Seyir defterindeki yerleşim yerlerinden, görüp öğrendiğimizi not edecektik. Beş yıl sonra notlarımızı, kitaplaştırmayı düşünüyorduk.
Üç arkadaş sabah erkenden yola çıktık.
Dağın kuzey yamacı, inanılmaz bitki örtüsüyle kaplıydı. Her yan orman, kaybolacağız diye korktuk. Arkadaş birkaç defa gezdiği için yolu bulabiliyordu.
İkinci gün öğleden sonra dağın güney yakasına döndük. Tam tersi bir doğayla karşılaştık. Yürümekte zorluk çektik. Bir tane ağaç yok, güneş yakıyor. Dağın eteğindeki Pazar yerine geldik. Pazar yeri, defterimizde yer alıyordu. Tarihi eserlerini gezip inceleyeceğiz.
Doğu yakasında, yeraltı şehri varmış. Bu sayede yerli halk, saklanıyor ve düşmandan korunurmuş. Yeraltı şehrini gezmek istedik. Görevli izin aldınız mı? Dedi. İznimizi gösterdik. Kapalı yer korkusu olan arkadaş içeriye girmedi.
Yeraltı şehri, sokak ve genişlemiş salon ve odalara sahipti. Bu yerler, dinlenmek için kullanılırdı. Düşmanın bölgeye uğraması durumunda, giriş kapanıyormuş. Yeraltı şehri için seyir defterine önemli tarihi notlar düştük.
Şehri bırakıp göletlere çıktık. Göletlerin suyu ve konumu güzeldi. Özellikle suyun berraklığı karşısında şaşırdık. Üç göletin ikisine dışarıdan su geliyordu. Bir tanesi ise ikisinde su alıyormuş. Suyun akarı nereye gidiyordu, net bilinmiyormuş.
Bir gün sonra dağın doruğuna çıkmaya karar verdik. Kır çiçekleri demetler halindeydi. Dağın yamaçlarını süslemişlerdi. Biraz ileride yavrularıyla birlikte, boz ayıyla karşılaştık. Arkadaş ayıya bağırdı fakat ayı dinlemedi ve kaçmadı. Sanki bilerek önümüzü kesti biz de geri döndük.
Arkadaş ayıyı taşladı. Biz yapma, dedik. Ayı geri dönüp arkadaşın peşine takılınca korkudan olsa gerek, düştü ve kolunu kırdı. Ayıyı hep beraber bağırdık ve kaçırdık. Arkadaşı da koluna girip aşağıya indirdik ve sağlık ocağına taşıdık. Seyir defterinde ayıyla ilgili macera önemli yer aldı.
Böyle bir durumun bölgede yaşanmadığını öğrendik. Ayıya taş değil, el bile kaldırmayacaktık. Kendi başına topraklarında dolaşsın, diyecektik. Hatta yiyecek varsa verecektik. İşte öğrendiklerimizi deneyim olarak yazacağız.
Geri dönmeye ana yoldan karar verdik. Otobüse bindik ve ormanlık alanı geçtik. Hava kararmadan yamacı aşmak istedik. Fakat otobüs, adımlıyordu. Bizim için iyi oldu. Bir sürü köy görme şansını yakaladık.
Arkadaşı hastaneye taşıdık ve kolunu sardırdık. Dağ köyünde kırıkçı kolunu sardı, dedik. Doktor yapılanı doğru buldu. Demek ki deneyim, dedi.
Seyir defterine gelişimizi ve arkadaş için doktorun söylediğini de yazdık.
Hasan TANRIVERDİ























