“Benim başıma gelmez” dememek lazım. Öyle bir zamana denk geldik ki ne kadar sağlıklı yaşarsanız yaşayın, sanki birileri çoğalan dünya nüfusunu nasıl yok edeceğiz planlarını yapıyor yarım asırdır. Artık bu teoriye kesinlikle inanıyorum. Bence bunu düşünenler bu dünyanın kimseye kalmayacağını da gayet iyi biliyorlar, kendi nesillerinin de rahat etmesi için de değil asıl sebep. İnsani özellikler taşımayan, ruhunu kötülük çamuruyla dolduran dünyadaki şeytanlar neyin intikamını alıyorlar bilmiyorum ama artık insanlar bunun bilincinde olmaya, neyin neden yapıldığını anlamaya başladı.
Evet efendim, her şey Corona illetiyle başladı. Tam kapsamlı bir insan yok etme projesinin ağına insanları düşürmeyi başardılar ve ne yazık ki bende aşı olanlardanım. Hayatımızda yaşamadığımız bir dünya ile sınandık. Gidenler gitti, kalanlar da bir bir kalp krizi, kanser vs hastalıklarından sebep sağlıklarından oldular. Koskaocaman dünyada milyarlarca insanla aynı endişeyi hissettik, dünya küçüldü sanki, komşu olduk. Unutamayacağımız günler yaşadık toplumca, evlere hapis kaldık vs vs
Benim hikayem 2024 Ocak ayında başladı. Ben sağlıklı, temiz ürünler kullanan, spor yapan, aktif ve sosyal biri olmama rağmen, o illet hastalık beni buldu. Üç gün salya sümük, bütün kemiklerim kırılmış gibi hissettiğim o günlerin sonunda geçmeyen öksürükle kalakaldım. 1 ay 2 ay geçti yok… geçmiyor, gebereceğim öksürmekten. Bu yaşıma kadar akciğerlerimi hep kontrol ettiren biriyim, sigara içmeme rağmen ciğerlerim tertemizdi. Tabi ki sigaranın akciğerlere verdiği zararı kabul ediyorum lakin bu bir nokta atışı diyorum hep. O hastalık bana bir saldırıda bulundu ve beni yakaladı. MR bile değildi çektiğimiz film, bildiğimiz röntgen. Neyse ki doktorum orada bir nokta gördü ve bunun önemli olabileceğini ama korkmamam gerektiğini söyledi. Antalya’daki doktoruma minnettarım, o olmasaydı ilaç verip eve yollarlardı belki de. Bence anladı ve beni korkutmak istemedi. Çekilen MR ve en son PET CT çekimin ardından kanserli bir kitleye benzetildiğine kanaat getirdi doktorlar. Biyopsi bile olmadan acilen akciğerime girildi ve bir lobun tamamı alınarak, doktorumun tabiriyle “ümüğünü sıktık, bitti gitti” ve kurtuldum. Ama o ilk ” sen akciğer kanseri olabilirsin” sözü çimento gibi kalbime yapıştı, dona kaldım yani. Çok değişik ve zor günler yaşadım, artık gereksiz şeyleri dert etmiyorum, ruh sağlığımı korumaya özen gösteriyorum. Kontrollerimi yapan doktorum muhteşem gaz verdi bana. Senin hiç bir şeyin yok, gez, toz, eğlen, hayatını yaşa dedi. Organlarımı sevmemi ve sağlıklı beslenmemi, ama en çok üzüntüden uzak durmamı öğütledi. Doktorum beni tebrik etti çünkü akciğer kanserinde erken teşhis çok önemli, 10 gün bile geç gitseniz kitle çabuk büyüyor. Ben de kendimi tebrik ediyorum , bravo bana, hastalığımı ben buldum ve ilerletmeden başını kestik.
Şimdi buradan alınacak bir ders olduğunu söylemek istiyorum. Her insan vücudundaki değişikliklere kulak vermeli, normalde olmayan belirtileri araştırmalı ve mutlaka doktora gidilmelidir. Erken teşhis gerçekten çok önemli. Benim hikayemde ben bu öksürüğü ilerletip önemsemeseydim, şimdi kemoterapi alıyor olacaktım, ya da ölecektim.
Benim başıma gelebeliceğini hayal bile edemezdim. Hepimiz sağlığımızın kıymetini bozulunca anlıyoruz maalesef.
Kanserin belirtilerini mutlaka öğrenin, örneğin yutkunurken güçlük çekmek, geçmeyen öksürük, hırıltı, halsizlik gibi her organın farklı semptomları var. Lütfen dikkat edelim, bedenimiz bize söylüyor aslında ve siz bedeninizin sesini dinleyin. Ben yine iddia ediyorum ki bu hastalık benim başıma coronadan geldi. Herkese sağlıklı ve güzel günler diliyorum.















