığında yalnızca o ürün kaybedilmiyor; onun tarladan sofraya, fabrikadan mağazaya kadar uzanan bütün üretim zincirinde kullanılan kaynaklar da adeta çöpe gidiyor.
Bu nedenle israfla mücadele, yalnızca “tasarruf edin” çağrısından ibaret görülemez. Mesele, aynı zamanda ekonomik verimlilik, sosyal adalet, çevre politikası ve gelecek nesillere karşı sorumluluk meselesidir.
İsrafın görünmeyen maliyeti
Ekonomik açıdan bakıldığında israf, verimliliğin karşıtıdır. Bir işletmede gereğinden fazla stok tutulması, kamu kurumunda kullanılmayan bir yatırım yapılması, enerjinin verimsiz tüketilmesi veya satın alınan bir ürünün kullanılmadan çöpe atılması farklı görünebilir. Fakat hepsinin ortak noktası aynıdır: Kaynak vardır, fakat kaynak doğru zamanda, doğru yerde ve doğru ölçüde kullanılmamaktadır.
Özellikle kamu kaynaklarının kullanımında israfın maliyeti çok daha büyüktür. Çünkü kamu harcamalarının kaynağı toplumun ortak bütçesidir. Bir kamu kaynağının verimsiz kullanılması, başka bir alanda kullanılabilecek kaynağın da ortadan kalkması anlamına gelir.
Bir başka ifadeyle israf, yalnızca harcanan parayı değil, harcanamadığı için kaybedilen fırsatı da temsil eder.
Bir okulun gereksiz yere yapılan harcaması, başka bir okulun bakımının gecikmesine; verimsiz bir enerji kullanımı, üretimde değerlendirilebilecek bir kaynağın kaybına; ihtiyaç analizinden uzak bir yatırım ise daha öncelikli bir projenin ertelenmesine yol açabilir.
Dolayısıyla israfın hesabı yapılırken yalnızca “Ne kadar para harcandı?” sorusu sorulmamalıdır.
Asıl soru şudur:
Bu kaynak daha doğru kullanılsaydı toplum ne kazanabilirdi?
İsraf kültürü nasıl oluşuyor?
İsrafın yalnızca bireysel alışkanlıklarla açıklanması da eksik bir yaklaşımdır.
Tüketim kültürü, “daha fazlasına sahip olmayı” başarı göstergesine dönüştürdüğünde ihtiyaç ile arzu arasındaki sınır giderek siliniyor. Kullanılabilir durumdaki bir eşyanın yenisi çıktığında değiştirilmesi, ihtiyacın çok üzerinde gıda satın alınması veya kısa süre kullanılan ürünlerin hızla çöpe gönderilmesi zamanla normalleşiyor.
Burada önemli olan tüketimin kendisini suçlamak değildir.
Ekonomilerin üretim ve tüketim döngüsüne ihtiyacı vardır. Sorun, ihtiyaçtan kopmuş tüketimin bir yaşam biçimine dönüşmesidir.
Çünkü sürdürülebilir bir ekonomi, insanların daha fazla tüketmesini değil; kaynakların daha yüksek değer üretmesini hedeflemelidir.
Bugün artık gelişmişlik ölçütlerinden biri de “ne kadar tükettiğimiz” değil, aynı kaynakla ne kadar değer üretebildiğimizdir.
Gıda israfı: Vicdan ile ekonominin kesiştiği yer
İsrafın en çarpıcı alanlarından biri gıdadır.
Bir tarafta üreticinin yüksek maliyetlerle üretim yapması, diğer tarafta milyonlarca insanın gıdaya erişim konusunda ekonomik güçlük yaşaması ve aynı sistem içerisinde kullanılabilir durumdaki gıdanın çöpe gitmesi ciddi bir çelişkidir.
Burada mesele yalnızca ahlaki değildir; aynı zamanda lojistik, planlama, depolama, fiyatlandırma ve tüketici davranışlarıyla ilgilidir.
Tarlada kaybolan ürün ile markette satılmadan çöpe giden ürün aynı sorunun farklı aşamalarındaki sonuçlarıdır. Dolayısıyla çözüm de yalnızca tüketiciye “yemeğini çöpe atma” demekten ibaret olamaz.
Üretim planlamasından soğuk zincire, depolama kapasitesinden perakende yönetimine, porsiyonlamadan tüketici eğitimine kadar bütün zincirin birlikte ele alınması gerekir.
Çünkü gıda israfını azaltmanın yolu yalnızca sofrada değil, sofraya gelmeden önce de başlar.
Su ve enerji konusunda hata lüksümüz yok
Türkiye gibi farklı iklim koşullarının etkilerini yoğun biçimde hisseden ülkelerde suyun israf edilmesi, geleceğin ekonomik güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturuyor.
Su yalnızca musluktan akan bir kaynak değildir. Tarımın, sanayinin, gıdanın ve dolayısıyla ekonominin temel girdilerinden biridir.
Benzer biçimde enerji verimliliği de yalnızca elektrik faturasını düşürmek anlamına gelmez. Enerji kaynaklarının verimli kullanılması; üretim maliyetlerini, dışa bağımlılığı, çevresel etkileri ve ülkenin rekabet gücünü doğrudan ilgilendirir.
Bu nedenle israfla mücadele, çevreci bir tercih olmanın ötesinde ulusal ekonomik güvenlik politikası olarak görülmelidir.
En pahalı israf: Zaman ve insan kaynağı
Belki de en az konuştuğumuz israf türü ise zaman israfıdır.
Gereksiz bürokrasi, aynı işlemin farklı kurumlarda tekrar tekrar yapılması, verimsiz toplantılar, yanlış planlama, geciken kararlar ve yetkin insanların potansiyellerinin altında çalıştırılması; bilançolarda her zaman ayrı bir “israf” kalemi olarak görünmez.
Fakat bunların ekonomik karşılığı vardır.
Bir kamu çalışanının gereksiz bir prosedür nedeniyle saatler kaybetmesi, bir girişimcinin izin süreçlerinde haftalarca beklemesi veya nitelikli bir gencin yetenekleriyle örtüşmeyen bir sistem içerisinde üretkenliğini kaybetmesi de bir kaynak kaybıdır.
Bu nedenle israfla mücadele sadece elektrik düğmesini kapatmakla başlamaz.
Doğru insanı doğru yerde değerlendirmek, doğru işi doğru yöntemle yapmak ve gereksiz süreçleri ortadan kaldırmak da israfla mücadelenin parçasıdır.
İsrafla mücadele kültür değil, sistem meselesidir
Toplumda tasarruf bilincinin gelişmesi elbette önemlidir. Ancak bireylerden fedakârlık beklerken kurumların ve sistemlerin verimliliğini sorgulamamak doğru değildir.
Gerçek bir israf politikası; ölçülebilir hedefler, şeffaflık, denetim, veri analizi, etki değerlendirmesi ve hesap verebilirlik üzerine kurulmalıdır.
Bir kamu yatırımının maliyeti kadar, o yatırımın topluma sağladığı fayda da ölçülmelidir.
Bir işletmede yalnızca satış rakamlarına değil, kaynak kullanımına da bakılmalıdır.
Bir belediyenin yalnızca ne kadar yatırım yaptığı değil, yaptığı yatırımın ne kadar verimli çalıştığı sorgulanmalıdır.
Çünkü çok harcamak başarı değildir; doğru harcamak başarıdır.
Yeni nesle bırakacağımız en önemli miras
İsrafın karşısındaki en güçlü kavram tasarruf değil, sorumluluktur.
Tasarruf, bazen kişisel bir ekonomik tercih olarak görülebilir. Sorumluluk ise sahip olduğumuz kaynakların bize ait olmadığı; onların gelecek kuşakların da hakkı olduğu düşüncesini içerir.
Bugün gereksiz yere tükettiğimiz su, enerji, gıda ve doğal kaynakların bedelini yalnızca biz ödemeyeceğiz. Gelecek nesiller de bunun sonuçlarıyla karşılaşacak.
Bu nedenle israfla mücadele, çocuklarımıza bırakacağımız ekonomik ve çevresel mirasın da bir parçasıdır.
Bir toplumun medeniyet seviyesi, yalnızca ne kadar ürettiğiyle değil, ürettiğine ne kadar değer verdiğiyle de ölçülür.
İsrafı azaltmak için önce bakış açımızı değiştirmeliyiz.
“Bunun parasını ödedim, istediğim gibi kullanırım” anlayışından,
“Bu kaynak için harcanan emek ve imkânın toplumsal bir değeri var” anlayışına geçmeliyiz.
Çünkü çöpe attığımız her ekmekte yalnızca un ve emek yoktur.
Harcanan su vardır.
Tüketilen enerji vardır.
Çiftçinin emeği vardır.
Nakliye vardır.
Üreticinin zamanı vardır.
Ve bütün bunların üzerinde, geleceğin hakkı vardır.
İsrafı önlemek, daha az yaşamak değildir.
Tam tersine, sahip olduğumuz imkânları daha akıllı, daha adil ve daha verimli kullanarak daha güçlü bir gelecek kurmaktır.
Bugün tasarruf ettiğimiz her kaynak, aslında yarının imkânıdır.
Ve belki de artık kendimize şu basit ama hayati soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Kaynaklarımız gerçekten yetmiyor mu, yoksa onları yeterince doğru mu kullanamıyoruz?

Mehmet GÖKSELLİ
Yardımcı Editör-Yazar-Denetmen

Paylaş
Etiketler: #çevre politikasıçöpEğitimekonomiemekenerjifabrikagıdaihtiyaçisrafkamu yönetimimağazamedeniyetpararekabetsanayiSosyal adaletsutasarruftüketimüretimÜretim planlamasıverimlilik
Önceki Yazı

Terörsüz Türkiye, Güçlü Türkiye!

Sonraki Yazı

Sıfır Tolerans

Mehmet GÖKSELLİ

Mehmet GÖKSELLİ

İlişkili Yazılar

Sıfır Tolerans
Genel Eğitim

Sıfır Tolerans

13 Ağustos 2026
5k
Bir Ailenin Hikâyesinde Devlet Hizmeti, Eğitim ve Emek
Genel Eğitim

Bir Ailenin Hikâyesinde Devlet Hizmeti, Eğitim ve Emek

12 Ağustos 2026
5k
Sessiz Konuşmalar
Aydın UZKAN

Sessiz Konuşmalar

11 Ağustos 2026
5k
Obezite: Tartının Değil, Toplumun Aynası
Mehmet GÖKSELLİ

Obezite: Tartının Değil, Toplumun Aynası

11 Ağustos 2026
5k
Sonraki Yazı
Kalbin Sustuğu Yerde Hiçbir Yalan Yaşamaz

Kendinden Sakladığın Gerçek, En çok Susutuğun Yerde Bekler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap