Köşe yazıma başlamadan önce, milletimizin huzuru, güvenliği ve kamu düzeni için gece gündüz demeden görev yapan Jandarma Teşkilatımızın 187. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum.
Ben de Safranbolu 125. Jandarma Eğitim Alayı’nda Jandarma Komando er olarak askerlik görevimi yapmış biri olarak, bu köklü teşkilatın disiplinini, vatan sevgisini ve fedakârlığını bizzat yaşamış biriyim. Bu vesileyle görev başındaki ve emekli tüm jandarma personelimize minnet ve saygılarımı sunuyorum.
Teknoloji gelişiyor, sistemler yenileniyor, denetimler dijitalleşiyor.
Radarlar Akıllandı, Ya Sonrası?
Türkiye’de trafik denetimlerinde de artık yeni bir döneme girildi.
Yapay zekâ destekli yerli radar sistemlerinin devreye alınması, trafik güvenliği adına önemli ve gerekli bir adım olarak karşımızda duruyor.
Geçmişte sürücülerin en büyük şikâyetlerinden biri gizli radar uygulamalarıydı.
Radarın nerede olduğu bilinmiyor, vatandaş çoğu zaman son anda fark ettiği noktada cezayla karşı karşıya kalıyordu.
Bugün ise radar noktalarının daha görünür hale gelmesi ve teknolojinin etkin şekilde kullanılması olumlu bir gelişmedir.
Trafikte asıl amaç ceza kesmek değil, kurallara uyulmasını sağlamaktır. Eğer bir sürücü radar noktasını görüp hızını düşürüyorsa, sistem görevini yerine getiriyor demektir. Daha düşük hız; daha az kaza, daha az can kaybı anlamına gelir.
Bu nedenle yeni nesil radar sistemlerini destekliyorum.
Ancak teknolojinin sadece ceza yazan değil, vatandaşın hayatını kolaylaştıran bir yönü de olmalıdır.
Bugün sürücülerin en çok yakındığı konulardan biri, aynı güzergahta defalarca kontrol noktasında durdurulmaktır. Bir noktada polis tarafından kontrol edilen araç, birkaç kilometre sonra başka bir ekip tarafından yeniden durdurulabiliyor.
Yapay zekânın saniyeler içinde binlerce aracı sorgulayabildiği bir dönemde, kontrol edilen araçların bilgilerinin de dijital sistem üzerinden diğer ekiplere aktarılması mümkündür.
Aracın denetlendiği, sürücünün gerekli kontrollerden geçtiği sistem üzerinde görülebilmelidir.
Hakkında herhangi bir arama, yakalama ya da şüpheli durum bulunmayan vatandaşın aynı yolda tekrar tekrar durdurulması hem zaman kaybına hem de gereksiz mağduriyete neden olmaktadır.
Güvenlik elbette taviz verilemeyecek bir konudur. Ancak güvenlik sağlanırken vatandaşın zamanı da korunmalıdır.
Yetkililerin polis ve jandarma denetimleri arasında daha güçlü bir koordinasyon sağlaması gerektiğine inanıyorum. Akıllı sistemler sadece hız ihlali tespit etmek için değil, vatandaşın işini kolaylaştırmak için de kullanılmalıdır.
Trafikte çözüm bekleyen bir diğer önemli sorun ise kasksız motosiklet kullanımıdır. Yollarda hâlâ çok sayıda sürücünün kask takmadan motosiklet kullandığını görüyoruz. Oysa bir kask, saniyeler içinde yaşanabilecek bir kazada hayat kurtarabilir.
Bu nedenle kasksız motosiklet kullanımına yönelik denetimler artırılmalı, cezalar daha caydırıcı hale getirilmeli ve kuralları sürekli ihlal eden sürücülere daha ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.
Trafik kuralları ceza kesmek için değil, hayat kurtarmak için vardır. Yapay zekâ destekli radarlar doğru bir adımdır.
Şimdi yapılması gereken, bu teknolojiyi vatandaşın zamanını koruyan, denetimleri daha verimli hale getiren ve trafik güvenliğini daha da artıran bir sisteme dönüştürmektir.
Çünkü gerçek başarı daha fazla ceza yazmak değil; daha az kaza, daha az ölüm ve daha güvenli yollar oluşturmaktır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















