Film seyreder gibi her akşam haberlerinde canlı savaş yayını izliyoruz! Ortadoğu yangın yerine döndü; bizi de sardı saracak gibi!.. Trump ve Netenyahu; dünyanın başına bela iki manyak insan! Herkesin merak ettiği ortak soru şu; Filistin’den başlayarak, Irak, Suriye şimdi de İran’ı savaşa zorlayan iki manyağın bu kadar ısrarı niye?
Cevap basit; bu manyakların amacı öyle sanıldığı gibi ne Büyük İtrail Devleti kurmak ne de ABD’nin petrol çıkarları…
Madalyonun ön yüzünde evet medya bunları pompalıyor, ancak madalyonun arka yüzüne bakıldığında Büyük Kıyamet Savaşını çıkarmak! Olduğu gerçeğidir. Yani asıl sebep; ‘ARMAGEDDON!’
İllaki Armageddon’u duymuşsunuzdur. Şimdi bir de bizden dinleyin, şaşıracaksınız…
Kıyamet alametleri her dinde ve felsefede geçer. Kıyamete dair; Kâinatın batacağını, dünyanın ve insanlığın yok olacağını sadece geleneksel dinler değil, modern bilim dahi kabul ediyor.
Dinler kâinatın son günleri ile ilgili bilgiler verirler. Yani kıyamet alametleri dediğimiz vahiyden beslenen kaynaklar kıyamet öncesi yaşanacak olayları bildirirler.
Sırasıyla Yahudi- Hristiyan- İslam kaynaklarına baktığımızda, kıyamet alametleri ile ilgili birçok konuda benzerlikler vardır. Ayrıca Eski ve Yeni Ahit’e baktığımızda kıyamet alameti olarak büyük bir savaştan, ‘Armageddon Savaşı’ndan bahsedildiğini görürüz.
Hristiyan inancındaki İncil’e göre; ‘insanlık tarihinin son savaşı olan Armageddon gerçekleşecek ve bundan sonra yeryüzünde bir daha savaş olmayacak! Bu savaşta iyiler ile kötüler son defa karşı karşıya gelecekler ve kötülük sonsuza kadar bitecek, tanrı, yani Hz. Isa, bizzat bu savaşta yer alacak.’
‘Armageddon’ kelime olarak ‘Megiddo’nun dağı’ manasına gelir. Bu dağı da içine alan bölge, yüzyıllar boyunca insanlık tarihini değiştiren büyük savaşlara sahne olmuştur. İncil’de bu savaşlardan bahsedilirken, tarihçilere göre de en az 30’dan fazla savaş Megiddo’da gerçekleşmiştir.
Ortadoğu halen de devam ede gelen bu savaşların son büyük savaşı Armageddon olacak. Hristiyan ilahiyatçılar bu nedenle Armageddon’dan “Tanrının Savaşı” diye bahsetmekte ve yine İncil’e göre; ‘Dünyadaki tüm krallar bu bölgede askerler ile beraber toplanacaklar ve atının üzerinde olan Hz İsa’ya karşı savaşacaklar. Başlarında Anti-Christ (Deccal) olacak ve de eski Babil’in ruhunu temsil edecek! Hz. İsa dünyayı karıştıran tüm zalimleri yok edecek ve dünyaya gerçek adaleti getirecek. Ardından yeni dünya düzeni kurulacak, dünya krallığı oluşacak ve yeni çağ başlayacak. Bu küresel hakimiyetin merkezi ise Kudüs olacak. Eski Roma İmparatorluğu şeklinde yönetilecek, ulus devletler kalmayacak ve uluslararası askeri güç oluşturulacak.’
Bu nedenle bazı Hristiyan mezhep ve tarikatları ‘Hz. Isa gelsin!’ diye, büyük savaşın hemen gerçekleşmesi arzusuyla, bu yönde ciddi propagandalar ve eylemler yapmaktalar. Amerika’daki Hristiyan bir tarikat olan Evangelistlerin literatürüne göre buna “Tanrıyı Kıyamete Zorlama!” denmekte. Bu nedenle Evangelistler kendilerini ‘Tanrıya bu konuda yardımcı olduklarını!’ düşünmekteler. Kutsal kitaplarında geçen ‘kıyamet alametleri’ gerçekleştirmek için çaba sarf etmekte ve buna rağmen -hiç hoşlanmasalar da- Yahudilere destek olup, son savaşı Müslümanlar ile Yahudiler arasında olacağına inanmaktalar… Yahudiler de, karşılıklı çıkar ilişkisi gereği -onların bu niyetini bildikleri halde- arkalarına aldıkları Amerika’yla güç birliği yaparak, Ortadoğu’da Büyük İtrail Devleti kurmayı hedeflemekteler.
Yani ‘Arzı Mevud’ Büyük İtrail projesini gerçekleştirmek…
Geçen hafta, Beyaz Saray’da, rahiplerin katıldığı dua töreninde ABD başkanı Deli Trump’ın etrafında toplanıp ellerini uzatarak dua etmeleri, siyasetin dini ritüellerle ne kadar iç içe geçebildiğini gösteren sembolik sahneler olarak hafızalara kazındı.
“Özgürlük” bahanesiyle Irak’ın içinden geçen George Bush’un “Tanrı beni görevlendirdi!” gibi saçma sözleriyle yeni bir HAÇLI SEFERİ başlattığını söylememiş miydi…
Bir zamanlar Yüzyıl Savaşları’yla Batı’da Hristiyan mezhepleri birbirleriyle savaşmışlardı. Şimdi; onun yerini ortak Jeopolitik, İdeolojik ve Teolojik ittifaklara bırakmış durumda.
Özellikle İtrailin bin bir türlü şantaj ve lobicilik faaliyeti ile ABD haydutluğunu da arkasına alarak yıllardır Filistin topraklarında sürdürdüğü, şimdilerde ise İran ve daha geniş bir coğrafyada yürüttüğü Siyonist emperyalizm, “Vaat edilmiş topraklar!” tartışmasının çok ötesine geçmiş durumda…
İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer burası! Bugün şahit olduğumuz Ortadoğu’daki savaşların ana müsebbibi bu. Dolayısıyla Tramp ile Netenyahu manyağı, Ortadoğu’yu sürekli yangın yerine çevirerek Armageddon’a hazırlamak, yani beklenen insanoğlunun o büyük ve son savaşını hızlandırmak istiyorlar…
Aslında onların istediğinden değil, buna zorlandıklarından bu çılgınlıktalar…
Süreci hızlandırmak içinde önce bunun da altyapısını kurarak büyük İtrail’i devletini kurmak ve akabinde Mescid-i Aksay’ı yıkmak! Hemen onun da peşinden de Müslümanları böylece tahrik ederek onları Teolojik bir savaşın içerisine çekerek yenmek ve Armageddon’u gerçekleştirmek. Tüm planlar bu yönde ve ona uygun şartları oluşturmanın peşindeler…
Şimdi bu senaryonun gerçekleştiğini farzedersek; Armegeddon’la -bize göre ise Melhame-i Kübra- birlikte Büyük Dünya savaşı çıkacak ancak bu coğrafyada yaşayan İslam topluluklarının kurtuluşunun yine İslam ordularının birleşerek hareket etmesi sonucu zafere ulaşacaklarını İslam kaynakları söylemektedir.
Bir Hadis: “(…) Siyah Sancaklı İslam orduları üç farklı yerden çıkacak ve o Büyük Savaş sonunda galip gelecek!”
Peki Armegeddon bizi de yakar mı? O savaş ne kadar büyük olursa olsun, etrafımızı şimdiden ne kadar sararsa sarsın, biz onlarla bahşetmesini biliriz… Yeter ki ister millet olarak ister ümmet olarak beraber hareket edelim. O zaman kimse önümüzde duramaz. Bunun da vurucu ve harekete geçirici gücü Türk Milletinin öz cevheridir. Son söz; Türk Milletine Dokunan Yanar…




















