Bir hikayecik akşamınıza.
ŞİŞELER
Şişe düştü şişe denize bakın şu işe
Bıkmadan belki yüzlerce mektup
Yazıp yazıp koyuyordu şişeye
Eline geçeceğini umup
Sevgiliyi düşünerek gözlerini yumup
Şişe düştü şişe yere bakın şu işe
Bıkmıştı hayatın hayhuyundan
Umutsuzca avucuna boşalttı şişeyi
Kurtulamıyordu takıntılı huyundan
Vitamin haplarını yutup utanmadan boyundan
Şişe düştü şişe çimene bakın şu işe
Oturup her gece
Parktaki yalnız ağacın dibine
Borçlarına vefasıza vicdansıza kahredip
Karşıdaki kır kahvesinden gelen
Orhan Abinin ‘Batsın Bu Dünya’sını dinleyip
Birlikte söyleyip söyleyip
İniyordu şişelerin dibine
Şişe düştü şişe sepete bakın şu işe
AOÇ süt fabrikasının şu kadar yıllık işçisiydi
Sütler dolarken bir bir şişelere
İçecekleri düşünürdü
Çocukları yaşlıları ebeleri gebeleri
Bebeleri hastaları ustaları
Belki yorgun temizlikçi belki köşedeki dişçi
Şişeler düştü şişeler arabaya bakın şu işe
Memduh şu kadar yılın hurdacısı
Esmer kara kuru
Bakışları gayet duru duru
Hurdacuuuvvvv diye bağıran
Şişeler topladı deniz kıyısından
Şişeler topladı ev atıklarından parklardan
Koşarak giderdi bir şişe görse
Memduh deniz kıyısından mektup şişelerini
Memduh sitenin atıklarından vitamin şişelerini
Memduh parktan ah edip inleyen bira şişelerini
Memduh bakkalın karısının attığı süt şişelerini
Topladı bir bir sabah ayazından
Akşamın alaca karanlığına
Sattı katık etti ekmeğine yavrularının
İşe yaradı şişeler
Bakın şu işe
Şükran Uçkaç Yargı
Sazsızozan
08.06.2005 Ankara






















