8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNÜ kutluyoruz.
Hadi gelin biraz gerçekleri konuşalım korkmadan aynayı kendimize tutalım
Bedenimizi zevk unsuru yapıp bizi sadece birer bedenden ibaret sanıp, bize aslında SAYGI duymuyorsunuz.
Daha bedeninin bile özgürlüğünü eline alamamış kadınlar için, erkekleri kurtarıcı İSA gibi gösteriyorsunuz. Oysa kimse kimsenin kurtarıcısı hamisi değildir. Böyle büyütülen kadınları, sürekli bir kız çocuğu psikolojisinde tutsak ediyorsunuz.
CİNSİYETÇİ bir yaklaşımla bizi sadece ANNE olarak evlere kilitlemek istiyorsunuz. Giysimizden gülme şeklimize kadar karar verip üstelik bu kararlara KHK gibi itaat etmemizi istiyorsunuz.İtaat etmeyen kadınları toplumun ahlak, edep kisvesi altında etiketliyorsunuz
Aşık olduğunuz kadınları aldatıyor, dövüyor ve öldürüyorsunuz. Sahip olma dürtünüze, hırsınıza sevgi maskesi geçiriyorsunuz….
Türkiye Kadın Federasyonuna göre; sadece 2025 yılında 391 kadın erkek şiddetiyle öldürülmüşken, son on yılda erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformuna göre 3185 iken, kadın ile erkeğin şiddetin sarmalında kaldığını görmezden geliyorsunuz; dahası bu katliama seyirci kalıyorsunuz.
KADINI anlamak yerine, kadını kendiniz tarif edip, sonra o yapay kadın tanımlarınıza kendiniz tapıyor ve tüm kadınları da o toplumun KUTSAL KADIN ROLLERİNE tapmaya zorluyorsunuz. Üstelik bunu yaparken sanatı bile kullanıyorsunuz. Üstelik tüm bunları yaparken kadınlara, kralın birer soylu şövalyesi gibi davranıyorsunuz…
KADIN sosyal yaşamın mimarıdır deyip AKILLI KADINLARDAN KORKUYORSUNUZ. Hem de çok korkuyorsunuz. Yatağınıza aldığınız kadınlar, haklarını savunmak için sokağa çıkınca, şiirlerde bahsettiğiniz kadının o güzel SAÇLARINI tutup, SÜRÜKLÜYORSUNUZ… Kadınların varlığından korkudan çılgın bir canavara dönüyorsunuz
Kadının evde, işte, sokakta DAVRANIŞ MODELLERİNİ ve GİYİM KUŞAM ŞARTLARINI robotlara yükler gibi yükleyip, sonra bizi çağdaş bir toplum olduğumuza inandırmaya çalışıyorsunuz. Bunu erkek egemenliğinin devamı için yaparken, biz kadınları uyutmaya çalışıyorsunuz.
Evde, sokakta, işte, DUYGUSAL, FİZİKSEL ve CİNSEL ŞİDDETİN, tek ve tek kaynağının ERKEK ŞİDDETİ olduğunu bildiğiniz halde, şiddeti sadece kınayarak şiddetin biteceğini düşünüyorsunuz.
Gerçek sevgi ve aşkın çoğunlukla katillerinin, kadının duygularını kullanmaktan çekinmeyen, hatta o duygulara istediği şekli verenin eril zihniyet olduğunu bildiğiniz için ve bu durum patriyarkanın kazancı olduğu duyguları sömürüyorsunuz. Yine bu durum kadının DUYGULARINI YÖNETEMEYEN bir tür olarak kalmasını desteklediği için, sanattan politikaya kadar kadının doyurulmamış duygularını, o küçük kız çocuğu olarak kalmış duygularını, ne yazık ki kullanıyorsunuz.
Cinsiyeti ERKEK olan tüm toplumsal gelenek ve normlar, hatta yazılı birçok yasalar sadece “ERKEĞİN cinsiyetini” onurlandırdığı için sessiz kalıyorsunuz. Değişen dönüşen toplumun tüm dinamiklerinin, sürekli erkeğin egemenliğini korumasını istediğiniz için, KADININ SOSYAL STATÜSÜ için yasal düzenlemelerin yapılmasında, kadınların yanında değilsiniz; onlarla omuz omuza değilsiniz.
Hayatınızda çalışan, anne olan, iyi, güzel ve dinç kalan, yemek pişiren, kültürlü, bakımlı kadınlar isteyip, yani biz kadınlara evlerimizde ve özel hayatlarımızda adeta piyasa ekonomisinin en zalim PATRONLARI gibi davranıyorsunuz.
Kadın işçisini işten çıkartırken, tazminatını ödememek için kırk takla atan ERKEK PATRONLARIN, toplumun beklentilerinin evdeki karanlık gölgelerisiniz.
Çağdaş ve ÖZGÜR bir toplum ÖZGÜR KADINLARLA mümkündür deyip, evlerde hâlâ KADIN EMEĞİNİ SÖMÜRÜYORSUNUZ.
Bugün 8 MART evet ama biz neyi kutluyoruz? Sizler neyi kutluyorsunuz?
Dahası aslında SİZ KİMSİNİZ CİDDEN
Gerçek yüzünüz nedir?
Biz kadınlar size kim diyelim istersiniz?























