Aziz Gökselli… Bir ismin ötesinde, bir ömrün özeti gibi. Kimi insanlar yılları yaşar, kimi insanlar ise yıllara anlam katar. 43 yıllık marketçilik hayatıyla Aziz Gökselli, sadece bir mesleği icra etmedi; sabrın, merhametin ve insan olmanın ne demek olduğunu sessizce anlattı.
Marketçilik… Raf düzenlemek, hesap yapmak, ürün satmak gibi görünür dışarıdan. Oysa işin aslı bambaşkadır. Her gün onlarca insanla yüz yüze gelmek, farklı dertleri, farklı hikâyeleri görmek ve her birine aynı anlayışla yaklaşabilmek… İşte bu, herkesin harcı değildir. Aziz Gökselli’nin farkı da tam burada başlar. O, müşteriyi müşteri olarak değil, insan olarak gördü. Kapıdan girene önce bir selam verdi, sonra ihtiyacını sordu. Sabır onun en belirgin özelliğiydi. Gün olur işler yoğunlaşır, gün olur insanlar telaşlı ya da kırıcı olur… Ama o, hiçbir zaman sesini yükseltenlerden olmadı. Sabırla dinledi, sabırla anlattı, sabırla çözdü. Çünkü o biliyordu ki sabır, sadece beklemek değil; anlayarak, incitmeden durabilmektir. Ve merhamet… Belki de onu en çok anlatan kelime buydu. Veresiye defterinde sadece rakamlar değil, insan hikâyeleri vardı.
İhtiyacı olana kapısını kapatmadı, zor durumda olana sırtını dönmedi. Bazen bir ekmek, bazen bir sıcak söz… Onun için küçük şeylerdi belki ama alan için koca bir dünyaydı. Aziz Gökselli, ticaret yaparken bile insanlığından ödün vermeyenlerdendi.
43 yıl… Dile kolay. Bu kadar uzun bir zaman boyunca aynı dürüstlükle, aynı içtenlikle ayakta kalabilmek büyük bir karakter işidir. O, değişen dünyaya rağmen değişmeyen değerlerin temsilcisi oldu. Bugün geriye dönüp bakıldığında, raflar, ürünler, kazançlar değil; onun insanlara bıraktığı iz konuşuluyor. Çünkü bazı insanlar iş yapmaz, iz bırakır. Aziz Gökselli de o iz bırakanlardan biri. Sabrıyla örnek, merhametiyle hatırlanan, adı anıldığında iç ısıtan bir insan…
Ve belki de en kıymetlisi şu: Onu tanıyan herkesin kalbinde aynı cümle yankılanıyor — “İyi ki var.”
Dolayısıyla, Mersin/Silifke/Atakent/Kapızlı Mahallesi’nin en köklü, sevilen ve ömrünü ticarete adamış kaliteden ödün vermeden işinin en iyisini yapan aynı zamanda, Aziz Gökselli; karakteri, duruşu ve insanlara kattığı değerle sadece çevresine değil, dokunduğu her hayata iz bırakan, örnek alınması gereken nadir insanlardan biridir.”
Eşi Aziz Gökselli ile birlikte omuz omuza vererek bir market işleten bu değerli kadın, sadece bir esnaf değil; aynı zamanda azmin, sabrın ve çalışkanlığın simgesidir. Günün erken saatlerinden geç vakitlere kadar süren yoğun tempoda, müşterilerine güler yüz göstermeyi ihmal etmeyen, işini sahiplenen ve her detayıyla ilgilenen bir emek insanıdır.
Bir yandan işinin sorumluluğunu taşırken, diğer yandan bir kız ve bir erkek çocuğunu sevgiyle büyütmek… Her iki alanda da dengeyi kurabilmek, her anneye nasip olmayan bir güç ve kararlılık ister. Meryem Gökselli, bu yönüyle sadece ailesine değil, çevresine de örnek olmuştur.
Buradan kendisine (Babam) ve Anneme sevgi dolu selamlarımı iletirken, Cenab-ı Allah cümlemize uzun ömürler versin, ailecek mutlu, huzurlu ve başarı dolu yıllarımız olsun inşallah.
Kalın sağlıcakla.
Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Adalet Komisyon Başkanlığı Cezaevi Denetmeni























