Necmettin Erbakan ve Bir Davanın Hafızası
Türk siyasetinde bazı isimler vardır; aradan yıllar geçse de yalnızca hatırlanmaz, aynı zamanda düşünülür.
Necmettin Erbakan, işte bu isimlerin başında gelir. 26 Şubat 2011’de aramızdan ayrılan Erbakan’ın vefatının üzerinden bugün 15 yıl geçti. Ancak geride bıraktığı izler zamanla silinmedi; fikirleriyle, mücadelesiyle ve yetiştirdiği kadrolarla yaşamaya devam etti.
Erbakan, siyaseti yalnızca bir iktidar yarışı olarak görmeyen bir liderdi. Ona göre siyaset; milletin değerlerini koruyarak adaletli bir gelecek inşa etme sorumluluğuydu. Emekliyi, esnafı, çiftçiyi ve gençleri siyasetin merkezine koydu. Halkla arasına mesafe koymadı; meydanlarda olduğu kadar sokakta, köyde ve kahvede de var olmayı bildi. Bu yüzden toplumun geniş kesimleri onu samimi, sahici ve güven veren bir lider olarak benimsedi.
Siyasi hayatı boyunca kurduğu partiler defalarca kapatıldı. Millî Nizam Partisi’nden Millî Selamet Partisi’ne, Refah Partisi’nden Fazilet Partisi’ne uzanan bu çizgi, baskılarla kesilmeye çalışıldı. Ancak hiçbir kapatma kararı, Erbakan’ın fikrî mücadelesini sona erdiremedi. Aksine her engel, onun davasını daha görünür ve daha kalıcı hâle getirdi.
Erbakan’ın en önemli miraslarından biri de yetiştirdiği liderlerdir. Bu isimlerin başında, bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Erdoğan, siyasi hayatının ilk dönemlerinde Erbakan’ın rehberliğinde yetişmiş; disiplinli siyaset anlayışını, milletle kurulan güçlü bağı ve sabırlı mücadeleyi bu ekolden almıştır.
Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlı liderliği, milli iradeye olan bağlılığı ve hizmet odaklı siyasetiyle Türkiye’yi daha güçlü bir konuma taşıma mücadelesini sürdürmektedir.
Zor zamanlarda gösterdiği dirayet, halktan kopmayan tavrı ve ülkeye kazandırdığı eserlerle milletin güvenini kazanmaya devam etmektedir.
Bir dava, sadece geçmişte yaşananlarla ayakta kalmaz. Onu diri tutan şey, zamana uyum sağlayabilen bir iradedir. Necmettin Erbakan’ın bıraktığı miras da tam olarak budur. Onun siyasi çizgisi, dönemsel başarılarla sınırlı olmayan; şartlar ne olursa olsun milli duruşu esas alan bir anlayışı temsil etmiştir. Bu anlayış, zamanla farklı yöntemler ve farklı üsluplarla devam etmiş; özü korunarak bugüne taşınmıştır.
Siyasette kalıcılık yalnızca seçim kazanmakla ölçülmez. Asıl ölçüt, zor zamanlarda gösterilen dirayet ve milletle kurulan bağın kopmamasıdır. Bugün yaşanan her tartışma, her kriz ve her dönüşüm; geçmişte atılan temellerin ne kadar sağlam olduğunu da ortaya koymaktadır. Dün verilen mücadelenin bugünkü karşılığını doğru okumadan, yarını inşa etmek mümkün değildir.
Memleketi Sinop olan Necmettin Erbakan, Karadeniz’in vakur duruşunu ve Anadolu irfanını şahsında birleştirmiş bir liderdi. Ben de bir Sinoplu olarak, kıymetli hemşehrimi fikirleriyle, mücadelesiyle ve ülkeye kattığı değerlerle saygı ve rahmetle anıyorum.
Aynı şekilde Rize doğumlu olan, Karadeniz’in hırçın dalgalarından gelen iradeyi siyaset sahnesine taşıyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da doğum gününü içtenlikle kutluyor; ülkeye hizmet yolunda gösterdiği gayret, liderlik ve kararlı duruşu için kendisini tebrik ediyorum.
Aradan yıllar geçer…
Partiler kapanır, dönemler değişir…
Ama bazı isimler vardır ki, sadece bir dönemin değil; bir davanın hafızası olarak yaşamaya devam eder.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
E-posta: yazarismailyaman@gmail.com























