Şekerci, imalathanesine “sır” adını vermişti. Şekercinin iki kelimesinden biri sırdı. İmalat yerinin havası sır, rafları, şekerlemeleri ve çikolatasının sarıldığı jelatin sırdı.
Şekerci, sır üretiyoruz ve bu ürünleri ikram ediyoruz, diyordu.
Ziyaretçilerini satış reyonlarında karşılar ve sır ürünlerini pazarlardı. Onlara, evinizden sırlı ürünlerimizi almak için çıkacaksınız. Böylece mağazamıza tesadüfen gelen olmayacak, derdi.
Mağazamızda ürünlerimiz belirli tecrübe sonucu üretilir ve sunulur. Emeğimiz ise daha dikkat çekici bir sırdır, diyordu.
Ziyaretçilerin ürünlere dokunmasını istemiyordu. Ancak tatmak için tezgâha bırakılan ürünlere dokunulurdu.
Sırlı ürünlerimizi, ilk olarak sevdiklerinize açacaksınız. Lezzetin sırrına erecekler. Yine bizimle olacaksınız, bir aile olacağız. Biz sizleri çok seviyoruz, diyordu.
Sırlı ürünlerimizin, yurt içinde, Avrupa ve deniz aşırı ülkelerde yolu gözlenmektedir.
Ürünlerimizden başlayan sırlı düzen çalışanına kadar bir sır olarak devam eder. Ürünlerimizi paketler halinde bulacaksınız. Açıkta olan ürünler bize ait değildir. Ziyaretçilerimiz ürünlerimizle baş başa kalır, hangi paketi alacağını seçer.
İri yarı ziyaretçi adam, şekercinin konuşmasını kesti ve geçen hafta aldığım ürün bozuk çıktı, demez mi? Şekerci alnından akan terleri silmeye başladı. Çünkü beyninden vurulmuşa döndü. Aldığın paketi göreyim, büyük ihtimal bizim değildir. İri kıyım adam, paketi açtığında, şekerci, bizde ürünlerimiz, tane işi pakete doldurulmaz, demiştim. Bu ürün taklit o da sırrımızı bilmeyenlerin. Şu ana kadar tek olumsuz dönüş gelmedi, dedi.
İri kıyım adam paketi açtı ki ürünün adı bile farklı. Özür diledi.
Şekerci kullandığımız malzeme sırdır. Sır ailesi en kaliteli sırla çalışır, dedi.
Şekerci çocuklar ve okuyan öğrencilere, indirimli fiyat uyguluyordu.
Geçenlerde, “şekerci sırrın,” vefat ettiğini öğrendim. Öğrencilik yıllarında şekerciyle sohbetimizi ve şekerlemelerden yiyerek okula gidişimiz gözümün önüne geldi. Üzülmemek elde değildi. O lezzeti şimdi bulmak mümkün değil. Şekeri bile doğal şeker değil.
Dünyanın yapay gidişatına uyduk, Allah sonumuzu hayreylesin.
Hasan TANRIVERDİ





















