GAZETE PARÇALARI
Bastonuna yaslanır, öylece, düş görmüş gibi kalırdı. Kendine geldiğinde asil bir insan vasfıyla kaldırımda adımlardı.
Başında kalpağı, yeşil gözleri ve pamuk sakalıyla gelip geçen herkese selam verirdi. Elinde ekmek ile yürüyen çocuğa, büyüklerine yardımcı oluyorsun diye, teşekkür ederdi. Sevecenliğiniz sizi yarının büyük adamı yapacak, derdi.
Paltosu onu daha uzun gösterirdi. Ayağında botları, adımlarını engelliyor, gibiydi. Hafta günü çarşıya giderdi. Başka gün onu gören olmazdı. Arkadaş, bastonlu dede için, kuyruklu yıldız gibi arada ortaya çıkıyor, dedi.
Kaldırımda, ayağı burkulup düşerken, dala tutunmuş fakat bisiklet gibi bocalamıştı. Hayat kavgasından yıpranmıştı. Tanımına dengesizliği de eklemek gerekirdi.
Gençlerin “uzaylı dedesi.” Orta yaşlıların uzaylı dayısı, idi.
Uzaylı dede, kalede bekçiyim, diyordu. Kale nerede bekçi nerede duruyordu. Soruları havada kalıyordu. Kendimi suçlu görüyorum, diyordu. Suçunu ne yaparsa giderebilirdi.
Gençler dedenin geldiğini görünce, gazete parçalarından birini, adımına denk gelecek kaldırımın kenarına bırakıyorlardı. Dede, gazete parçasının önünde durur. Eğilir alır ve ayak basmayacak yere bırakırdı. Bastonuna yaslanır ve bir süre dinlenirdi. Biraz daha ilerideki parçayı da aynı şekilde, kenara koyardı.
Kasabada çocukluk arkadaşı ayakkabı tamircisinin yanına giderdi. Çay içer ve eskileri yâd ederlerdi. Büyüklerinin davranışlarındaki asilliği överlerdi. Övgülerinin günümüze yansıyan olumlu yanlarını bugün ki nesil anlamaz, derlerdi.
İnsan hakkında bilgiye bütünüyle erişemedik, diyordu. Çünkü insanı bütün olarak incelemiyorlardı. Onun için araştırmacıların bir araya gelip çalışmalar hakkında birlik sağlamalıdırlar. Böylece hayatın anlamı da belirgin hale gelecektir.
İnsan faaliyetlerinin bilinmesi, dünyayı daha iyi bir yaşam şekline yönlendirecektir, derdi.
Ayakkabı tamircisi: Hayat bizi kösele gibi aşındırıyor. Yaşlılık diyerek geçiştiriyoruz. Fakat nedeni hakkında bilgi sahibi olmuyoruz.
Uzaylı dede, bastonunu eline aldı. İnsan özel araştırılmalı, elde edilen bilgiler ortaya çıkarılmalıdır, dedi.
Uzaylı dede, dönüş yolunda, öğrencilerin sorularıyla karşılaştı. Öğrencilerin, size soru sorabilir miyiz? İfadesine, “öğrenme soruyla başlar,” dedi.
Öğrenci, yol arkadaşı olarak yanınıza hangi özellikte birini seçerdiniz?
Uzaylı dede, okuyan birini, dedi.
Öğrenci, kimlerden uzak durmak gerekir?
Uzaylı dede, okumayanlardan, dedi.
Öğrenci, hangi insanın davranışı iyi değildir.
Uzaylı dede, okuyanı hor görenin, dedi.
Öğrenci, Kime saygı duyulur?
Uzaylı dede, kendini yenileyen bilge insana, dedi.
Öğrenci, okumanın önemi nedir?
Uzaylı dede, okumak beyni geliştirir. Okuyan mantıklı ve bilgilidir, dedi.
Hasan TANRIVERDİ















