Bazı insanlar vardır; mesleklerini sadece icra etmez, ona bir ruh katar. Yazar Ertuğrul Baksi de tam olarak böyle bir isimdir. Onun hikâyesi, yalnızca bir öğretmenin hayatı değil; yıllar boyunca biriktirilmiş gözlemlerin, sabrın ve insanı anlama çabasının kaleme dönüşmüş halidir.
17 Ekim 1956’da Kocaeli’de doğan Yazar Ertuğrul Baksi, eğitimci bir ailede yetişmenin getirdiği disiplin ve bilinçle hayatını şekillendirmiştir. Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar tarih öğretmeni olarak görev yapmış; sadece ders anlatan bir öğretmen değil, öğrencilerinin hayatına dokunan bir yol gösterici olmuştur.
Sınıf onun için dört duvardan ibaret değildir. O sınıf; hayatın, insanın ve zamanın iç içe geçtiği bir alandır. Yazar Ertuğrul Baksi, meslek hayatı boyunca bu alanı yalnızca öğretmek için değil, anlamak ve anlatmak için de kullanmıştır. Yıllar içinde biriktirdiği her anı, her gözlem ve her insan hikâyesi, onun kaleminde yeniden hayat bulmuştur.
“Okulun Penceresinden Bakarken” adlı eseri, bu birikimin en somut yansımasıdır. Bu eser, bir öğretmenin yaşadıklarını anlatmakla kalmaz; aynı zamanda eğitim dünyasının görünmeyen yüzünü, sessiz yüklerini ve çoğu zaman dile getirilmeyen gerçeklerini ortaya koyar. Samimiyetiyle dikkat çeken bu anlatım, okuru sadece bir hikâyeye değil, bir hayatın içinden geçen gerçeklere davet eder.
Yazar Ertuğrul Baksi’yi değerli kılan yalnızca yazdıkları değildir. Onu tanıyanlar için o; sevilen bir öğretmen, güvenilen bir dost ve saygı duyulan bir insandır. İnsanlarla kurduğu bağ, kelimelerden çok daha güçlüdür. Çünkü o, anlatmadan önce anlayan, yazmadan önce hisseden bir karaktere sahiptir.
Bugün Ankara’da yaşamını sürdüren Yazar Ertuğrul Baksi, üretmeye devam etmektedir. Emeklilik onun için bir son değil; aksine daha derin ve daha özgür bir anlatımın başlangıcıdır. Yazdıklarıyla hem geçmişi kayıt altına almakta hem de geleceğe bir iz bırakmaktadır.
Yazar Ertuğrul Baksi’nin kalemi, gösterişten uzak ama etkisi derin bir kalemdir. Onun satırlarında abartı yoktur; gerçek vardır. Ve bazen en güçlü anlatım, tam da bu sadelikten doğar.















